"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar ile davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ile asıl davada davalılar ..., ... ve ... vekillerince temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl Dava
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 418 ada 1 parsel numaralı taşınmaz ...'a, 2 numaralı parsel ...'a, 3 numaralı parsel ...'a ait iken ... ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince bu üç parselin 418 ada 4 parsele tevhit edildiğini, sözleşmeye konu taşınmaz üzerinde kat irtifakı kurulduktan sonra yüklenici ...'nin Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi gereğince yapmak zorunda olduğu inşaatın %4'ünü bile tamamlamadan 12 adet bağımsız bölümü davalılara sattığını, davacılarla yüklenici ... arasında yapılan Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin yüklenici yükümlülüğünü yerine getirmediği için 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/515 Esas, 2013/419 Karar sayılı karıyla feshedildiğini ve verilen bu kararın kesinleştiğini belirtirek, ... adına kayıtlı olan A Blok 1. kat 1. no.lu, ... adına kayıtlı olan A Blok 9. kat 18. no.lu ... adına kayıtlı A Blok 5. kat 9. No.lu A Blok 8. kat 16. no.lu olan A Blok 5. kat 10. no.lu olan A Blok 4. kat 8. no.lu bağımsız bölümün kat irtifakının iptali ile ... adına tesciline, ... adına kayıtlı olan B Blok 6. kat 11. no.lu ... adına kayıtlı olan B Blok 9. kat 17 ve 11. kat 21. no.lu, ... adına kayıtlı olan B Blok 7. kat 13. no.lu, ... adına kayıtlı olan B Blok 5. kat 10. no.lu, ... adına kayıtlı olan B Blok 7. kat 13. no.lu, ... adına kayıtlı olan B Blok 6. kat 12. no.lu bağımsız bölümün kat irtifakının iptali ile ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen Dava
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/574 Esas sayılı davasının görülmesi sırasında ...'ın vefat etmesi nedeniyle, mahkemece verilen kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2018/173-194 sayılı kararı ile ortadan kaldırıldığını, müvekkilleri tarafından birleştirme talepli bu davanın açılarak ... mirasçılarının davaya dahil edilmesinin kamu düzenine ilişkin olması gerekçesiyle bu görevin taraflarına tahmil edilmiş olması nedeniyle usul ekonomisi ve delillerin ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/508 (eski Esas 2014/574) Esas sayılı dosyada toplanmış olması nedeniyle bu dava ile ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/508 Esas sayılı dosyasının birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl Davada Cevap
a.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; 2012 yılında ...'a ait vekalete istinaden bu mülkiyeti satın alarak parasını ödediğini, binanın inşaat halinde olup, dairelerin daha bitmemiş olduğunu, inşaatı yapacak firmanın inşaatı yapmayarak arsa sahiplerini ve kendisini mağdur ettiklerini, davacıların kötü niyetli olduklarını, sözleşmeye dayalı olarak müteahhite tam yetki verdiklerini, mütahhit de yetkiye dayanarak yapılmamış inşaattan dairelerini satarak kaçtığını, davacılar yüzünden kendisinin de mağdur olduğunu, arsa sahipleri ile müteahhit arasındaki ilişkiyi bilmesinin mümkün olmadığını, kendisinin tamamen iyi niyetli olarak bu taşınmazı satın aldığını beyanla hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
b.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın usulsüz olduğunu, söz konusu taşınmazı temelden parasını vererek satın aldığını, kendisinin mağdur edilmek istendiğini beyanla açılan davanın reddini talep etmiştir.
