"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/218 E., 2024/312 K.
KARAR : Davanın reddi
Taraflar arasında İstanbul Anadolu 16. İş Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette 11.09.2004-12.01.2011 tarihleri arasında Suudi Arabistan gibi yurt dışı şantiyelerinde jumbo operatörü olarak çalıştığını, davalının Türkiye'de ve yabancı birçok ülkede devam eden onlarca yatırımı bulunduğunu, bu yatırımlarını özellikle mühendislik ve inşaat alanlarında olmak üzere Türkiye'de ve yabancı ülkelerde kurmuş olduğu şirketler eliyle yürüttüğünü, davalının yurt dışına götürdüğü işçileri bir insanın biyolojik olarak kaldıramayacağı kadar ağır şartlarda çalıştırdığını, davalı Şirketin bir kısım işçiler gibi müvekkilini de izne çıkarıp yeniden işe başlatmadığını; ayrıca davalının izne gönderirken ve işe başlatırken işçilere bir kısım Arapça, İngilizce Türkçe kâğıtlar ya da ibranameler imzalatmasının rutin uygulaması hâline geldiğini; ancak müvekkilinin kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirket çalışanı olmadığını, davacıya ait sigorta kayıtları celp edildiği takdirde bu durumun açıkça ortaya çıkacağını, şifahen elde ettikleri bilgilere göre davacının ... Trading&Contracting Limited Company isimli dava dışı yabancı şirkette çalıştığını, müvekkilinin hiçbir zaman dünyanın herhangi bir yerinde şantiyesi olmadığını, faaliyet alanının inşaat değil şirket yönetmek olduğunu, dolayısıyla davacının, müvekkili uhdesinde inşaat işçisi olarak fiilen çalışmasının ve işbu davada müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davanın müvekkili Şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davada Türk yargısının yargılama yetkisinin bulunmadığını, uygulanması gereken mevzuatın Suudi Arabistan İş Kanunu ve uyuşmazlığa bakması gereken yargı yerinin Suudi Arabistan yargı mercileri olduğunu, davacının talep ettiği alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul Anadolu 16. İş Mahkemesinin 04.10.2021 tarihli ve 2019/1056 Esas, 2021/75 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafça sunulan belgeler ile davacı tanık beyanları doğrultusunda davalı Şirketin organik bağ ve asıl işveren alt işveren ilişkisi kapsamında müşterek müteselsil sorumluluğuna gidilmesi gerektiği, yurt dışı giriş-çıkış belgeleri ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı işveren nezdinde 11.09.2004-12.01.2011 tarihleri arasında çalıştığı, yurt dışındaki tünel işinin bitmesi nedeniyle iş sözleşmesinin sonlandırıldığı ve tazminatlarının ödendiğine dair yazılı belge sunulmaması karşısında davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2023 tarihli ve 2021/3573 Esas, 2023/696 Karar sayılı kararıyla; davacının çalışmasının yurt dışında geçtiği, çalışmasının geçtiği ülke ile sosyal güvenlik anlaşmasının bulunmadığı, buna göre ücret brütleştirmesinin hatalı olduğu, bu yöndeki davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 29.11.2023 tarihli ve 20123/13431 Esas, 2023/18446 Karar sayılı ilâmı ile; davacının fiilen davalı ... AŞ'de çalışması olduğuna veya dava dışı ... İnşaat AŞ veya ...-... ... Construction Co. ile birlikte istihdamın bulunduğuna yahut davalı Şirketin davacının alacaklarından sorumluluğunu gerektirir bir başka hukuki ilişkinin varlığına dair dosyada somut delil bulunmadığından, davalı hakkında açılan davanın ispat yokluğu nedeniyle husumetten reddi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı hakkında açılan davanın ispat yokluğu nedeniyle husumetten reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; şirketler arasındaki organik bağ ve hukuki ilişkinin sabit olduğunu, ... Holding AŞ ile ... Tranding Şirketi arasında anlaşma yapıldığını ve bu durumun davalının internet sitesinde paylaşıldığını, ... Trading & Contacting Co. isimli firmanın çeşitli inşaat işlerini yapmak için Firma ile anlaştığını ve bu inşaat faaliyetlerini yerine getirebilmek için Türkiye’den davacı gibi birçok işçiyi yurt dışına götürdüğünü, ...-... ... Construction Co. tarafından davacının 2004-2011 yılları arasında Suudi Arabistan'da çalıştırıldığını gösterir çalışma belgesinin davacıya verildiğini, davalı tarafından davacıya verilen işyeri kimlik kartlarında açıkça ilgili inşaat işleri için alt işverenlik anlaşması yapılan ... Trading&Contracting Co. İsimli şirketin yazılı olduğunu, davalının ana işkolunun inşaat işi olduğu hususunun davalı tarafından açıkça beyan edildiğini, gerekli araştırmalar yapılmadan karar verildiğini, verilen kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin emsal kararlarına aykırı olduğunu belirterek kararın bozulması istemiyle temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının dava konusu taleplerden sorumlu olup olmadığı hususundadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.