Logo

9. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/3317 E., 2024/332 K.

KARAR : Davacının istinaf başvurularının esastan reddi, davalıların istinaf başvurularının miktardan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 57. İş Mahkemesi

SAYISI : 2022/573 E., 2023/225 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 19.10.2022 tarihli ve 2022/435 Esas, 2022/3582 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (4) üncü alt bendi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurusunun miktardan reddine, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre; hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 9.916,60 TL olup dava tarihi itibarıyla iş sözleşmesinin sona ermiş olduğu da dikkate alınarak bu miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihindeki kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalıların temyiz dilekçesinin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2007 yılından itibaren Keçiören Belediyesi bünyesinde işçi olarak çalıştığını, davacının alt işveren firmalar değişse de hep aynı görevle çalıştığını, en son Keçiören Belediyesine ait davalı ... Belediyesi Gıda Tüketim Malları Üretim Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd Şti. (Keçiören Belediyesi Gıda Tüketim Şirketi) nezdinde çalıştığını, taraflar arasında imzalanan 02.04.2018 tarihli son iş sözleşmesinde belirtildiği üzere davacının, iş sözleşmesi feshedilene kadar zabıta biriminde şoför olarak çalıştığını, davalı ... Belediyesi Gıda Tüketim Şirketinin tek ortağının davalı ... olduğunu, davalılar arasında organik bağ bulunduğu gibi davalılar arasındaki ilişki muvazaalı olduğundan davacının Keçiören Belediyesinin işçisi sayılması gerektiğini, davacıya ilave tediye alacaklarının ödenmediğini, yalnızca bir kere banka promosyon ücreti ödendiğini, diğer promosyon ücretlerinin ödenmediğini, davacı ile aynı işi yapmasına ve aynı kıdeme sahip olmasına rağmen, davalı Belediyede çalışan işçilere daha yüksek maaş ödenerek ayrımcılık yapıldığını, bu şekilde oluşan ücret farklarının davacıya ödenmesi gerektiğini, işyerinde fazla çalışma yapılmasına, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılmasına rağmen karşılığı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, fark ücret, banka promosyon alacağı, ilave tediye ve ayrımcılık tazminatı alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının ayrımcılık yapıldığına ilişkin iddiaları ile diğer iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davalılar arasında muvazaalı ilişki bulunmadığını savunarak haksız davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... Belediyesi Gıda Tüketim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkili Şirkette 06.07.2007-Eylül/2014 ve 02.01.2017-30.06.2019 tarihleri arasında, iki dönem hâlinde çalıştığını, davacının son brüt ücretinin 3.192,88 TL olduğunu, ücretlerin bankadan ödendiğini, davacının muvazaa iddiasının yersiz olduğunu, müvekkili Şirketin belediye şirketi olduğunu, Kanun Hükmünde Kararname ile işçilerin müvekkili Şirkete devredildiğini, davacının çalıştığı döneme ait tüm hak ve alacaklarının eksiksiz ödendiğini, işyerinde ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılmadığını, fazla çalışma yapılmadığını, yapılırsa karşılığının davacıya ödendiğini, müvekkili Şirketin ilave tediye ödeme zorunluluğu bulunmadığını, işyerinde işçilerin ücretlerinin görevlerine, mesleki kabiliyetlerine, kıdem sürelerine ve çalışma şartlarına göre değişkenlik gösterdiğini, aynı görevi yapan bütün işçilerin, aynı ücreti almalarının beklenemeyeceğini, müvekkili ile banka arasında yapılan sözleşemeye istinaden tüm işçilere promosyon ödemesi yapıldığını, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının fazla çalışma yaptığının tanık beyanları ile sabit olduğu, ıslaha karşı zamanaşımı def'inin değerlendirildiği ve davacının karşılığı ödenmeyen fazla çalışma ücretinin kabulü gerektiği, davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispatlayamadığı, bu talebin reddi gerektiği, dosyaya kazandırılan bilgi ve belgeler ile emsal işçilerin ücret bordroları ile yapılan karşılaştırma neticesinde davacının ücretinin hukuka uygun olduğu, fark ücret ve ayrımcılık tazminatı talebinin yerinde olmadığı, belediyelerin hissedarı olduğu şirketlerin özel hukuk tüzel kişiliğine sahip olduğu, bu şirketlerin belediyeye bağlı teşekkül sayılamayacağı, davalılar arasında usulüne uygun olarak kurulmuş asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, davacının ilave tediye alacağı ile banka promosyon alacağı talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili; davacı tanık beyanları hatalı değerlendirilerek fazla çalışma ücretinin davalı tanık beyanlarına göre kabulü ile ulusal bayram ve genel tatil talebinin reddinin hatalı olduğunu, davalı tanık beyanlarına göre fazla çalışma ücreti hesaplandığından indirim yapılmaması gerektiğini, indirim yapılacaksa da %50 oranında indirim yapılmasının hatalı olduğunu, davalılar arasındaki ilişkinin muvazalı olduğunu ve buna göre davacının ilave tediye ve ücret farkı alacaklarına hak kazandığını, Keçiören Belediye Başkanlığının kendi nezdinde çalışan işçilere banka promosyon ücreti ödemesine karşın kendi bünyesinde çalışmasına rağmen muvazaalı işlemle farklı şirketlerde çalışıyor gösterdiği müvekkili gibi işçilere banka promosyon ücretini ödemediğini, işçilere aynı işi yapmalarına rağmen farklı ücretler ödendiğini, bu nedenle fark ücret ve ayrımcılık tazminatı taleplerinin reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