c.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Müh. Ltd. Şti.'nde idari işler müdürü olarak çalıştığını, müvekkilinin çalıştığı ... Müh. Ltd. Şirketinde dava konusu kat karşılığı inşaatın projesini tamamladıktan ve belediye tarafından projesi onaylandıktan sonra meteahhit firma ile yapmış olduğu sözleşme uyarınca daireleri hak ettiğini, inşaat projesinin belediye tarafından onaylanmış ve inşaatın bazı yerlerde %40 seviyesinde tamamlandığına göre davacıların bundan sonraki tarihlerde anlaşacağı müteahhit firma ile dahi ... Müh. Ltd. Şti.'nin yapmış olduğu projeyi tamamlayacağının sabit olduğunu, dava konusu taşınmazda bulunan B Blok 9 kat 17 no.lu daire ile B Blok 11. kat 21 no.lu dairelerin proje karşılığı alınarak bedelinin ödendiğini, arsa malikleri ile metahhit arasında çıkan anlaşmazlık sonucu, arsa maliklerinin dava açması ile mahkemece her ne kadar kat karşılığı inşaat sözleşmesi iptal edilmiş ise de arsa malikleri ile müteahhit arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geçerli olduğu tarihte söz konusu projelerin hazırlandığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
d.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, yasanın kendisine tanıdığı haklar çerçevesinde iyiniyetli 3. kişi olduğunu, müvekkilinin kandırıldığını, meydana gelenlerin yaşanmasında mülk sahiplerinin de kusurunun bulunduğunu, mülk sahiplerinin özenli davranmadığını, seçtikleri uygun olmayan muhatapları nedeniyle müvekkili gibi 3. kişilerin zarar görmesine neden olduklarını, müvekkilinin yasanın kendine tanıdığı meşru ve yasal olan bir hakkı kullandığını, müvekkilinin davada taraf olmayan üçüncü kişi ... adına kayıtlı bulunan A Blok 4. kat 8 numaralı taşınmazı 05/09/2013 tarihinde satın aldığını beyanla açılan davanın reddini talep etmşitir.
e.Davalı ... ... Dal vekili Cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin söz konusu taşınmazı iyi niyetli olarak iktisap ettiğini, söz konusu taşınmazı Zeki Bolat'dan takas yolu ile devraldığını, ayrıca söz konusu taşınmazın 6. kez devredildiğini beyanla iyi niyetli olan müvekkili hakkında açılan davanın reddini talep etmiştir.
f.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davayı 24.12.2014 tarihinde açtığını, müvekkilinin taşınmazı bu tarihten çok önce devraldığını, dava açıldığı sırada müvekkilinin taşınmaza malik olduğunu, müvekkilinin davacıların açtığı davada taşınmazı kanunun iyi niyetli kabul ettiği kişiden satın aldığını ve müvekkilinin de iyi niyetli olduğunu, müvekkilinin davacılar ile dava dışı yüklenici arasındaki uyuşmazlıkla ilgili bilgi sahibi olmadığını, açılan davada ispat yükünün davacılara ait olduğunu beyanla açılan davanın reddini talep etmiştir.
g.Davalı ... (...) Vanlı cevap dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 418 ada 4 parsel, 7 Kat 13 no.lu bağımsız bölümü ... 7. İcra Müdürlüğünün 2012/9243 Esas sayılı dosyasında 02.10.2014 tarihinde ihale alıcısı olarak 30.050,00 TL'ye satın aldığını, ihale yolu ile almış olduğu taşınmaz gayrimenkul hakkında ihalenin feshi davası açılmış olup, ... 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/444 Esas sayılı dosyası ile 15.01.2015 tarihinde mahkeme ihalenin feshi davasını reddetmiş ve kararın 27/01/2015 tarihinde kesinleştiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.10.2018 tarihli ve 2018/508 Esas, 2018/743 Karar sayılı kararıyla; taraflar arasında düzenlenen ... 4. Noterliğinin 18.05.2011 tarih 2011/13440 yevmiye numaralı KKİS'nin feshine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin yüklenicisi olan müteahitten bağımsız bölüm satın alan ve KKİS'nin tarafı olmayan üçüncü kişilerin tamamının, taşınmaz üzerinde KKİS gereğince inşaat yapıldığını ve yüklenicinin edimini yerine getirdiğinde bağımsız bölümlere gerçekten hak kazanacaklarını bilerek bağımsız bölüm satın aldıkları, bağımsız bölümlerin mülkiyetini iktisap edebilmeleri için yüklenicinin arsa sahiplerine karşı yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmesi ve inşaatı sözleşme koşullarına uygun olarak bitirip teslim etmesi gerektiği, burada davalıların, müteahitin edimini yerine getirmesi şartına bağlı olarak şahsi hakka dayalı bağımsız bölümü talep etme hakları söz konusu olduğundan ve bunun dayanağı