Logo

9. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2019/2589 E., 2024/46 K.

KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 34. İş Mahkemesi

SAYISI : 2018/122 E., 2019/384 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.

Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04.06.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davalı adına gelen olmadı. Karşı taraf adına Avukat ... geldi.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin Türkmenistan'daki projelerinde bakım formeni olarak 02.07.2010-01.04.2016 tarihleri arasında çalıştığını, aylık net 2.100,00 USD ücret aldığını, ücretinin 500,00 USD'lik kısmının elden avans olarak verildiğini, kalan kısmının bankadan ödendiğini, haftada 6 gün 07.00-21.00 saatleri arasında çalıştığını, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, hafta tatili iznini kullanmadığını, genel tatil günlerinde çalıştığını, Ramazan bayramında bir gün Kurban bayramında iki gün izin kullandığını, iş sözleşmesinin davalı Şirket tarafından feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, ücret ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep edilen alacaklarına karşı zamanaşımı def'inde bulunulduğunu, davacının 01.07.2010-01.04.2016 tarihleri arasında kaynakçı olarak çalıştığını, aylık 714,00 USD ücretle çalışmaya başladığını, son ücretinin 1.167,00 USD olduğunu, tüm ücretlerin bankadan ödendiğini, bakiye ücret alacağı olmadığını, 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını, fazla çalışma yapması durumunda bir saat daha akşam yemek molası verildiğini, fazla çalışma ücretlerinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tanık beyanları, emsal ücret araştırması, davacının yaptığı işin niteliği ve kıdemi birlikte değerlendirildiğinde işten ayrılmadan önceki ücretinin net 2.100,00 USD olduğu, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden olmadan feshedildiği, dinlenen tanık beyanlarına göre davacının haftalık 24 saat fazla çalışmasının bulunduğu, puantaj kayıtlarının bulunduğu Mart 2015 - Mayıs 2015 ile Temmuz 2015 - Şubat 2016 dönemlerinde toplam 23 hafta tatili gününde, bunun dışında kalan dönemlerde ayda iki hafta tatili gününde, Ramazan bayramında bir gün ve Kurban bayramında iki gün dışında genel tatil günlerinde çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı tarafça sonradan delil gösterilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, ücretin hatalı olarak tespit edildiğini, davacı tanıklarının müvekkili Şirkete karşı açılmış olan davalarının olduğunu, bu nedenle beyanlarının hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, davacının kıdem ve ihbar tazminatının eksiksiz olarak ödendiğini, alacağının bulunmadığını, davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinden alacağının bulunmadığını, yapıldığı zamanlarda karşılığının ödendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının en son net 2.100,00 USD ücretle çalıştığı, Yargıtay emsal kararı doğrultusunda net ücret brüt ücrete çevrilirken %5 oranında genel sağlık primi eklenmek sureti ile sonuca gidilmesi gerektiği, buna göre aylık net 2.100,00 USD ücretin brüt tutarının 2.210,52 USD olduğu, davacının fazla çalışma yaptığı, genel tatil ve hafta tatillerinde çalıştığı, bu çalışmalarına karşılık gelen ücretin ödenmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri ve ayrıca somut uyuşmazlıkta Türkmenistan hukukunun uygulanması gerektiğini ve indirim oranının yetersiz olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının ücret miktarı ile kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili yıllık izin ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması, işverence ödeme yapılıp yapılmadığı ve uygulanacak faiz noktalarındadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri.

2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 17, 22, 32, 41, 44, 46, 47, 53, 59 ve 63 üncü maddeleri.

3. Mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun, 4857 sayılı Kanun'un 120 nci maddesi atfıyla hâlen yürürlükte olan 14 üncü maddesi.

4. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesi.

3. Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

3. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

4. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması hâlinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı hâlde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazı kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.

5. Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.

6. Aynı ispat kuralları hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacakları için de geçerlidir.

7. Çalışma sürelerinin ispatı noktasında işverene karşı dava açan tanıkların beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerekir. Fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ispatında salt davacı ile menfaat birliği içinde olan ya da işverene karşı davası bulunan tanık beyanlarıyla sonuca gidilemez. Bununla birlikte diğer delil ya da olgularla desteklenen bu tür tanık beyanlarına itibar edilmelidir. Bu çerçevede; işin ve işyerinin özellikleri, davalı tanıklarının anlatımları, iş müfettişinin düzenlediği tutanak veya raporlar ve aynı çalışma dönemi ile ilgili olarak söz konusu alacakların varlığına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları gibi hususlar diğer delil ya da olgular olarak değerlendirilebilir.

8. Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tanık beyanları ve dosya kapsamına göre davacının haftada 6 gün 08.00-21.00 saatleri arasında çalıştığı ve haftalık 24 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplanmıştır.

9. Fazla çalışmanın ispatı konusunda, dosya içerisinde işyerindeki çalışma düzenini gösterir işyeri kayıtları bulunmadığından davacının fazla çalışmalarının davacı tanık beyanlarına göre kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı tanıklarından G.A, "... ayda 2 günü Pazar tatili vardı, onun dışında diğer haftalarda 7 gün çalışırdık, sabah 08.00 akşam 21.00 saatleri arasında çalışırdık,... " şeklinde beyanda bulunurken, diğer davacı tanığı E.K, "... şantiyedeki çalışma saatleri 07.00-21.00 saatleri arasındadır, ..." şeklinde beyanda bulunmuş ve son davacı tanığı S.T, "... haftanın 6 günü 08,00-19,00-19:30 arası, pazar günleri ise 08,00-17,00 arası çalışırdık, ..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı davalı işyerinde çalışma saatlerinin 08.00-18.00 saatleri arasında olduğunu beyan etmiştir. Tüm dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler, yapılan işin niteliği, dosya kapsamında dinlenen tanıkların beyanları ve özellikle davacı tanığı S.T'nin beyanı hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının 08.00-19.30 saatleri arası çalıştığının kabulünün dosya kapsamına daha uygun düşeceği anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca davacının 08.00-19.30 saatleri arasında çalıştığının kabulü ile fazla çalışma alacağının hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

10. Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.

11. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça USD cinsinden talep edilen alacaklara, kural olarak Devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanması gerekir.

12. Şu hâlde Bölge Adliye Mahkemesince, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile ücret alacaklarına Devlet bankalarınca USD üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanması gerekirken bankalarca USD mevduatına uygulanan en yüksek faiz oranına karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***