Logo

7. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/679 E., 2024/42 K.

Mahkeme kararı, bir kısım davalılar vekili ile davalılardan ... ve ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 5 parsel sayılı taşınmazın zamanında gerçekleştirilen kadastro çalışmaları sırasında davalıların murisi olan ... adına tespit edildiğini, yapılan tespitin 23.07.1979 tarihinde kesinleştiğini, taşınmazın adı geçen muris adına tescil edildiğini, taşınmazın kadastro tespitinden sonra müvekkili tarafından 27.07.1979 tarihinde satın alındığını, ancak 5 parsel sayılı taşınmazın satışının yapılmadığını, bu taşınmazın zilyetliğinin de 27.07.1979 tarihinden itibaren müvekkilinde olduğunu, taşınmazın ekilip biçildiğini ve bir kısmı üzerinde ev yapıldığını, murisin 20.04.1981 tarihinde vefat ettiğini, taşınmazın intikal görmediğini, zilyetliğin davasız, aralıksız ve 34 yıldır devam ettiğini ileri sürerek muris adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin taşınmazın maliki olduğunu, davacının iddialarını ispat etmesi gerektiğini ve eldeki davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Adıyaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.04.2014 tarihli ve 2013/252 Esas, 2014/319 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar vermiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 03.03.2016 tarihli ve 2014/19064 Esas, 2016/3903 Karar sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, davacı vekilinin karar düzeltme talebinde bulunması üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07.03.2018 tarihli ve 2016/8909 Esas, 2018/8516 Karar sayılı kararında; "...kayıt malikinin ölüm tarihi olan 20.04.1981 ile Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı tarihi olan 17.03.2011 arasında 20 yıldan fazla süre geçmiş olduğundan mahkemece davacı tarafın zilyetliğinin başlangıcı, niteliği ve süresi üzerinde durulmasının gerektiği, yargılama sırasında davacı tarafından sekiz tanık ismi bildirilmesine ve tanıkların dinlenilmesinden açıkça vazgeçilmemesine rağmen davacı taraf tanıklarından sadece üç tanesinin keşif mahallinde dinlenildiği, dosya arasında bulunan nüfus kayıtlarında, kayıt malikinin ismi ... ve baba adı ... olarak kayıtlı iken tapu kayıtlarında kayıt malikinin ... ve baba adının ... olarak kayıtlı bulunduğu, bu nedenle yapılması gereken işin, tapu kaydında düzeltim davası açılması ve düzeltilen kayda göre kayıt malikinin veraset ilamının temin edilerek dosyaya sunulması açısından davacı tarafa süre ve imkan verilmesinin, dosyaya ibraz edilen 27.12.2011 tarihli teknik bilirkişi raporu ekindeki krokide belirtilen alanlarda yapılacak keşifte davacı tanıklarının davacı tarafın zilyetliğinin süresi, niteliği ve sürdürülüş şekli konusunda ayrıntılı beyanlarının alınmasının, toplanmış ve toplanacak deliller neticesinde kabule yönelik sübut oluşması halinde davacıların kullandığı miktar ve kayıt malikinin payına karşılık gelen miktarın gözönünde bulundurularak davacının kullandığı miktarın paya çevrilmek suretiyle hüküm tesisinin düşünülmesinin gerektiği..." gerekçesiyle onama hükmü kaldırılarak mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Adıyaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.02.2024 tarihli ve 2018/679 Esas, 20243/42 Karar sayılı kararında;"...keşiflerde dinlenen tanık beyanlarından davacının dava konusu taşınmazda ev ve tarla olarak kullandığı kısımları dava tarihinden en az 40 yıl öncesinden beri bizzat, fiilen, malik sıfatıyla kullandığının ve davacının kullanımına engel olmaya çalışan kimsenin bulunmadığının anlaşıldığı, tanıkların belirttikleri zaman aralıkları ile davacının müteveffa ...'den haricen satın aldığı ve bu tarihten sonra fiilen kendisinin kullanmaya başladığı tarih olarak bildirdiği 1979 yılından sonraki zamanın birbiriyle uyumlu olduğu, bu haliyle davacının müteveffanın ölüm tarihi olan 1981 yılından bu yana dava konusu taşınmazda fen bilirkişi marifetiyle davacının kullandığı tespit olunan ve sunulan raporda A, C ve D harfleriyle gösterilen kısmı malik sıfatıyla zilyet olarak, nizasız ve fasılasız kullandığı ve zilyetliğinin dava tarihi itibariyle de devam ettiği..." gerekçesiyle davanın kabulü ile "Adıyaman ili, ... ilçesi, ... köyü 5 parsel sayılı taşınmazın muris ... adına kayıtlı 2159892/28078596 (108/1404) paydan 1524940/28078596 payın tapusunun iptali ile iptal edilen payın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline; 05.06.2023 havale tarihli teknik bilirkişi raporunun karar eki sayılmasına" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Bir kısım davalılar vekili,

a.Dava konusu taşınmazın tapuda kayıtlı olduğunu,

b.Kural olarak böyle bir taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı ile edinilmesinin mümkün olmadığını,

c.TMK’nın 713. maddesindeki ölmüş ibaresinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini,

d.Murisin vefatı ile müvekkillerinin taşınmazın maliki olduğunu,

e.Taşınmaz ile aralarındaki hukuksal ilişkinin devam ettiğini,

f.Kararın hatalı ve eksik inceleme sonucunda verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalılardan ... ve ... vekili,

a.Dava konusu taşınmazın tapuda kayıtlı olduğunu,

b.Kural olarak böyle bir taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı ile edinilmesinin mümkün olmadığını,

c.TMK’nın 713. maddesindeki ölmüş ibaresinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini,

d.Murisin vefatı ile müvekkillerinin taşınmazın maliki olduğunu,

e.Taşınmaz ile aralarındaki hukuksal ilişkinin devam ettiğini,

f.Kararın hatalı ve eksik inceleme sonucunda verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, TMK’nın 713. maddesine göre “...maliki 20 yıl önce ölmüş...” hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup re’sen yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Savunma hakkı, Anayasanın 36. maddesi ile güvence altına alınmış olup, 6100 Sayılı HMK’nın 27. maddesinde de “Hukuki dinlenilme hakkı” başlığı altında ayrıca düzenlenmiştir. Hâkim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Buna göre hâkim, iddia ve savunma haklarını kullanabilmeleri için tarafları duruşmaya çağırmak zorundadır.

Somut olayda; dava konusu taşınmazın tapu kayıt maliki olan ...'a ait dosyada bulunan mirasçılık belgesine göre mirasçıları arasında bulunan ... herhangi bir tebligat yapılmadığı yargılama aşamasından haberdar olmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca mahkemece, ...'ün yaşıyor ise kendisinin, ölü ise ibraz edilecek mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya dahil edilerek varsa savunmalarının alınması ve sunacağı delillerin toplanması, tüm bu eksiklikler giderildikten sonra esas hakkında hükmün kurulması gerekirken taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup hükmün bozulması gerekmektedir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***