olan KKİS'si müteahittin (yüklenicinin) edimini yerine getirmemesi nedeniyle geriye etkili olarak feshedilmiş olduğundan yüklenicinin bağımsız bölümleri hak etmediği, dolayısıyla davalıların da buna bağlı olarak bağımsız bölümleri haketmediği anlaşılmış olup, davanın kabulü ile ... ili, ... ilçesi, ... Mevkii, 418 ada 4 parselde; davalı ... adına kayıtlı A Blok 1 kat 1 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı A Blok 4 kat 8 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı A Blok 5 kat 9 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı A Blok 5 kat 10 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı A Blok 8 kat 16 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... ... adına kayıtlı A Blok 9 kat 18 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı B Blok 5 kat 10 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı B Blok 6 kat 11 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı B Blok 6 kat 12 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... ... adına kayıtlı B Blok 7 kat 13 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı B Blok 9 kat 17 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı B Blok 11 kat 21 no.lu bağımsız bölümün tapu kayıtlarının iptali ile tevhidle oluşan 418 ada 4 parselde hissedar olan (arsa sahipleri) adına tapu kaydındaki hisseleri oranında tescil edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı arsa sahipleri, davalı ..., ..., ..., ... ve dahili davalı ... ile ... vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 16.10.2018 tarihli ve 2019/226 Esas, 2019/384 Karar sayılı kararıyla; davalıların istinaf başvurularının reddine karar verilerek mahkemenin dava konusu bağımsız bölümlerinin tapusunun iptali ile tapudaki payları oranında arsa malikleri adına tapuya tesciline ilişkin verilmiş olan kararında hangi pay oranında arsa malikleri adlarına tapuya tescil edileceğine dair açık bir hüküm bulunmadığından davacılar vekilinin, kararın infaz kabiliyetinin bulunmadığına ilişkin istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulü ile ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16/10/2018 tarih ve 2018/508 Esas - 2018/743 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından düzeltilerek yeniden karar verilmesine, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 418 ada 4 parselde; davalı ... adına kayıtlı A Blok 1 kat 1 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı A Blok 4 kat 8 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı A Blok 5 kat 9 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı A Blok 5 kat 10 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı A Blok 8 kat 16 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... ... adına kayıtlı A Blok 9 kat 18 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı B Blok 5 kat 10 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı B Blok 6 kat 11 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı B Blok 6 kat 12 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... ... adına kayıtlı B Blok 7 kat 13 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı B Blok 9 kat 17 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı B Blok 11 kat 21 no.lu bağımsız bölümün tapu kayıtlarının iptali ile tevhidle oluşan ve kat irtifakı kurulmadan önce 418 ada 4 parselde hissedar olan arsa sahiplerinin tapudaki payları dikkate alınarak 216369/682784 hisse ile ... kızı ..., 47007/170696 hisse ile ... oğlu ..., 278387/682784 hisse ile ... oğlu ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı arsa sahipleri, davalı ..., ..., ..., ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 17.12.2020 tarihli ve 2020/2684 Esas, 2020/3258 Karar sayılı ilâmı ile; davalı ve dahili davalıların tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilerek asıl dava dilekçesinde davacı olarak görülen ...’ın davasının takipsiz bırakılıp yenilenmemesi sebebi ile açılmamış sayılmasına karar verildiği ve birleşen dosyada da arsa sahibi ... mirasçılarının taraf teşkilini sağlamak için davalı olarak gösterildiklerinin anlaşıldığı, bu durumda arsa sahibi ...’