"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :... Mahkemesi
SAYISI : 2023/108 E., 2023/123 K.
KARAR : Davanın reddi
Taraflar arasındaki grevin sona erdirilmesi ile işçi sendikasının yetkisinin düştüğünün tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünün 01.08.2019 tarihli yazısı ile davalı ...-... Sendikasının gerekli çoğunluğu sağladığı gerekçesi ile yetkili olduğunun tespit edildiğini, bu tespitte işyerinde çalışan işçi sayısının 152, sendikalı işçi sayısının ise 81 olduğunu, yetki tespitine itiraz edildiğini, davanın reddedildiğini, Sendikanın yetkili olduğunun kesinleştiğini, kesin yetki alınmasından sonraki süreç içerisinde arabuluculuk görüşmesinden olumsuz sonuç alınması sonucu davalı Sendikanın 22.02.2022 tarihinde grev kararı aldığını ve ilan ettiğini, grev kararı tebliğ ve ilan tarihinin 22.02.2022 olduğunu, davalı Sendikanın grev kararı aldığı tarihte davacı işyerinde bulunan işçilerin sayısının yetki tespiti tarihindeki sayının dörtte üçünün altına indiğinin değerlendirildiğini, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu ... Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 75 inci maddesinin altıncı fıkrasında yetki tespit başvuru tarihindeki üyelerin dörtte üçünü kaybettiği tespit edilen sendikanın uygulamaya koyduğu grevin sona erdirilmesine Mahkemece karar verileceğinin hüküm altına alındığını, konu ile ilgili olarak emsal nitelikteki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ve doktrinde de kabul edildiği üzere üye sayısının 3/4'ünün kaybı hâlinde sendikanın yetkisinin de düşmüş olacağını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davalı Sendikanın almış olduğu grev kararının durdurulmasına ve davalı Sendikanın yetki belgesinin geçersizliğine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını, davalı Sendikanın toplu ... sözleşmesi görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlanması neticesinde kanuni süre içerisinde, kanuni grev kararı aldığını, davacının davalı Sendikanın grev oylaması için kanuni şartları yerine getirememesi için aylardır işyerinde işçiler üzerinde baskı kurduğunu, sendikal örgütlenmenin öncüsü 9 işçinin ... sözleşmesini feshederek hayatın olağan akışına açıkça aykırı olacak şekilde sendikaya üye işçilerin yetkisi kesinleşen bir sendikadan toplu hâlde istifa etmesine neden olduğunu, davacı bünyesinde çalışan işçiler sendika üyeliklerinden zorla istifa ettirildiğinden kanun gereği zaten süresinde bir grev uygulaması yapılamayacağını da bildiğini, dava tarihi itibarıyla henüz grev oylaması dahi yapılamamış olduğundan ve grev uygulaması da başlamadığından işbu davanın açılmasında açıkça hukuki yarar bulunmadığını, davacı işverenin Sendikanın toplu ... sözleşmesi yapma yetkisi kesinleştiğinden itibaren yetkinin düşmesi için bu aşamayı planladığını, işverenin dürüstlük kuralına aykırı hareketinin mahkeme kararıyla bir yaptırıma tâbi tutulması gerektiğini savunarak ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2022 tarihli ve 2022/76 Esas, 2022/93 Karar sayılı kararı ile; grev kararı uygulanmadığından durdurulma talebinin de konusuz kaldığının ve davalı Sendikanın yetki belgesinin geçersizliğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 27.09.2022 tarihli ve 2022/1208 Esas, 2022/1484 Karar sayılı kararı ile; yerinde bulunmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 23.02.2023 tarihli ve 2023/1665 Esas, 2023/2938 Karar sayılı ilâmı ile; somut olayda kararlaştırılmış ve bildirilmiş olan bir grevin başlamamasının söz konusu olduğu, 6356 sayılı Kanun’un 75 inci maddesinin altıncı fıkrasının uygulanabilmesi ve anılan hükümdeki şartların mevcut olduğu gerekçesiyle grevin son bulduğunun tespitinin talep edilebilmesi için, öncelikle fiilen uygulanmaya başlamış bir grevin söz konusu olması gerektiği, somut uyuşmazlıkta uygulanan bir grev söz konusu olmadığı için 6356 sayılı Kanun’un 75 inci maddesinin altıncı fıkrasının uygulanmasının olanaklı olmadığı, bildirilen tarihte grevin başlamaması durumunda da yetki belgesinin hükmünün kalmayacağının kabulü gerektiği, dava tarihinin grev uygulama tarihinin öncesindeki bir tarih olduğu dikkate alındığında; somut olayda dava tarihi itibarıyla hem 6356 sayılı Kanun'un 75 inci maddesinin altıncı fıkrasının hem de 6356 sayılı Kanun’un 60 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasının şartlarının oluşmadığı, bu itibarla davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın grev uygulama tarihi öncesinde açılmış olması nedeniyle 6356 sayılı Kanun'un 75 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 6356 sayılı Kanun’un 60 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasının şartları oluşmadığından, davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dava dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünün 10.03.2022 tarihli yazısı ile 6356 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesi gereğince sendikanın yetkisinin düştüğünün ve yetki belgesinin hükümsüz hâle geldiğinin bildirildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; işçi sendikası tarafından alınan karara dayalı grevin sona erdirilmesi ile işçi sendikanın yetkisinin düştüğünün tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6356 sayılı Kanun'un “Grevin tanımı” kenar başlıklı 58 inci maddesi şöyledir:
“(1) İşçilerin, topluca çalışmamak suretiyle işyerinde faaliyeti durdurmak veya işin niteliğine göre önemli ölçüde aksatmak amacıyla, aralarında anlaşarak veya bir kuruluşun aynı amaçla topluca çalışmamaları için verdiği karara uyarak işi bırakmalarına grev denir.
