"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/357 E., 2020/54 K.
KARAR : Davanın Kabulü
Davacı vekili, taraflar arasında daha önce alacak davası olduğunu, davalı kooperatif ile anlaşarak bu alacak davasının kaldırılmasına karşılık müvekkilinin 13.000,00 Türk Lirası daha ek ödeme yapılarak C blok 1 numaralı dairenin en geç 30.10.2009 tarihine kadar müvekkiline teslim edileceğine karar verildiğini, davalının taahhüdü yerine getirmediği takdirde 40.000,00 Türk Lirası ceza-i şart ödemeyi kabul ettiğini, davalının anlaşmayı yerine getirmediğini ileri sürerek, 15.04.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle; 58.991,29 Türk Lirası tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, daireleri üyelere istekleri doğrultusunda kaba inşaatı bitmiş vaziyette teslim ettiklerini, diğer tüm eksikliklerin üyeler tarafından tamamlandığını, 21.02.2011 tarihinde yapılan keşifte davacı tarafın kendisine düşen yükümlülükleri tam olarak yerine getirmediğini, kooperatifin 3 bloktan ibaret olduğunu, A ve B bloklarının üyelere teslim edildiğini, 3. blok'u ise inşaatının devam ettiğini, kaba inşaatın sıvasız olarak hazır olduğunu, A ve B bloklarında ince işlerini teslim alan üyeler tarafından yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının kooperatif üyesi olduğu ve üyeliğinin devam ettiği, kooperatif üyelerine bağımsız bölümlerin teslim edilmesine rağmen davacıya bağımsız bölüm teslimatının yapılmadığı gerekçesiyle davacının dava tarihi itibariyle davalıya yapmış olduğu ödemeler ve diğer üyelerce yapılmış ödemeler dikkate alınarak 58.991,29 Türk Lirası'nın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı süresinde davalı kooperatif temsilcilerince temyiz yoluna başvurulması üzerine karar, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 03.04.2018 tarihli 2017/2872 E., 2018/2564 K. sayılı ilamı ile bozularak dosya mahkemesine gönderilmekle, mahkemenin bozma ilamına uyarak verdiği davanın kabulüne ilişkin kararın davalı kooperatif temsilcileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklı konut teslim edilmemesi sebebiyle tazminat istemine ilişkindir. Yapı kooperatifinin ana amacı ortakların akçalı yükümlülüklerini yerine getirmeleri karşılığında ana sözleşmeye uygun, konut ya da işyeri teslim etmektir. Konut karşılığı tazminat isteyebilmesi için kooperatifin inşaatlarının bitirilip konut tahsisi aşamasına gelindiği ve diğer üyelere tahsis ve teslim yapıldığı halde davacıya konut tahsis ve tesliminin yapılmaması gerekir. Bu husus, tazminatın istenebilmesinin ön koşuludur. Bu ön koşulun gerçekleşmesinden sonra, davacı için çeşitli nedenlerle konut ya da işyeri tahsisi imkânsızlığı ortaya çıktığında ortağın uygun bir tazminat isteme hakkı bulunmaktadır.
Yapılan açıklamalar ışığında dava konusu somut olayda; her ne kadar mahkemece davacının tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş ise de ilk kararın temyizi üzerine verilen bozma kararında davacıya tahsis edilecek konutun bulunup bulunmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen mahkemece bu hususta yeterli inceleme yapılmadığı anlaşılmıştır. Davalı kooperatif, 3. blok 1 no.lu dairenin davacıya tahsis edildiğini, daire ile ilgili kooperatifçe tasarrufta bulunulmadığını beyan etmiştir. Kooperatifin, bedel değil taşınmaz vermeyi kabul ettiğini tüm aşamalarda dile getirdiği anlaşılmakla; dava konusu taşınmazda keşif yapılarak kooperatifin davacıya tahsis ettiğini bildirdiği taşınmazın bulunup bulunmadığı, kooperatif adına kayıtlı olup olmadığı, kooperatifin inşaatlarının devam edip etmediği araştırılarak kooperatif adına söz konusu bağımsız bölümün bulunması halinde davacıya konut karşılığı tazminat verilemeyeceği iş bu davanın erken dava olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; kooperatif temsilcileri oldukları anlaşılan ..., ..., ...’ın davada taraf olmamasına rağmen karar başlığında davalı olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiş ve bozma sebebi yapılmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı kooperatif temsilcilerinin temyiz sebeplerinin kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.