"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/526 E., 2024/748 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/277 E., 2023/448 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı Şirket tarafından tapunun Ordu ili ...... ilçesi ...... Mahallesi 284 ada 33 parselde kayıtlı ......Mahallesi ... ...... Cad. No:88 adresinde bulunan 7 katlı toplam 2.290,00 m2 yüzölçümlü mağazanın inşaat işlerini takip etmesi için dava dışı davalı Şirketin yetkilisi veya vekili konumunda bulunan ...........'a Ordu 2.Noterliğinin 13.01.2020 tarih ve 279 yevmiye No.lu vekâletin davacı Şirket tarafından verildiğini, dava dışı .......... inşaatın bitmesi ile yetkilisi veya vekili bulunduğu davalı Şirketi davacı Şirketle kira sözleşmesi yapmaksızın 2021 yılı Haziran ayında yukarıda tapu kaydı ve adresini belirttiği davacı Şirkete ait gayrimenkulü işgal ettiğini ileri sürerek bilirkişi raporuyla belirlenecek gerçek bedelin ortaya çıkması ile artırmak üzere 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari temmerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının haksız olduğunu, yargılama konusu taşınmazın kiralanması hususunda davacı ile davalının ön anlaşmaya vardığını ancak taşınmazın davacı tarafından kullanılmaya hazır hâle getirilmediğinden davalının taşınmazı kullanamadığını, davalının taşınmazı hiç işgal etmediğini, kullanmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...yargılama konusu taşınmazda davalının haksız kullanımı olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı, yargılama konusu taşınmazlarda davalının davacının kullanmasına-yararlanmasına engel olduğuna ilişkin bir delilin bulunmadığı, tanıkların davalının haksız eylemine ilişkin kesin bir beyanda bulunmadıkları, taşınmazın inşaatında çalışan tanıklar ........, ..., ..., .......,in beyanlarına göre davacı şirket ile davalı şirket arasında yargılama konusu taşınmazın kiralanması hususunda ön anlaşma yapıldığı ancak taşınmazın kullanıma hazır hale gelmemesinden dolayı davalının taşınmazı kullanamadığı ve taraflar arasında bu hususta anlaşmazlık bulunduğu ancak davacının taşınmazı davalının haksız kullandığına ilişkin iddiasını kesin olarak ispatlayamadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde ve hükmün fer'ilerinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerinin hepsini dava açarken belirttiklerini, delil tespiti ile davalının haksız işgalinin tespit ettirildiğini, davalı tarafın kira sözleşmesi savunmasının gerçeği yansıtmadığını, davalının ispat edemediğini, tanıkların davalı Şirketin çalışanı olduğunu, davalının taşınmazı fiili olarak işgal ettiğini, davalının kötüniyetine ilişkin mahkemenin inceleme yapmadığını, teslim talep edilmesine rağmen davalının teslim etmediğini, ihtarname ve cevaplarının incelenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.