Logo

9. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :... Mahkemesi

SAYISI : 2020/432 E., 2023/219 K.

DAVA TARİHİ : 13.08.2014

KARAR : Davalı ... AŞ yönünden davanın husumet yokluğundan reddi, davalı ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. yönünden davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalılardan ... Ticaret ve İnşaat AŞ yönünden husumet yokluğundan reddine, diğer davalı ... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti. yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.02.2011 tarihinden itibaren davalı alt işveren ... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti.ne bağlı olarak ... sözleşmesinin sona erdiği 22.10.2013 tarihine kadar aralıksız bir şekilde çalıştığını, son olarak asıl işveren olan diğer davalının işlettiği ...’de bulunan ... AVM’de 08.08.2012 tarihinden itibaren çalıştığını, ücretlerinin asgari ücret üzerinden gösterildiğini, en son net 1.170,00 TL ücret ile ücrete ilave olarak asgari geçim indirimi aldığını, ücretlerinin düzenli bir şekilde ödenmediğini, çalışma saatlerinin 08.00-20.00 ve 20.00-08.00 saatleri arasında olmak üzere hafta içi ve hafta sonu çalıştığını, 2 gündüz, 2 gece ve 2 gün izin sistemi ile çalıştığını, yaptığı fazla çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, ayrıca ... bayram ve genel tatil günlerinde de çalışma yaptığını ve bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti ile ... bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının 01.02.2011 tarihinde özel güvenlik görevlisi olarak işe başladığını ve 04.11.2013 tarihine kadar ... AVM projesinde çalıştığını, davacının 31.08.2013 tarihinde görev yerini terk ettiğini ve kendisinden savunma istendiğini, savunmasında başka bir arkadaşının geleceğini beyan ettiğini, fakat hiçbir arkadaşının görev yerine gelmediğini ve bu sebeple davacıya 02.09.2013 tarihli tutanakla uyarı verildiğini, davacının 21, 22, 23 ve 25.10.2013 tarihlerinde işverene haber vermeksizin ve mazeret bildirmeksizin işe gelmediğini, davacının ... sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... AŞ vekili; davacının müvekkili Şirketin işçisi olmadığını, ... AVM’nin işletmesinin, dava dışı üçüncü şahıs olan Yatırım İşletmecilik .... İnş. ve Taahhüt AŞ tarafından gerçekleştirildiğini, bu sebeple husumet itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 24.05.2016 tarihli ve 2014/321 Esas, 2016/243 Karar sayılı kararı ile; toplanan kanıtlar ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olmadığı gerekçesiyle davalılardan ... Ticaret ve İnşaat AŞ hakkında açılan davanın husumet yönünden reddine ve diğer davalı ... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti. yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararını yasal süresi içinde davacı vekili temyiz etmiştir.

2. Dairemizin 28.09.2020 tarihli ve 2016/25491 Esas, 2020/9482 Karar sayılı ilâmı ile; tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davalılardan ... Ticaret ve İnşaat AŞ ile dava dışı Yatırım İşletmecilik .... İnş. ve Taahhüt AŞ arasında hukuki ilişki var ise tespit edilmesi ve buna göre davalılardan ... Ticaret ve İnşaat AŞ'nin işçilik alacaklarından sorumlu tutulmasının gerekip gerekmediği tespit olunarak karar verilmesi gerekirken, davanın husumet yokluğu nedeni ile reddinin hatalı olduğu gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmına uyulduğundan bahisle, bozma ilâmından sonra toplanan kanıtlara dayanılarak davalılardan ... Ticaret ve İnşaat AŞ hakkında açılan davanın husumet yönünden reddine ve diğer davalı ... Güvenlik Hiz. Ltd. Şti.yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalılardan ... Ticaret ve İnşaat AŞ ile dava dışı Yatırım İşletmecilik .... İnş. ve Taahhüt AŞ arasında organik bağ olduğunu, zira adreslerinin, faaliyet alanlarının ve ortaklarının aynı olduğunu, bu nedenle hakkında açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalılardan ... Ticaret ve İnşaat AŞ'nin, davacının dava konusu işçilik alacaklarından sorumlu olup olmadığı hususundadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2. 4857 sayılı ... Kanunu'nun 2nci maddesi, 6098 sayılı ... Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi.

3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(22)9-3109 Esas, 2021/1075 Karar sayılı ilâmında organik bağ kavramı şu şekilde açıklanmıştır:

"...

Tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasına benzeyen bir başka kavram organik bağ kavramıdır. Tüzel kişilik perdesinin aralanmasında olduğu gibi organik bağ kavramında da bir tüzel kişinin borçlarından bir başka tüzel kişinin sorumluluğuna gidilmektedir. Bu hâliyle organik bağ kavramının da kaynağını TMK’nin 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı oluşturmaktadır (Öztek/Memiş, s. 210). Ancak organik bağ kavramı, tüzel kişilik perdesinin aralanmasına göre daha geniş bir anlama sahip olsa da organik bağın varlığı, ... başına tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirmemektedir. Başka bir deyişle şirketler arasında organik bağ tespit edilse dâhi tüzel kişilik perdesinin aralanması ve alacağın perdenin arkasındakinden de istenebilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerekmektedir.

Şirketler arasında ortakların akraba olması ... başına organik bağ veya tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli değildir veya şirketlerin aynı faaliyeti yürütüyor olması organik bağ için yeterli değildir (..., G.: İşverenin Tespitinde Birlikte İstihdam ve Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Kurumları, ... Uyuşmazlıklarında Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Değerlendirme Toplantısı (Seminer .../... – ... Nisan 2019), ... İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası, ... 2019, s. 20).

Şirketler arasında organik bağ olup olmadığı; şirketlerin adreslerinin aynı olması, ortaklık yapılarının ve yönetim kurullarının benzer olması veya temsilcilerinin aynı olması, faaliyet alanları, hisse devirleri, muvazaalı işlemler gibi hususlar ve somut olayın özellikleri de gözetilerek tespit edilebilir. Ancak tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasında her iki şirketin faaliyet alanı, ortaklık yapısı, ortakları gibi konularda öyle büyük ve ... bir kesişme vardır ki; bu şirketlerle ... yapan kişiler nezdinde iktisadi bir bütünlük içerisinde ... bir şirketle ... yapılıyor algısı oluşmaktadır. Ayrıca üçüncü kişiler nezdinde uyandırılan bu algı neticesinde, ticaret yaparken güçlü bir yapıya sahip görüntüsü oluşturularak, şirketlerden birinin borca batırılması ya da içinin boşaltılıp ... alanının diğerine kaydırılması işlemleri tipik bir hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmelidir.

..."

3. Değerlendirme

1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***