"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/1639 E., 2018/170 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine ititraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 19.01.2023 tarihli ve 2021/13553 Esas, 2023/179 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Davacı Hazine vekili tarafından, onama ilamına karşı karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Siirt ili ... ilçesi ... Mahallesi (yargılama sırasında idari sınırların değişmesi nedeniyle Batman ili Beşiri ilçesine bağlanmıştır) çalışma alanında bulunan bulunan mezarlık mevkii 103 parsel sayılı 48.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 06.12.1952 tarihli 55 numaralı tapu kaydı ve tedavüllerine dayalı olarak, sulu tarla vasfıyla, davalıların mirasbırakanları adına payları oranında tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Siirt ili ... ilçesi ... Mahallesi 103 parsel sayılı taşınmazın, davalılar adına tapu kaydına istinaden tespiti yapılırken herhangi bir belgeye dayanmaksızın tapu miktarı aşılarak tespit edildiğini ileri sürerek, taşınmazın yüzölçümünün tapu miktarı ile tespit edilerek fazlasının Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen önceki tarihli hüküm, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 03.01.2004 tarih ve 2003/2728 Esas, 2004/131 Karar sayılı ilamıyla; " ilk derece mahkemesince önceki tarihli (yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye elverişli olmadığına işaret edilerek dayanılan tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte ve mesaha tashihi dosyası de celp edilerek getirtilmesi, yine toprak tevzi harita ve belirtmelikleri ile dayanak tapu kaydının revizyon gördüğü diğer parsellere ilişkin tutanakların getirtilip yöntemince tapu kayıt uygulaması ve zilyetlik araştırması yapılmasına dair) bozma ilamına uyulduğu halde bozmanın gerkelerinin tam olarak yerine getirilmediği ve eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verildiği " gerekçesiyle bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda "... dava konusu taşınmaza uygulanan tapu kaydının bu taşınmaz ile birlikte dava konusu olmayan komşu 104 nolu parseli bir bütün olarak kapsadığı ve taşınmazların Toprak Tevzi Komisyonu haritalarında belirtilen 64 nolu tevzi parseli içerisinde kaldıkları, 766 sayılı Kanunun 37 nci maddesi veya 4753 sayılı Kanun ile ek ve tadilleri uyarınca davalı ve atalarının dava konusu taşınmaz üzerindeki zilyetlik süresinin Toprak Tevzi Komisyonu çalışmalarının yapıldığı 1961 yılından geriye doğru 20 yıldan fazla olduğu, adına tespit yapılan davalıların imar ve ihyada aranan bağımsız 20 yıllık nizasız, fasılasız, ekonomik amaca uygun malik sıfatıyla zilyetliklerinin bulunduğu ve böylelikle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 46 ncı maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla tespit malikleri yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşmiş olduğu, toplanıp değerlendirilen delillere göre dava konusu taşınmazın Hazineye ait olmadığının anlaşıldığı, taşınmazın davalı ve bayiileri tarafından uzun zamandan beri tarım arazisi olarak kullanıldığı, ölümleri ile mirasçılarınca eklemeli zilyetlik yolu ile kullanımın devam ettiği, taşınmazın boş kalmadığı, her zaman şahıs arazisi olarak kullanıldığı ve devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerden olmadığı, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı Hazinenin üstün ayni hakkını gösterir, iddialarını doğrulayan bir delilin de tespit edilemediği ..." gerekçesiyle, davacı Hazinenin davasının reddine karar verilmiş; bu kararın davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 19.01.2023 tarih ve 2021/13553 Esas, 2023/179 karar sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiş ve onama ilamına karşı davacı Hazine vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK'un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemleri yerinde değildir.
2. Ancak,; 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurmak zorundadır.
İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmazda hissedarlardan ...'in mirası 105.388.867.584.000 hisse kabul edilmiş ise de adı geçenin mirasçılarına toplamda 98.802.063.360.000 pay dağıtılarak pay ve payda eşitliği sağlanmadan bu davalı bakımından 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1 inci maddesine aykırı olarak infazı kabil olmayacak şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz ve hükmün bu nedenle bozulması gerekirken, Dairemizce maddi hataya dayalı olarak onandığı bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından, davacı Hazine vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama ilamının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının açıklanan gerekçeyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
S O N U Ç : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı Hazine vekilinin sair karar düzeltme taleplerinin REDDİNE,
Davacı Hazine vekilinin karar düzeltme talebinin yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Dairemizin 19.01.2023 tarihli ve 2021/13553 Esas, 2023/179 Karar sayılı onama ilamının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.