"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/672 E., 2023/879 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, 05.04.2005 tarihinde davalı işyerinde özel güvenlik görevlisi olarak çalışmaya başladığını, 07.12.2012 tarihinde sabaha karşı haksız fesih yapılarak işten çıkarıldığını, fesih ihbarnamesinde 06.12.2012 tarihinin yazıldığını, oysa 4 ve 5 Aralık günleri müvekkilinin raporlu olarak işe gelmediğini, son ücretinin 1.035,00 TL net, yemek ücreti ile birlikte 1.225,00 TL olduğunu, yılda bir ücret tutarında ikramiye verildiğini, haftada 7 gün bir hafta 08.00-20.00 saatleri arasında, ikinci hafta 20.00-08.00 saatleri arasında 5 gün çalıştıktan sonra cumartesi sabah çıkıp pazartesi sabah 08.00'de yeniden işe başladığını, dinî ve millî bayramlarda çalıştığını, alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücretinin alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Aydın Sitesinde 30.06.2005 tarihinde vasıfsız işçi olarak çalışmaya başladığını 20.09.2009 tarihinden itibaren güvenlik görevlisi olarak çalışmaya devam ettiğini, iş sözleşmesinin haklı nedenle sonlandırılmasına kadar çalıştığını, son ücretinin brüt 999,90 TL olduğunu, imzalı bordrolar bulunduğunu, davacının 2 güvenlik görevlisi ile birlikte vardiyalı olarak 15.30-23.30 ve 23.30-07.30 saatleri arasında çalıştığını, çizelgelere göre fazla çalışma yapmadığını, davacının çalıştığı süre içinde site sakinlerine verilmek üzere kendisine teslim edilen paraların müteaddit kere eksik çıktığını, paraları eksik çıkan kişilerin mağduru oldukları bu suçun failini tespit etmek amacıyla seri numaraları alınmış 1.700,00 TL'sini zarfın içerisine koyarak 06.12.2012 tarihinde davacıya teslim ettiklerini, para dolu zarfın davacıdan teslim alındığında 450,00 TL eksik olduğunun ve davacının üzerinden çıkan paraların daha önce numaraları alınmış paralar olduğunun görüldüğünü, davacının suçunu ikrar ettiğini, şikayet üzerine açılan 2013/7484 sayılı soruşturmanın devam ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 12.05.2016 tarihli, 2013/1156 Esas, 2016/188 Karar sayılı kararı ile; işverenin haklı fesih nedenini kanıtlayamadığı gerekçesiyle 08.02.2016 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ile ulusal ... ve genel tatil ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 12.10.2020 tarihli ve 2016/26896 Esas, 2020/11446 Karar sayılı kararıyla; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek fazla çalışma ücreti alacağı yönünden, işyerinde kaç personel çalıştığı ve bunlardan hangilerinin güvenlik görevlisi olduğu, kaç vardiya ile çalışıldığı ve vardiya saatlerinin tespit edilip davacının hangi saatlerde görev yaptığı hususlarının tanık beyanları ve işyeri kayıtları ile netleştirilerek davacının çalışma saatlerinin tespit edilmesi ve akabinde fazla çalışma ücreti hesaplanması gerekirken, bu hususlar araştırılmaksızın alınan rapora dayalı karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak tanıklar yeniden dinlendikten ve bozma ilâmında işaret edilen hususlar netleştirildikten sonra davacının günlük 3 saat fazla çalışma yaptığı belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; feshin haklı nedene dayandığını, ceza davasında verilen delil yetersizliğinden beraat kararının temyiz aşamasında olduğunu, ceza dosyasının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerekirken yapılmadığını, haftalık çalışma çizelgesine göre 15.30-23.30 ve 23.30-07.30 saatleri arasında çalışıldığı açık olduğu hâlde fazla çalışma ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, vekâlet ücretinin de aynı görevi yapan vekiller için eşit hükmedilmesi gerekirken açıkça orantısız olarak eşitlik ilkesine aykırı hükmedildiğini ve resen dikkate alınacak sebepleri ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fazla çalışma ücretinin ispatına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2.4857 sayılı İş Kanunu'nun 41 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.