Logo

9. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :... Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait 34 M 1107 plakalı ticari araçta 23.....1995-09.08.2017 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığını, ... sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı neden olmadan feshedildiğini beyanla kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 02.04.2012-09.08.2017 tarihleri arasında çalıştığını, davalı işveren tarafından davacıya alacaklarına mahsuben 145.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacının bir arkadaşı ile davalıya ait araçta tartıştığını ve aracın hasar gördüğünü, davacının bu nedenle işten ayrıldığını, taleplerinin zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 14.12.2018 tarihli ve 2017/470 Esas, 2018/543 Karar sayılı kararıyla davacının işyeri şahsi sicil dosyası, tanık anlatımları ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 23.09.2021 tarihli ve 2019/1734 Esas, 2021/1744 Karar sayılı kararıyla;

"...... akdinin haklı nedenle feshedildiğinin ispat külfeti davalı işverendedir. İşveren kesin ve inandırıcı deliller ile feshin haklı olduğunu ispatlamalıdır. Araçtaki kavganın davacı arkadaşlarınca çıkartılmadığını, dışarıdan kişiler tarafından çıkartıldığının tanık anlatımları ile belirlidir. Kavgaya ilişkin resmi başvuru bulunmamaktadır. Bu olay sonrası davacının kendisinin ayrıldığı iddia edilmiş ise de davalı işveren tarafından yapılan fesih ispatlanamamıştır. Bu nedenle davacının kıdem, ihbar tazminatı ile diğer işçilik alacaklarına hakkazanmıştır. Davacıya ödendiği iddia edilen 145.000,00 TL'lik yüksek miktarlı meblağ dahil belge olmadığından bu ödemenin hayatın olağan akışına uygun olmadığı ve ispatlanamadığı anlaşılmıştır. ..." gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 18.01.2022 tarihli ve 2021/12370 Esas, 2022/538 Karar sayılı bozma ilâmında; "... davalı vekili cevap dilekçesi ile davacıya 145.000,00 TL avans ödendiğini savunmuş ve 31.12.2012 tarih ve protokol başlıklı belgeyi dosyaya sunmuştur. İlk Derece Mahkemesince söz konusu belge hakkında bir değerlendirme yapılmaksızın dava konusu alacaklar yönünden verilen karar davalının istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince incelenmiş ve 31.12.2012 tarih ve protokol başlıklı belgenin dosyada bulunmadığı gerekçesi ile davalının istinaf itirazının esastan reddine hükmedilmiş ise de anılan belgenin dosyada mevcut olduğu anlaşılmış olup Mahkemece 31.12.2012 tarih ve “Protokol” başlıklı belge değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile yanılgılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

...davacı çalışma süresi boyunca hiç yıllık izin kullanmadığını iddia etmiştir. Mahkemece, davacının davalı ... yerinde 22 yıl 1 ay 16 gün çalıştığı, çalışma süresi boyunca yıllık izin kullanmadığı kabul edilerek yıllık izin ücreti hüküm altına alınmıştır. Davacının iddiası hayatın olağan akışına aykırı olduğundan, hakimin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde; Mahkemece, davacı asil çağrılarak çalışma süresi boyunca yıllık izin kullanıp kullanmadığı konusundaki beyanının alınması..." gerekçesiyle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ve bu karara karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmakla; "... davacının davalı işyerinde çalıştığı 22 yılı aşkın süre boyunca hiç yıllık izin kullanmadığının anlaşıldığı, yine 31.12.2012 tarih ve “Protokol” başlıklı belge içeriğinin davacı tarafından kabul edilmediği, davacı tarafından bu belge sebebiyle davalıdan ödeme alınmadığının beyan edildiği, davalı tarafından da protokol sebebiyle davacıya ödeme yapıladığının ispat edilemediği görüldüğünden 31.12.2012 tarih ve “Protokol” başlıklı belge içeriğine itibar edilmeksizin..." davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının kendi el yazısı ile yazarak imzaladığı bir yazılı belgenin hiçbir haklı ve hukuki gerekçesi olmadan yok sayılmasının hatalı olduğunu, davacının yıllık izinlerini hiç kullanmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 31.12.2012 tarih ve protokol başlıklı belgenin değerlendirilmesi ile davacının yıllık izin alacağına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı ... Borçlar Kanunu'nun 420 nci maddesi, 4857 sayılı ... Kanunu'nun ilgili hükümleri.

3. Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***