Logo

7. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1815 E., 2023/1683 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Tire 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/232 E., 2023/151 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.01.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Av. ... ile diğer taraftan davalılar vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların 1767 ada 2 parsel sayılı taşınmazda, 169/2400'er pay sahibi olduklarını, taşımazın davalıların talebiyle özel parselasyon ve imar uygulaması ile oluştuğunu, davalılara ait hisselerin esas malikinin davacı Belediyenin olduğunu, davalıların bu parsellerdeki hisselerini Belediyeye devretmekle yükümlü olduklarını, zira ana imar planında resmi kurum alanı olarak belirlenmiş bölgede aralarında davalıların da bulunduğu vatandaşların talebi üzerine bir kısım yerin konut alanı olarak belirlendiğini, konut parselleri dışında ve uygulamaya tabi olacak bölgenin %35'i kadar DOP kesintisi dışında bölgede yine %40'ı kadar alanın resmi kurum alanı olarak belirlenip resmi kurum alanı olarak kalacak kısımların ise vatandaşlarca belediyeye bedelsiz terk edileceğinin kararlaştırıldığını, vatandaşlardan bu yönde noter taahhütnameleri alındığını, fakat noter taahhüdü alınmayan davalılar gibi kişilerce devrin yapılmadığını, bu nedenle bu davanın açıldığını, davalılarca TMK 2 ve 3. maddelerine aykırı davranıldığını belirterek davalılar adına kayıtlı hisselerinin Kamulaştırma Kanunu 35. madde uyarınca iptali ile ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu parselin imar uygulaması ile oluştuğunu, davacı tarafından ağaç dikmek, yürüyüş yolu yapmak ve spor alanı olarak düzenlemek suretiyle el atıldığını, imar uygulaması ile DOP kesintisinin yapıldığını, bu nedenle ikinci kere kesinti yapılmasının mümkün olmadığını, davalıların bağış ve terk iradesinin olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın taşınmaz bağış taahhütnamesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, bir taşınmazın veya taşınmaz üzerindeki ayni bir hakkın bağışlanması vaadinin geçerli olmasının resmi senetle yapılmış olmasına bağlı olduğu, yapılan görüşmeler sonucunda davalılar tarafından tapu hisselerinin devredileceğinin davacı tarafından iddia edilmiş ise de davalılar tarafından imzalanmış geçerli bir taşınmaz bağış sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının 28.03.2003 tarihli belgenin Kamulaştırma Kanununun 35. maddesi kapsamında değerlendirilerek dava konusu taşınmazın ... adına tescili isteminde bulunduğu, bu maddenin mülkiyeti elinden çıkmış vatandaşın bedel istemeyeceğine ilişkin olduğu, oysa burada davalının elinden mülkiyet çıkmadığı ve tescilin talep edildiği, bu sebeple Kamulaştırma Kanunu 35. maddesinin uygulama olanağının bulunmadığı, davaya dayanak 28.03.2003 tarihli adi yazılı belgede davalılar tarafından davacı Belediyeye yönelik dava konusu edilen hissenin bedelsiz terki ya da devri hususunda herhangi bir taahhütte de bulunulmadığı gibi adi yazılı bu belgeye dayalı olarak davacı Belediye tapu iptal ve tescil isteminde bulunamayacağı, davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine

karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde; davanın dayanağının TMK 716 olduğunu, Belediye encümen kararları, meclis kararlarında davacıların bedelsiz taahhüt ettiğinin açıkça anlaşıldığını, idare mahkemesi kararına itibar edilmediğini, halbuki kararda resmi tesis alan kesintisinin uygun olduğunun belirlendiğini, bedelsiz terk kavramının değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, bedelsiz terk nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 28.000,00 TL’nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

***