(2) Toplu ... sözleşmesinin yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması hâlinde, işçilerin ekonomik ve sosyal durumları ile çalışma şartlarını korumak veya geliştirmek amacıyla, bu Kanun hükümlerine uygun olarak yapılan greve kanuni grev denir.
(3) Kanuni grev için aranan şartlar gerçekleşmeden yapılan grev kanun dışıdır.”
2. 6356 sayılı Kanun’un “Kanuni grev ve lokavt kararının alınması ve uygulamaya konulması” kenar başlıklı 60 ncı maddesi de şöyledir:
“(1) Grev kararı, 50 nci maddenin beşinci fıkrasında belirtilen uyuşmazlık tutanağının tebliği tarihinden itibaren altmış gün içinde alınabilir ve bu süre içerisinde altı ... günü önceden karşı tarafa bildirilecek tarihte uygulamaya konulabilir. Bu süre içerisinde, grev kararının alınmaması veya uygulanacağı tarihin karşı tarafa bildirilmemesi hâlinde toplu ... sözleşmesi yapma yetkisi düşer.
(2) Uyuşmazlığın tarafı olan işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren, grev kararının kendisine tebliğinden itibaren altmış gün içinde lokavt kararı alabilir ve bu süre içerisinde altı ... günü önceden karşı tarafa bildirilecek tarihte uygulamaya koyabilir.
(3) Grev ve lokavt kararları, kararı alan tarafça işyeri veya işyerlerinde derhâl ilan edilir.
(4) Bildirilen tarihte başlamayan grev hakkı veya lokavt düşer. Süresi içinde grev kararı uygulamaya konulmamışsa ve alınmış bir lokavt kararı da yoksa veya lokavt da süresi içinde uygulamaya konulmamışsa yetki belgesinin hükmü kalmaz.
(5) Grev ve lokavt kararlarının uygulanacağı tarih, kararı alan tarafça karşı tarafa tebliğ edilmek üzere notere ve bir örneği de görevli makama tevdi edilir. Uygulama tarihi, kararı alan tarafça ayrıca işyeri veya işyerlerinde derhâl ilan edilir.
(6) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 22/10/2014 tarihli ve E.: 2013/1, K.: 2014/161 sayılı Kararı ile.)
(7) Kanuni grev kararı alınan bir uyuşmazlıkta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı uyuşmazlığın çözümü için bizzat arabuluculuk yapabileceği gibi bir kişiyi de arabulucu olarak görevlendirebilir.”
3. 6356 sayılı Kanun’un "Grev ve lokavtı sona erdirme kararı" kenar başlıklı 75 inci maddesinin altıncı fıkrası ise şöyledir:
“Grevi uygulayan sendikanın, yetki tespiti için başvurduğu tarihte işyerindeki üyesi işçilerin dörtte üçünün sendika üyeliğinden ayrıldıklarının tespiti hâlinde, ilgililerden biri grevin sona erdirilmesi için mahkemeye başvurabilir. Mahkemece belirlenecek tarihte grevin sona ereceği ikinci fıkradaki usule göre ilan edilir.”
4. Anayasa Mahkemesinin 22.10.2014 tarihli ve 2013/1 Esas, 2014/161 Karar sayılı kararının 169 uncu paragrafı şöyledir:
“Bir grevden söz edebilmek için işçilerin topluca çalışmamak suretiyle işi bırakmaları gerekmektedir. Topluca işi bırakmanın, işyerinde işi veya üretimi ve böylece çalışma barışını önemli ölçüde aksatmış bulunup bulunmaması önem taşımaktadır. Bu anlamda ... bir işçinin işi bırakması grev olamaz, zira grev toplu bir harekettir. Bununla birlikte işçilerin topluca işi bırakmış bulunmaları da yeterli değildir. Topluca işi bırakmak suretiyle, o işyerinde işi durdurma veya işin niteliğine göre önemli ölçüde aksatma amacının da bulunması gerekir. Son olarak grev için işçilerin aralarında anlaşması veya bir kuruluşun aynı amaçla topluca çalışmamaları için verdiği bir karara uyması gerekmektedir”.
5. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.