"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :... Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı nezdinde doktor olarak 01.10.2007-26.09.2018 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını, son ücretinin aylık net 14.057,22 TL olduğunu, müvekkili davacının Temmuz-Ağustos 2018 dönemi ücretlerinin eksik ödendiğini, Eylül 2018 ücretinin ise hiç ödenmediğini, davacının haftanın 7 günü 08.00-16.00 arası, haftada 2 defa da acil servis nöbeti tutmakla bu günlerde 09.00’dan ertesi gün akşam 18.00’e kadar çalıştığını, ... ... ve genel tatil günlerinde de aynı şekilde çalıştığını, yıllık izinlerin kullandırılmadığını, çalıştığı süre boyunca primlerinin eksik ücret üzerinden gösterildiğini, tüm bu nedenlerle ... sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile bakiye ücret, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, ... ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili Şirket nezdinde 02.02.2010-26.09.2018 tarihleri arasında hekim olarak çalışıp kendi iradesi ile haklı bir sebebi de olmadan istifa ederek işten ayrıldığını, davacının toplam 9.460.45 TL alacağının bulunduğunu, ancak bu alacağın ihbar tazminatına mahsup edilmesi sonucu 1.981,74 TL borçlu olduğunu, tüm fazla çalışma ücretlerinin imzalı bordrolarda tahakkuk ettirilerek ödendiğini, elden ücret ödemesinin söz konusu olmadığını, tüm ödemelerin kayıt ve bordrolara uygun olarak banka yoluyla yapıldığını, yıllık izinlerinin kullandırıldığını, ücret alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.10.2020 tarihli ve 2018/482 Esas, 2020/285 Karar sayılı kararı ile; davacının 02.02.2010-26.09.2018 arasında toplam 8 yıl, 7 ay, 25 gün davalı nezdinde çalıştığı, davacının çıplak net ücretinin aylık 12.073,51 TL olduğu, davacının zamanaşımına uğramayan tüm hizmet döneminde haftada 2 gün 09.00-09.00 saatleri arasında 24 saat nöbet usulü şeklinde, 3 gün de evde hizmet veya cenaze hizmetinde 08.00-16.00 saatleri arasında çalıştığı, haftalık 16 saat fazla çalışma yaptığı, ... ... ve genel tatillerde de aynı şekilde çalışmaya devam ettiği, ancak söz konusu çalışmalarının karşılığının işverence tam olarak ödenmediği; davacının hafta tatillerini kullandığı, kullandırılmayan bakiye 17 gün yıllık izninin bulunduğu, davalı tarafça yapılan ödemelerin mahsubu ile davacının eksik ödenen ücret alacağının da bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin 10.11.2022 tarihli ve 2022/212 Esas, 2022/450 Karar sayılı kararı ile; bilirkişi raporu takdiri bir delil olup hâkimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği, bilirkişi raporunun hâkimi bağlamayacağı, bu nedenle "bilirkişinin kanunen yasak olmasına rağmen hukuki değerlendirmelerde bulunduğu" yönündeki itirazın sonuca etkili olmadığı, davacının tespit edilen aylık ücretinin dosya kapsamı ve mevcut delil durumu ile uyumlu olduğu, yapılan yargılama sonucunda davacının ücret alacaklarının bulunduğu tespit edildiğinden ... sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenlerle feshedildiği ve davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, fazla çalışma ücreti ile ... ... ve genel tatil ücreti alacaklarının tanık ifadelerine ve dosya kapsamına uygun olarak hesap edildiği, bordrolardaki tahakkukların değerlendirildiği, Mahkemece bu alacaklar bakımından yapılan tespitin isabetli olduğu, zamanaşımı def'inin Mahkemece gözetildiği gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 20.03.2023 tarihli ve 2023/557 Esas, 2023/4104 Karar sayılı kararı ile; dosya kapsamında dinlenen davacı tanıklarının beyanlarına göre davacının evde bakım ve cenaze hizmetleri için çalıştığı haftanın 3 gününde çalışma saatlerinin 09.00-16.00 saatleri arasında olduğunun anlaşıldığı, buna göre ilgili günler bakımından davacının çalışmasının 09.00-16.00 saatleri arasında olduğu ve davacının haftalık 13 saat fazla çalışma yaptığının kabulü ile fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanmasının yapılan işin niteliği ve dosya kapsamına uygun düşeceği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda davacının haftalık 13 saat fazla çalışma yaptığının kabulü ile fazla çalışma ücreti alacağı resen hesaplanmak ve diğer alacaklar bakımından da bozma öncesindeki gibi hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; bozma sonrasında dosya bilirkişiye gönderilmeksizin ve ne şekilde hesap yapıldığı belli olmaksızın Mahkemece resen yapılan hesaplama sonucunda karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının fazla çalışma iddialarının yazılı delil ile ispatı gerektiğini, imzalı bordrolarda yer alan fazla çalışma ücretine ilişkin tahakkukların hesaplamalardan dışlanması gerekirken mahsubunun hatalı olduğunu, dosyada yer alan yazılı delillerin dikkate alınmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla çalışmanın süresi ve miktarıyla ilgili yapılan değerlendirmelerin çelişkili olduğunu, fazla çalışma ücretinin banka aracılığıyla ödendiğini, davacının ücret miktarının hatalı olduğunu, prim ve ek yapılan ödemelerin ücret miktarına dâhil edilmesinin de hatalı olduğunu, mükerrer şekilde hesaplama yapıldığını, davacının istifa etmesi sebebiyle kıdem tazminatına hak kazanamadığını, tanık beyanlarının hatalı değerlendirildiğini, lehlerine olan tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, bozma ilâmındaki hususların irdelenmediğini, bilirkişi raporunun kanuna uygun olmadığını, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının ödenmeyen yıllık izin ücreti, ... ... ve genel tatil ücreti alacağı bulunmadığını, alacaklardan en az %50 indirim uygulanması gerektiğini, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanmasına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4857 sayılı ... Kanunu'nun 41, 63 ve 68 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.