"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın davalı tarafça feshedildiğini, işten ayrılış bildirgesinde fesih nedeninin kod 22 olarak gösterildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, aylık ücret alacağı ve fazla çalışma ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı Şirketin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredildiğini, davacının iş sözleşmesinin kayyum kararı ile sona erdirildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.01.2019 tarihli kararı ile; davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, haftada 10,5 saat fazla çalışma yaptığı, davacıya en son 2016 yılı Mayıs ayında ücret ödemesi yapıldığını, bu tarihten sonra iş sözleşmesinin feshine kadar ücret ödenmediğini iddia ettiği, davalı tarafça ücretlerin ödendiğine dair yazılı bir belge sunulmadığından davacının ücret alacağı talebinin kabul edildiği, davalı tarafça davacıya izin hakkının verildiğine dair yıllık izin defteri ya da izin ücretlerinin ödendiğine dair yazılı belge dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 08.01.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.06.2021 tarihli kararı ile davacının işe iade talepli açtığı davada davacının iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın sona erdirildiği ve işe iadesine dair karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf talebinde bulunduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2018/888 Esas, 2018/1903 Karar sayılı ilâmı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verildiği ve verilen kararın kesinleştiği, davalı tarafça dosyaya feshe ilişkin bir belge sunulmadığı, tüm dosya kapsamı ve kesinleşen işe iade kararı gereğince kıdem ve ihbar tazminatının hüküm altına alınmasının isabetli olduğu, davacının fazla çalışma yaptığının tanık beyanları ile sabit olduğu, karşılığı ücretinin ise ödenmediğinin anlaşıldığı, davacının 32 günlük yıllık iznini kullandığına dair yıllık izin defteri ya da ödeme belgesi sunulmadığından yıllık izin ücreti alacağının hüküm altına alınmasının yerinde görüldüğü gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.06.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, dosya kapsamından işe iade kararının kesinleşmesinden sonraki sürecin ne şekilde geliştiğinin tespit edilemediği, bu hâlde Mahkemece feshe bağlı alacaklar yönünden Dairemizin ilgili hukuk bölümünde yer verilen ilke kararı uyarınca araştırma yapılması, davacının süresi içerisinde işe başlamak amacı ile davalı işverene başvuruda bulunup bulunmadığı, işverenin işçiyi işe davet edip etmediği, işçi işe davet edilmiş ise işçinin davete icabet edip etmediği araştırıldıktan sonra ilke kararı da dikkate alınarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının haftada 10,5 saat fazla çalışma yaptığı, davalı tarafça ücretlerin ödendiğini ispat eder yazılı belge dosyaya sunulmadığından davacının ücret alacağı talebinin kabul edildiği, davacının davalı Şirkete 25.07.2018 tarihinde tebliğ edilen işe başlatma ihtarına karşı davalı yanca işe başlatılmadığı anlaşılmakla feshe bağlı alacaklar olan davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretine ilişkin taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Müvekkilin talebine rağmen davalı Şirketin müvekkiline kanuni süresi içinde herhangi bir bildirimde bulunmadığını ve müvekkilini işe başlatmadığını,
b. Müvekkili için ihbar tazminatı, kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti talep edilmiş olmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığını,
c. Müvekkilin çalıştığı davalı Şirkete ait işyerinin iktisadi bütünlük kapsamında ... Madencilik ... Şirketine devredilmiş olması nedeniyle ... Madencilik ... Şirketinin davaya dâhil edilmesi talepleri konusunda herhangi bir karar verilmeden davanın sonuçlandırılmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
d. Davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usul yönünden reddine karar verilerek müvekkilinin vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının hak arama özgürlüğünün ihlali niteliğinde olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının fazla çalışma yaptığında ücretlerinin ödendiği hususu dinlenen tüm tanık beyanlarıyla ispat edilmiş olmasına rağmen fazla çalışma ücretinin hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu,
b. Fazla çalışma ücreti alacağının hatalı hesaplandığını,
c. Davacının ücretleri ödenmesine rağmen ücret alacağına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ve ücret alacağının yanlış hesaplandığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davanın süresinde açılıp açılmadığına ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.