"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2024/104 E., 2024/676 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... bünyesinde 1995 yılında kantar görevlisi ve itfaiye telefon görevlisi olarak çalışmaya başladığını, 01.04.2014 tarihinden itibaren İzmir Büyükşehir Belediye İtfaiye Müdürlüğüne bağlı olarak çalışmaya devam ettiğini, davacının aynı zamanda Belediye-İş Sendikasına üye olup sendikalı bir işçi olduğunu, Kiraz Belediyesi ile Belediye-İş Sendikasının uzun yıllardır Belediyede çalışan işçiler için toplu iş sözleşmesi imzaladıklarını, son sözleşmenin 15.03.2014 tarihinde yürürlüğe girdiğini ve 1 yıl süreli olduğunu; davacının, davalı ... Belediyesi ile tüm ilişiğinin kesildiğini ve İzmir Büyükşehir Belediyesine nakledildiğini, bu sebeple davalı ... Belediyesinin davacının çalıştığı dönemde 4857 sayılı İş Kanunu'ndan (4857 sayılı Kanun) ve toplu iş sözleşmesinden doğan tüm alacaklarını ödeme zorunluluğunun olduğunu ileri sürerek ikramiye, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık izin ücreti, sosyal yardım, çocuk yardımı, aile yardımı, yakacak yardımı, giyim ve koruyucu eşya yardımı, gıda yardımı ve bayram harçlığı alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının sendikaya üyelik tarihin belirlenmesi gerektiğini, davacının kantarda çalıştığını, ayrıca kantara bitişikte bulunan itfaiye odasının telefonlarına baktığını, çalışmasının 24 saat çalışma 48 saat dinlenme şeklinde olduğunu, 24 saat çalışma sürecinde 3 öğün yemek saatleri, çay molaları, dinlenme ve uykuda geçen süreler de nazara alındığında davacının fazla çalışmasının olmadığını, yıllık izinlerini kullandığını, davacı ile protokol yapıldığını ve o tarih itibarıyla ödenmeyen bazı alacakların davacıya ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde, 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) uyarınca İzmir Valiliği bünyesinde oluşturulan Devir, Tasfiye ve Paylaşım Komisyonu tarafından alınan 25.03.2014 tarihli ve 11609830-250-6843 sayılı karar gereği 01.04.2014 tarihinde Kiraz Belediye Başkanlığından Genel Müdürlüklerine devri öngörülen 14 kadrolu işçi arasında davacının bulunmadığını, davacı işçinin İzmir Büyükşehir Belediyesine devredildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3. Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; davacının Kiraz Belediyesinde sürekli işçi statüsünde çalışmaktayken, 6360 sayılı Kanun kapsamında Belediyelerine devredildiği, talep konusu dönem bakımından Kiraz Belediyesinin sorumlu olduğunu, alacakların zamanaşımına uğradığını, 6360 sayılı Kanun'un geçici 1/9-(d) hükmünde yer alan "Bu fikra kapsamında nakledilen personel bakımından nakil tarihinden önce doğmuş ve nakil tarihinde ödenmesi gereken borçlardan nakledilen kurum sorumlu tutulamaz." hükmü uyarınca kendilerinin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.10.2021 tarihli kararı ile; davacının Kiraz Belediyesinde çalışmakta iken 6360 sayılı Kanun ile kadrosunın İzmir Büyükşehir Belediyesine devredildiği, 6360 sayılı Kanun'da devreden tüzel kişiliğin işçilik alacaklarından kaynaklı sorumluluğunu sona erdirecek herhangi bir hükme yer verilmemiş olduğu, devir hükümleri gereğince dava konusu alacaklardan her iki Belediyenin de sorumlu olduğu, davacının İZSU Genel Müdürlüğünde çalışması olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle İZSU Genel Müdürlüğü yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 06.10.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı ile davalılardan ... ve ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 11.10.2023 tarihli kararı ile; davalı ... Başkanlığının, davacının çalıştığı işyerini ve davacı işçiyi yasal düzenleme ve mevzuat gereği devraldığı için kanunen halef olduğu, bununla birlikte davalı ... Belediye Başkanlığının ise davaya konu edilen dönemde davacı işçiyi çalıştırıp hizmetlerinden yararlanan, yani iş sözleşmesi çerçevesinde davalının edimlerinden yararlanan taraf olduğu, kapatılan bir belediye olmadığı ve tüzel kişiliğini devam ettirdiği, öte yandan devre dayanak mevzuatta işyerinin yasal olarak devri hâlinde işçi haklarının kimin sorumluluğunda olduğuna dair açık bir yasal düzenleme olmadığı, bu doğrultuda 4857 sayılı Kanun'un 6. maddesinin kıyasen uygulanması gerektiği, her iki davalının da alacaklardan sorumlu olduğu belirtilerek davacı ile davalı ... ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.10.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece davacının 6360 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi kapsamında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına devredildiği, anılan madde kapsamında yapılacak devir sonucunda, devir kapsamında bulunan işçilerin tüm hak ve borçları da devralan büyükşehir belediyesine devredilmiş sayılacağından, devreden Kiraz Belediye Başkanlığının dava konusu işçilik alacaklarından sorumluluğu bulunmadığı, Mahkemece davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda davalı ... yönünden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, ... yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Bilirkişi raporları arasında çelişki giderilmeden karar verildiğini,
2. Davacının hüküm altına alınandan daha fazla alacağı bulunduğu,
3. Vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6360 sayılı Kanun kapsamında davalı ... Belediyesine devredilen davacının alacaklarından, devreden Kiraz Belediyesinin sorumluluğu ile vekâlet ücretine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.