"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/560 E., 2024/1084 K.
DAVA TARİHİ : 31.05.2023
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malkara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/222 E., 2023/593 K.
Taraflar arasındaki muhdesatın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, mülkiyeti davalıya ait olan dava konusu taşınmazı müvekkilinin 01.01.1986 tarihinde kira sözleşmesi yaparak davalıdan teslim aldığını, taşınmaza müvekkili tarafından 150 kamyon kırık taş ve dolgu malzemesi, 23 kamyon mıcır serilerek asfalt seviyesine getirildiğini, ayrıca müvekkili tarafından taşınmaz üzerinde tadilatlar yapıldığını, müvekkilinin taşınmaz üzerine akaryakıt istasyonu kurduğunu, boş arsayı ihya ettiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmaz üzerindeki muhdesatın müvekkiline ait olduğunun tespitini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının taşınmazda kiracı olduğunu, kira sözleşmesinde Belediyeden izin alınmadıkça taşınmaz üzerine tadilat yapılamayacağının, Belediyenin onay verdiği tadilatlar için ise Belediyeden herhangi bir talepte bulunulamayacağının düzenlendiğini, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek, davanın öncelikle dava şartı yokluğundan, aksi halde esastan reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvurusunda, taşınmazın kiralandığı sırada üzerinde yapı olmadığını, muhdesatların müvekkili tarafından yapıldığını, bununla ilgili tespit dosyaları bulunduğunu, davalı belediyece bu zaman zarfında taşınmazın "benzinlik" olarak yeniden ihaleye çıkarıldığını, ihale şartnamesinde dahi yapıların belediyeye ait olmadığının belirtildiğini, taşınmazın ihale ile başka birilerine geçmesi halinde müvekkilinin mağdur olacağını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu, davacının ilgili taşınmazda paydaş olmadığı, dolayısıyla taşınmaz hakkında ortaklığın giderilmesi davası olmadığı gibi, kentsel dönüşüm uygulaması ya da kamulaştırma işleminin de yapıldığının ileri sürülmediği anlaşıldığına göre, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvurusunda ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 114/1-h, 115 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684 ve 718 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.