"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2289 E., 2023/2776 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Burhaniye 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2023/212 E., 2023/373 K.
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İzmir 2. İş Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli ve 2023/70 Esas, 2023/258 Karar sayılı kararı ile Burhaniye Asliye Hukuk (İş) Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Yetkisizlik kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi sonrası davacı vekili dava dosyasının yetkili Mahkemeye gönderilmesini talep etmiş, yetkili İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı ...'ın gerçek sahibi olduğu, kâğıt üstünde işveren görünen dava dışı ... Granit Doğal Taşlar Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti.nin (... Granit Doğal Taşlar Şirketinin) Balıkesir'deki işyerinde işçi olarak farklı görevlerde çalıştıklarını, ödenmeyen birikmiş ücret alacaklarını talep edince haksız yere işten çıkarıldıklarını, hak ve alacaklarının tahsili için Burhaniye 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinde işçilik alacağı davası açtıklarını, kabul kararı sonrası kesinleşen alacaklarının tahsili için İzmir İcra Müdürlüğünde ilâmlı icra takibi yaptıklarını ancak takibin borçlu dava dışı Şirketin tabela şirketi olması nedeniyle semeresiz kaldığını ve icra takibi sonrasında davalı işyeri ile hiçbir şekilde iletişim kurulamadığını, kolluk araştırması sonucunda davalıların borçlarından kurtulmak ve işçilere alacaklarını ödememek için kâğıt üstünde şirketler kurduklarının tespit edildiğini ileri sürerek borçlu ... Granit Doğal Taşlar Şirketinin tüzel kişilik perdesinin organik bağ nedeniyle kaldırılarak davalılar ... ve ...'ın işçilerin alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen, davalılar tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) alt bendinde davacının, dava açmakta hukuki yararı bulunmasının dava şartı olarak kabul edildiği, aynı Kanun'un 115 inci maddesinin ikinci fıkrasında dava şartı noksanlığının tespiti hâlinde davanın usulden reddedileceğinin hükme bağlandığı, davacının eda davası açabileceği hâllerde tespit davası açmak hususunda kural olarak hukuki yararının bulunmadığı, eda davası sonucunda verilecek hükmün aynı zamanda bir tespit de içermesi nedeniyle aynı hak/hukuki ilişki için ayrı bir tespit davası açılmasının usul ekonomisine aykırı düşeceği, tespit davası ile istenen, eda davası ile tamamen elde edilebiliyorsa davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı buradan hareketle; davacıların davalıların borçlu olduklarının tespit edilmesini talep ettiği ancak davacıların tüzel kişilik perdesinin kaldırılması iddiasıyla davalılara karşı alacak (eda) davası açabilecek durumda oldukları; bu nedenle tespit davası açmakta hukuki yararlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili; davanın teknik anlamda tespit davası olarak nitelendirilerek hukuki yarar yokluğundan usulden reddinin hatalı olduğunu, dilekçelerinin talep kısmında, dava dışı borçlu Şirketin tüzel kişilik perdesinin organik bağ nedeniyle kaldırılarak davacı işçilerin yaptıkları icra takibindeki tüm borçlardan, borçlu dava dışı Şirket ile birlikte davalıların da müteselsilen borçlu olduklarının tespitini talep ettiklerini, bu talebin zımni bir eda davası olduğunu, dosyaya cevap dilekçesi dahi sunmayan davalı ... lehine karşı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar tüzel kişilik perdesinin kaldırılması iddiasıyla davalılara karşı alacak (eda) davası açabilecek durumda olup tespit davası açılmasında hukuki yararlarının bulunmadığı, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Ücretin tümünü hak etme" kenar başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında "(1) Hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukat, bu Tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanır." şeklindeki düzenleme karşısında davalı lehine yazılı şekilde vekâlet ücretine hükmedilmesinde usul ve kanuna aykırı bir durum bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, açılan davada davacıların güncel hukuki yararlarının bulunup bulunmadığına ve vekâlet ücretine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 114 ve 115 inci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6100 sayılı Kanun'un "Tespit davası" kenar başlıklı 106 ncı maddesi şu şekildedir:
"1) Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir.
(2) Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır.
(3) Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz."
3. Karar tarihinde yürürlükte ola Avukatşlık Asgari Ücret Tarifesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.