ın tapu iptal tescil talebinin bulunmadığı, bununla birlikte, dava dışı yüklenici ile imzalanıp mahkeme kararı ile feshedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalanmasından sonra kat irtifakı tesis edilip bağımsız bölümlerin arsa sahipleri adına tescil edildiği ve yükleniciye kalan dava konusu bağımsız bölümlerin yükleniciden devralanlara arsa sahipleri tarafından tapuda işlem yapılarak devredildiği anlaşıldığından iptal edilecek davalı ve dahili davalılar adına olan tapu kayıtlarının davalılara devirden önceki kat irtifak tapusuna göre asıl ve birleşen dosya davacıları ... ve ... adına tesciline karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucunda talep de aşılarak karar verilmesi nedeni ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairemizin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; bozma üzerine bozma kararına uyularak bozma doğrultusunda talep de nazara alınarak hüküm kurulduğu, ancak bu kez davacı ...'un vefat ettiği, mirasçı ... hariç diğer mirasçıların davacı vekiline vekalet verdiği, mirasçı ...'un ise vekalet vermediği gibi davayı da takip etmediğinden onun payı yönünden artık ortada bir talep olmadığı da nazara alınarak dava ve birleşen davanın kabulü ile ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde tapuya kain 418 ada 4 parselde, davalı ... adına kayıtlı A-Blok 1. kat 1 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı A-Blok 4. kat 8 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı A-Blok 5. kat 9 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı A-Blok 5. kat 10 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı A-Blok 8. kat 16 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı A-Blok 9. kat 18 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı B-Blok 5. kat 10 no.lu bağımsız bölüm, Muris ... adına kayıtlı B-Blok 6. kat 11 no.lu bağımsız bölüm, Davalı ... adına kayıtlı B-Blok 6. Kat 12 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı B-Blok 7. kat 13 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı B-Blok 9. kat 17 ve 11. kat 21 no.lu bağımsız bölümlerin, Tapu Kayıtlarının İptali ile tevhidle oluşan ve kat irtifakı kurulmadan önce 418 ada 4 parselde hissedar olan arsa sahiplerinin tapudaki payları dikkate alınarak 1298214/4779488 hisse ile ... kızı ... Mirasçıları (... 14. Noterliğinin 09.07.2021 tarih ve 07166 yevmiye sayılı mirasçılık belgesi uyarınca ... hariç), 47007/170696 hisse ile ... oğlu ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline, 278387/682784 hissenin bağımsız bölüm sahibi davalılar uhdesinde bırakılmasına, 216369/4779488 hissenin bağımsız bölüm sahibi davalılar uhdesinde bırakılmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı arsa sahipleri, davalı ..., dahili davalı ... ve ... vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacıların Temyizi
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taleplerinin yüklenici tarafından üçüncü kişilere satılan A Blok birinci kat 1 no.lu, A. Blok 4. kat 8 no.lu, A Blok 5 kat 9 no.lu, Blok 5. kat 10 no.lu, A Blok 8. kat 16 no.lu, A. Blok 9. kat 18 no.lu 6 adet bağısız bölümünlerin ..., ölümü ile mirasçıları adına, B Blok 5. kat 10 no.lu, B Blok 6. kat 11 no.lu, B Blok 6. kat 12 no.lu, B Blok 7. kat 13 no.lu, B Blok 9. kat 17 no.lu, B Blok 11. kat 21 no.lu 6 adet bağımsız bölümün de müvekkilimiz ... adına tescili olmasına rağmen arsa payları vs. gibi dava dışı konular ile karar verildiği, ...'un hissesini tescil dışı tutmasının yasaya aykırı olduğu belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmesin talep etmiştir.
2.Davalı ...'ın Temyizi
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının alım işlemini iyi niyetli olarak tapu kütük kayıtlarına güvenerek gerçekleştirdiği, dava konusu taşınmazın dava dışı ...'dan satın alındığı, tapu siciline ... ve iyi niyetin korunması ilkesi gereği davanın reddinin gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ...'ın Temyizi
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; iyiniyetle dairenin alındığı, ayrıca ilk olarak davanın kendilerine açılmadığı, davanın yeniden ve doğru kişiye açılması gerekirken davanın usulden reddine karar verilmeyip davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, bilirkişi raporunun çelişkili olduğu belirtilerek, kararın bozulmasına karar verilmesin talep etmiştir.
