"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/166 E., 2024/175 K. - Birl. Dava 2015/102 E.
İFLAS İDARE MEMURLARI : 1-... 2-... 3-...
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı işçi tarafından müvekkili aleyhine açılan iş davası sonucunda verilen kararın takibe konulması üzerine müvekkilinin yaptığı ödemenin tamamından asıl davada davalı alt işverenin tamamından, birleşen davada ise işçilerin çalışma sürelerine göre davalı alt işverenin sorumlu olduğunu ileri sürerek, asıl dava yönünden 38.215,87TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini; birleşen dava da ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.352,63-TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili 26.02.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle toplam 11.851,11 TL' nin ödeme tarihlerden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.03.2016 tarihli kararı ile; davacının davalılar ile yapılan sözleşme kapsamında SGK kayıtlarına göre davalılar bünyesinde çalışan işçiye yapılan ödemeyi aralarında imzalanan sözleşme hükümlerine göre davalılardan talep edebileceği gerekçesiyle, davalıların sorumluluklarını belirleyen bilirkişi raporu doğrultusunda asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içinde davacı vekili ve asıl ve birleşen davada davalılar müflis şirketler iflas idare vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesince, son işverenin ihbar tazminatının tamamından sorumlu olduğu gözardı edilerek hatalı hesaplamayla karar verildiğini, iş mahkemesi davalarında davalı alt işverenlerin davada bulunmaması nedeniyle temerrüde düşmediğini, dolayısıyla ödeme tarihinden itibaren faiz verilmesinin de hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına taraflar arasında imzalanan sözleşme ve teknik şartnameye göre işçi alacaklarından yüklenicinin sorumlu olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarına göre asıl dava yönünden 30.135,38 TL rücuen tazminatın Ve Sosyal Hizmetler Ltd. Şti'den tahsilinin, birleşen davada ise 8.080,49 TL rücuen tazminatın Orpaş Temizlik Pazarlama San. ve Tic. A.Ş.'den tahsilinin gerektiği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davalarda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Hükme esas alınan raporun hatalı olduğunu,
b.Davalı firmaların iş bu dava devam ederken iflas etmesi nedeniyle eldeki davanın kayıt kabul davasına dönüşmüş olacağını,
beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
İş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.