"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/363 E., 2022/503 K.- Birl. Dava 2010/305 E.
KARAR : Asıl ve birleşen davanın reddine
1- Mahkemece, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve nama ifaya izin davasında verilen ilk kararda, sözleşmede öngörülen teslim süresinin dava tarihinden önce sona erdiği, yargılama sırasında 1 parselde bulunan C Bloktaki 23 adet bağımsız bölümün 21.09.2011 tarihinde davalı kooperatif tarafından davacılara eksiksiz olarak teslim edildiği konusunda ihtilaf bulunmadığı, dava dışı paydaş... tarafından yüklenici kooperatif aleyhine açılan ortaklığın giderilmesi davası sonucu, sözleşmeye konu 26323 ada 2 parsel sayılı taşınmazın satış suretiyle ortaklığının giderildiği ve yapılan satış neticesinde dava dışı ... ile daha önce paydaş olmayan ...ve ...'in davacılarla birlikte paydaş oldukları, ...ile ...'in daha önce yüklenici kooperatif ile yapılan sözleşmeye taraf olmadıkları gibi davalı yüklenici dışında ... Ltd. Şti. ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmak suretiyle muvafakatlarının bulunmadığı yönündeki iradelerini ortaya koydukları, başlangıçta geçerli olan sözleşmenin yeni ortaklar sebebi ile geçersiz hale geldiği, kusur dışında tazminat istemelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, tazminat ve sair talepler yönünden davanın reddine, konusuz kalan teslim istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
2- Mahkeme kararına karşı, taraf vekillerince asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizin( Kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 06.06.2016 tarih ve 2015/3021 E. 2016/3444 K. sayılı ilamıyla; 1 no.lu parselde yapılan bağımsız bölümlerin teslimi nedeniyle gecikme tazminatı dışındaki taleplerinde konusuz kaldığı sabit hale gelmiş ise de arsa sahiplerince teslim sırasında gecikme tazminatı ile ilgili taleplerden vazgeçildiğine dair herhangi bir iddia ve ispat da bulunulmadığından asıl sözleşme ve tadil sözleşmesine göre şartların oluşması halinde gecikme tazminatı talep edilebileceği, bu itibarla mahkemece bağımsız bölümlerin yargılama sırasında teslim edildiğinden bahisle gecikme tazminatı talebinin reddedilmesi isabetli olmadığı gerekçesiyle, bozma kararı verilmiştir.
3- Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda ikinci kararında; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 18. maddesine göre kooperatife 662,80 pay verilmesi gerekirken, 520 pay verildiği, bu durumda 102,80 payın (%16,50 oranında) eksik verildiği, dolayısıyla davacı arsa sahiplerinin sözleşmenin 18. maddesindeki edimlerine yerine getiremedikleri, bu durumda asıl sözleşme ve tadil sözleşmesine göre, şartların oluşmadığı, bu nedenle gecikme tazminatının da talep edilemeyeceği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davada ise; bağımsız bölümlerin teslimi talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
4. Mahkemenin ikinci kararına karşı, davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizin (Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 13.07.2020 tarih ve 2020/947 E., 2020/2248 K. sayılı ilamıyla; mahkemece davalı SS ... Konut Yapı Kooperatifi hakkında verilen iflas kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak iflas kararı kesinleşmiş ise, İİK’nın 194/1. maddesi gereğince iflasın açılması ile hukuk davası, 2. alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar duracağından, davanın durmasına karar verilip ikinci alacaklıların toplanmasından 10 gün sonra yargılamaya devam edilip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, bozma kararı verilmiştir.
5.Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen üçüncü kararda; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 18. maddesine göre kooperatife 662,80 pay verilmesi gerekirken, 520 pay verildiği, bu durumda 102,80 payın (%16,50 oranında) eksik verildiği, davacı arsa sahiplerinin sözleşmenin 18. maddesindeki edimlerini yerine getiremedikleri, bu durumda asıl sözleşme ve tadil sözleşmesine göre şartların oluşmadığı, bu nedenle gecikme tazminatının da talep edilemeyeceği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davada ise; bağımsız bölümlerin teslimi talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
6. Karara karşı asıl ve birleşen davada davacılar vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olduğu, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gözetildiğinde asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın davacı yararına ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edenden alınmasına kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.