3.Davalı ...'in Temyizi
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın dava tarihinden önce alınmasına rağmen davanın önceki malike karşı açıldığı, davanın yeniden ve doğru kişiye açılması gerekirken esastan karar verilmesinin hatalı olduğu, iyi niyetli oldukları ve iyi niyetlerinin korunması gerektiği, açılan davaya sebep olmadıkların, davaya sebep olanın taşınmazda KKİS gereğinde edimini ifa etmeyen müteahhit olduğu belirtilerek, kararın bozulmasına karar verilmesin talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmış olup asıl dava sözleşmenin feshi sebebi ile 3. kişilere satılan bağımsız bölümlerin tapusunun iptâli ve tescili, birleşen dava ise taraf teşkili sağlamak üzere diğer arsa sahibi mirasçılarına açılan tapu iptali ve tescili istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesi, 26/1. maddesi ve 297/2. maddesi,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ..., dahili davalı ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Davacıların temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Usuli kazanılmış hak, 1086 sayılı HUMK'un yürürlükte olduğu dönemde çıkarılan 09.05.1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında tanımlanmış olup, içtihadı birleştirme kararında; Yargıtay bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için de zorunluluk doğacağı, usulî kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hukuka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş bulunması bakımından usulî kazanılmış hak müessesesi usul hukukunun dayandığı ana esaslardan olup, kamu düzeniyle de ilgili olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe giren ilk halinde usuli kazanılmış hakka yer verilmemişse de bu ilkenin uygulanması, Yargıtayın içtihatları ile HMK’nın 177/2. maddesine 22.07.2020 tarih ve 7251 sayılı Kanunun 18. maddesi ile yapılan ek düzenlemeye kadar devam etmiştir. Bu ek düzenleme ile “Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, İlk Derece Mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz” maddesi ile HMK’da hüküm altına alınmış olup usuli kazanılmış hakların korunacağı bu şekilde hükme bağlanmıştır.
Usuli kazanılmış hak kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle Yargıtayca da re'sen dikkate alınır. Yargıtayın bozma kararı nedeniyle doğan hak iki çeşit olup, (1) mahkemenin Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına kazanılmış hak, (2) bazı konuların bozma kararının kapsamı dışında kalması ile doğan usuli kazanılmış haklardır. Mahkemenin Yargıtay bozma kararına uymuş olması halinde bu uyma kararı ile bağlı olup, usuli kazanılmış hak ilkesi uyarınca lehine bozulan taraf yararına araştırma ve inceleme yapması zorunludur. Yargıtayın ve Dairemizin istikrarlı uygulamaları da bu yöndedir.
Bu anlatımlar çerçevesinde somut olay incelendiğinde; Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 17.12.2020 tarihli ve 2020/2684 Esas, 2020/3258 Karar sayılı ilâmı ile; dava dışı yüklenici ile imzalanıp mahkeme kararı ile feshedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalanmasından sonra kat irtifakı tesis edilip bağımsız bölümlerin arsa sahipleri adına tescil edildiği ve yükleniciye kalan dava konusu bağımsız bölümlerin yükleniciden devralanlara arsa sahipleri tarafından tapuda işlem yapılarak devredildiği anlaşıldığından iptal edilecek davalı ve dahili davalılar adına olan tapu kayıtlarının davalılara devirden önceki kat irtifak tapusuna göre asıl ve birleşen dosya davacıları ... ve ... adına tesciline karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen mahkemece tapu kayıtlarının davalılara devirden önceki kat irtifak tapusu yerine tevhidle oluşan ve kat irtifakı kurulmadan önce 418 ada 4 parselde hissedar olan arsa sahiplerinin tapudaki payları dikkate alınarak 1298214/4779488 hisse ile ... kızı ... Mirasçıları (... 14. Noterliğinin 09.07.2021 tarih ve 07166 yevmiye sayılı mirasçılık belgesi uyarınca ... hariç), 47007/170696 hisse ile ... oğlu ... adlarına Tapuya Kayıt ve Tesciline, 278387/682784 hissenin bağımsız bölüm sahibi davalılar uhdesinde bırakılmasına, 216369/4779488 hissenin bağımsız bölüm sahibi davalılar uhdesinde bırakılmasına şeklinde karar verilerek usuli kazanılmış hakka aykırı ve talep de aşılarak karar verilmiştir.
Bununla birlikte; 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine göre hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakâlar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakâlarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer olması ve sonuç kısmında da taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olayda; davacı ...'un mirasçısı ... hakkında yüklenilen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmemesi de doğru olmamıştır.
Ayrıca kabule göre de bozma ilamında tapuların ... adına tesciline karar verilmesi gerektiği usuli kazanılmış hak oluşturmuş olup, ...'un tüm mirasçıları adına hüküm kurulmaması da hatalıdır.
