"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/583 E., 2022/643 K.
...
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/76 E., 2021/194 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... çalışanlarına günlük tabldot yemek verilmesi işinin 02.10.2019 tarihine kadar kendilerince yerine getirildiğini, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül 2019 aylarına ilişkin faturalar toplamı 314.306,29 TL'lik faturaların tarafların ticari defterlerine işlenmesine rağmen davalı tarafından ödenmediğini, Amasya İcra Müdürlüğünün 2019/15020 Esas sayılı dosyasındaki taraflar arasındaki yemek hizmeti sözleşmesinden dolayı düzenlenen faturalardan kaynaklı borca dair davalının yapmış olduğu itirazın iptali ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia etmiş olduğu yemek alacağına ilişkin Amasya Belediyesi'ne karşı icra takibi yapılamayacağını, takip ve davanın belediye tarafından kurulmuş olan ... Ltd. Şti. ne yöneltilmesi gerektiği, husumet itirazında bulunduklarını, davacı tarafın, müvekkili belediye başkanlığına yemek gönderirken neye göre fatura kestiğini, kaç yemek gönderip, bu yemeklerin fiyat listesinin nasıl belirlendiğini, her güne ait yemek fiyatlarının ve toplam yemek ücretinin nasıl hesaplandığını göstermediğini, bahsetmiş oldukları sebeplerle borca itiraz etme zarureti hasıl olduğunu, davacı tarafın çok uzun süre Amasya Belediyesine ait birçok eşyayı kullandıklarını, ancak buna karşılık herhangi bir kullanım bedeli ödemediklerini, verilen eşyaların tam ve eksiksiz olarak taraflarına teslim edilmediğini savunarak, davanın reddini, icra takibinin iptalini, icra takibinin haksız ve kötü niyetli olması sebebi ile asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın davacı tarafa toplam borcunun 258.125,51 TL ve işlemiş yasal faizin de 8.382,08 TL olduğu anlaşıldığından davalının icra takibine itirazının kısmen haklı kısmen haksız olduğu değerlendirilmiş, toplam 266.507,59TL alacağın takip talep tarihi itibariyle (takip talebinde faiz talebi bulunması dikkate alınarak) 258.125,51TL asıl alacağa işleyecek %9 oranında yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmek üzere borçlu davalının Amasya İcra Müdürlüğünün 2019/15020 esas sayılı takip dosyasındaki borca itirazının kısmen iptaline ve takibin belirtilen şekilde devamına, fazlaya ilişkin talebin sabit olmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kendilerince alacak kalemlerinin tek tek belirtilmiş olduğu ve 19.03.2019 tarihli 54.000 TL harcamalı yemek faturasının da kurum amiri tarafından olur ile ödeme için muhasebe birimine gönderilmiş iken, bu faturayı işlememiş olduğu ve 6 ay sonra iade etmiş olduğu, davalı kurumun bu iddialara itiraz etmediği, ödemeye dair hiçbir iddia da bulunmadığı ve ödeme belgesi de sunmamış olduğu, mahkemenin “54.000 TL’ lik faturanın iade edilmiş olması gerekçesiyle ve dolayısıyla ödenmiş olduğu” gerekçesi ile kısmen kabul kararı vermesinin yasaya aykırılık teşkil ettiği, dava dilekçesinde söz konusu 19.03.2019 tarihli 54.000 TL lik fatura ile ilgili açıklama kısmında, faturanın kendilerine tesliminden yaklaşık 5 ay sonrası bir tarihte 19.08.2019 tarihinde hem de yasal süresi geçtikten çok sonra iade edildiği ve aslı dosyaya sunulan faturanın arka kısmında kurum amiri tarafından ödeme için olur yazısı yer almasına rağmen, davalı kurumun hukuka aykırı olarak bu faturayı ödememesini kabul etmediklerini beyanla, kararın kaldırılması için istinaf talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: davacı tarafın faturaları incelendiğinde her gün her ay aynı miktarda fatura kesildiğinin, sadece faturaya dayalı bir alacağın davacının kendi ticari defterleri ile kendi lehine delil olamayacağını, her gün yemek hizmeti alan personelin net şekilde ortaya çıkarılması ve hafta sonları ile aslında yemek verilmeyen ramazan ayının yemek bedellerinden düşülmesi gerektiğini, davacı tarafından tanzim edilen faturaların gerçeği yansıtmadığı, söz konusu belge ve faturalara göre tanzim edilen bilirkişi raporunun da hukuka aykırı olduğu, davacı tarafın müvekkiline yemek gönderirken neye göre fatura kestiğini, kaç yemek gönderip, bu yemeklerin fiyat listesinin nasıl belirlendiğini her güne ait yemek fiyatlarının ve toplam yemek ücretinin nasıl hesaplandığını izah edemeyip sadece her gün aynı sayıda yemek gönderildiğinden bahisle bir fatura kesme eylemi içerisine girdiğini, davacı tarafından bu şekilde kesilen faturaların tek tip olması ve davacının sanki her gün aynı sayıda, aynı yemeği, aynı fiyatlarla göndermiş gibi göstermesi; takibe konu olan faturanın güvenirliğine ve borcun dayanağı olan tek evrakın hatalı olması durumunu ortaya çıkaracağını, bu hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma yapılarak karar verildiğini beyanla, kararın kaldırılması için istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından; davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet alım sözlemesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri...
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece alınan bilirkişi raporunda, 19.03.2019 tarihli personel yemek bedeli açıklamalı KDV dahil 54.000TL bedelli faturaya ilişkin olarak, davalı belediyenin muhasebe kayıtlarında yapılan incelemede, faturanın belediyeye tebliğ ve teslim edildiği, belediye başkanlığının 19/03/2019 tarihli "olur" yazısı ile yapılması gereken ödemenin uygun görüldüğü ancak daha sonra belediye başkanlığı tarafından zimmet defterine işlenerek 19/08/2019 tarihinde davacı firmaya iade edilmiş olduğu belirlenmiştir. 19.03.2019 tarihli faturanın iade tarihi 19.08.2019 olduğuna göre süresinden sonra iade edildiği anlaşılmaktadır. Davalının kayıtlarında bedelinin ödendiğine ilişkin bir kaydın yer almadığı, davalı taraf hizmeti almadığını iddia etmekte ise de süresi içerisinde faturaya itiraz etmediği artık mal veya hizmetin teslim edilmediğin ispat yükünün davalıda olduğu ve bu faturanın ödendiğinin davalı tarafından ispatı gerekir ise de herhangi bir ödeme belgesinin sunulmadığı, davalının iddiasınının ispatlanamadığı anlaşılmaktır.
Bu sebeple mahkemece bu fatura yönünden de talebin kabulü yerine davalının 54.000-TL lik fatura borcunu ödediği kabul edilerek sadece diğer faturalar toplamı üzerinden yapılan hesaplamaya göre hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.