Logo

9. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/3117 E., 2024/3770 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 46. İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/6 E., 2024/227 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.03.2000 tarihinden itibaren Aşkale Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında sosyal yardım ve inceleme görevlisi olarak çalışmaktayken 03.12.2020 tarihinde Ankara Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına nakil yoluyla geçiş yaptığını, davacının işyeri değişikliğinin ardından yıllık ücretli izin gün sayısı hakkında bilgi edinebilmek ve iznini kullanabilmek amacıyla davalı Kuruma dilekçeyle başvurarak kıdeminin sıfırlanıp sıfırlanmadığını, birikmiş yıllık ücretli izin gün sayısını, yıllık ücretli iznin belirlenmesine esas kıdemini ve bir önceki yıla ilişkin yıllık ücretli izin hakkına ne zaman hak kazanacağını öğrenmek istediğini, davalı Kurumun cevabi yazısı ile davacının kıdem süresini, birikmiş yıllık ücretli izin gün sayısını ve yıllık ücretli izin hakkını kullanabileceği tarihi bildirdiğini, bu bildirimden, davacının 03.12.2020 tarihinde yapılan naklin davalı Kurum tarafından iş ilişkisi tasfiye olmuş gibi değerlendirildiğinin ve davacının kıdeminin sıfırlandığının anlaşıldığını, davalı Kurumun bu değerlendirmesinin davacıyı mağdur ettiğini ve bu uygulamanın mevzuata aykırı olduğunu, davacının aynı işletme içinde farklı bir işyerine, yani bir vakıftan başka bir vakfa nakil olduğunu, dolayısıyla iş ilişkisinin tasfiye edilmediğini, davacının aynı işverene ait bir işyerinden başka bir işyerine nakil yoluyla geçiş yaptığını belirterek müvekkilinin davanın açıldığı tarih itibarıyla davalı işverenlikteki toplam kıdem süresinin 23 yıl 10 ay 9 gün olduğunun, kullanmadığı birikmiş yıllık ücretli izin hakkının 38 gün olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının Ankara Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına nakil yoluyla geçtiği, buna ilişkin olarak dosya içeriğinde mütevelli heyet kararlarının olduğu, bu nakil işleminin iş sözleşmesinin devri niteliğinde olduğu, davacının tüm hak, alacak ve borçlarıyla sonraki işverene devredildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile dava tarihi itibarıyla davacının toplam hizmet süresinin 23 yıl 10 ay 7 gün olduğunun tespiti ile davacının kullanmadığı 38 gün izin hakkı bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta iş sözleşmesinin devrinin söz konusu olduğu, devir durumunda devralan işverenin sorumluluğunun belirlenmesinde, hizmet süresinin esas alınmasını gerektiren hakların hesaplanmasında devirden önceki çalışma süresinin de dikkate alınması gerektiği, davacının yıllık ücretli izin hakkının belirlenmesinde iş sözleşmesinin devrinden önce çalışmış olduğu Aşkale Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfındaki çalışma sürelerinin de değerlendirilmesi gerektiği, ancak hükmün buna yönelik olarak kurulması gerekirken hatalı şekilde toplam kıdem süresinin ve bakiye yıllık ücretli izin süresinin hesaplanıp tespit edilmesi ve davacının toplamda kullanmadığı 38 gün izin hakkı bulunduğunun tespitine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçeleriyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile davacının hizmet süresinin esas alınmasını gerektiren haklarının belirlenmesinde, iş sözleşmesinin devrinden önceki Aşkale Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfındaki hizmet süresinin de dikkate alınması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı temyiz dilekçesinde;

1. Vakıfların her birinin ayrı tüzel kişiliği olduğunu,

2. Davacının çalışmış olduğu Aşkale Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile aralarında organik bağ bulunmadığını,

3. Davacının yıllık izin hakkının sadece davalı Vakıfta çalışmış olduğu süre esas alınarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının daha önce başka bir sosyal yardımlaşma vakfında geçen hizmet süresinin, hizmet süresinin esas alınmasını gerektiren haklarının belirlenmesinde gözetilip gözetilmeyeceğine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***