O halde mahkemece yapılması gereken ...; 6100 sayılı HMK 297. maddesine uygun şekilde öncelikle; taleple bağlı kalınarak ve bozmaya uygun olacak şekilde ... ili, ... ilçesi, ... Mevkii, 418 ada 4 parselde; davalı ... adına kayıtlı A Blok 1 kat 1 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı A Blok 4 kat 8 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı A Blok 5 kat 9 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı A Blok 5 kat 10 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı A Blok 8 kat 16 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... ... adına kayıtlı A Blok 9 kat 18 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı B Blok 5 kat 10 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı B Blok 6 kat 11 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı B Blok 6 kat 12 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... ... adına kayıtlı B Blok 7 kat 13 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı B Blok 9 kat 17 no.lu bağımsız bölüm, davalı ... adına kayıtlı B Blok 11 kat 21 no.lu bağımsız bölümlerinin tapu kayıtlarının davalılara devirden önceki kat irtifak tapusuna uygun olacak şekilde; başka bir anlatımla tapusu iptal edilen daireler, 3. kişilere devirden önce ... adına kayıtlı ise ... adına tesciline, ... adına tescil edildi ise ... 14. Noterliğinin 09.07.2021 tarih ve 07166 yevmiye sayılı mirasçılık belgesi uyarınca ...'un tüm mirasçılarının miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesi, tescil edilecek paylarının açıkça belirlenerek infazı mümkün olacak şekilde göstermek suretiyle karar verilmesinden ibarettir.
Usuli kazanılmış hakka aykırı olacak şekilde, talep aşılarak ve infazda tereddüt oluşturulacak şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuş kararın bozulması uygun bulunmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1. Bent uyarınca davalı ..., dahili davalı ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Bent uyarınca davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Fazla yatırılan harcın istek halinde davalı ...'a iadesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacılara iadesine,
Aşağıda yazılı harçların davalılar ... ve ...'dan alınmasına,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2024 tarihinde esas bakımından oy birliğiyle, onama harcı bakımından oy çokluğuyla karar verildi.
(Onama Harcına) Muhalif
MUHALEFET ŞERHİ
Mahkemece verilen kararın taraflarca temyizi üzerine,bir kısım davalılar vekilinin temyiz talepleri reddedilmiş, davacının temyiz taleplerinin kabulü ile hüküm bozulmuştur.
Sayın çoğunluk ile aramızda, işin esasına ilişkin bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ayrık düştüğümüz husus, temyiz talebi reddedilen temyiz edenlerden onama harcı alınıp alınmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Bilindiği üzere Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 73. Maddesi “ Herkes kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.” şeklindedir.
Harçlar Kanununa ekli 1 sayılı Tarifenin III- Karar ve ilam harcı, 1.Nispi harca ilişkin e) bendi “yukarıdaki nispetler Bölge Adliye Mahkemeleri,…ve Yargıtay’ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları için de aynen uygulanır.” demektedir.
Bu mevzuat esas alındığında, Yargıtay tarafından karar ve ilam harcı alınabilmesi için kararın ya onanması, ya da işin esasının hüküm altına alınması gerekecektir. Onama kararı da hiç şüphesiz işin esasına ilişkin bir karar olmakla, tarifede belirtilen “işin esasının hüküm altına alınması” tabirinden anlaşılması gereken Yargıtay’ın ilk derece mahkemesi sıfatıyla çözümlediği uyuşmazlıklardır. Taraflardan birinin temyiz talebinin reddedilmesi, işin esasının hüküm altına alınması niteliğinde değildir. Diğer yandan hükümde tasdik edilen bir kısım da bulunmamaktadır. Hiç şüphesiz eğer Yargıtay ilamında bir takım talepler bakımından onama kararı, bazı talepler için de bozma kararı verilmişse, onanan kısım için onama harcı alınacaktır. Bir başka ifadeyle onama harcı alınabilmesi için Yargıtay kararı üzerine mahkeme kararının hiç olmazsa bir kısmı kesinleştirilerek infaza elverişli bir ilam oluşturulabilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta olduğu gibi ortada bir onama kararı olmadığından, Yargıtay ilamı esas alınarak infaza elverişli bir karar oluşmadığından, Anayasa gereğince yorum yoluyla harç almak ta mümkün bulunmadığından sayın çoğunluğun onama harcı alınmasına ilişkin görüşüne katılmıyorum.