2. Davalı ... vekili; husumet itirazında bulunduklarını, ücret bordroları incelendiğinde davacıya fazla çalışma ücretlerinin ödendiğinin görüleceğini, davacının çalışmasına şahit olmayan tanık beyanları esas alınarak fazla çalışma ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere hükmedilen faiz türüne itiraz ettiklerini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

3. Davalı ... Belediyesi Gıda Tüketim Şirketi vekili; davacının müvekkili Şirkette iki dönem hâlinde çalıştığını, davacının bu dönemler dışında farklı şirketlerde çalıştığını ve o dönemlere ilişkin fazla çalışma ücretlerinden müvekkili Şirketin sorumlu olmayacağını, davacının fazla çalışma iddiasını ispatlayamadığını, işyerinde fazla çalışmayı gerektirecek bir çalışma yapılmadığını, yapılırsa karşılığı ücretlerin ödendiğini, dosyaya puantaj kayıtlarının kazandırılmadığını, salt tanık beyanlarına dayanılarak yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, davacı tanıklarının davacı ile menfaat birliği içinde olan tanıklar olduğunu, davanın tümden reddi gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar vekillerince istinaf başvurularına konu edilen ve hüküm altına alınan 9.916,60 TL'lik miktar nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının kesin olduğu ve davalıların istinaf başvurularının ayrı ayrı miktardan reddi gerektiği, dosya kapsamından davacının muvazaaya yönelik iddiasının somut delillerle ispatlayamadığı, davalı Şirketin; Belediyenin Şirketi olmakla birlikte 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun (6772 sayılı Kanun) kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşları arasında bulunmadığının anlaşılmasına göre davacının ilave tediye alacağına hak kazanamayacağı, davacının ayrımcılık tazminatı isteminin reddinin ve talebe dayanak diğer tüm iddiaların ispatlanamaması sebebi ile ulusal bayram ve genel tatil, fark ücret ile banka promosyon alacak kalemlerinin reddinin yerinde olduğu, davacının fazlaya ilişkin fazla çalışma iddiasını da ispatlayamadığı gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun miktardan nedeniyle reddine, davacının istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

2. Davalıların temyiz dilekçeleri miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalılar arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olup olmadığı, buna bağlı olarak davacının dava konusu işçilik alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ile alacakların hesap unsurlarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci maddesinin yedinci ve sekizinci fıkraları ile 5, 32, 41, 44, 47 ve 63 üncü maddeleri.

3. 6772 sayılı Kanun'un 1 vd. maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

A. Davalı Tarafın Temyizi Yönünden

Davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılara iadesine,

B. Davacı Tarafın Temyizi Yönünden

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***