"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1605 E., 2023/3691 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında Ankara 24. İş Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya bağlı Dicle HES ve yöresi İşletme Müdürlüğü (Diyarbakır) kapsamında yer alan Batman Barajı işyerinde çalıştığını, Ankara 4. İş Mahkemesinin 2014/627 Esas sayılı dosyasında açılan davada, muvazaa tespiti talebinin ve alacaklarının 22.05.2014 tarihine kadar olan kısmının kabul edildiğini, kararın Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin kararı ile onandığını, davacının ilk işe girdiği tarihten itibaren asıl işveren olan davalının işçisi olduğu tespit edildiğini ileri sürerek 22.05.2014 tarihi ile dava tarihi arasındaki iş güçlüğü tazminatı, ikramiye, sosyal yardım, ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirkete bağlı özelleştirilen santralde hizmet alımı yoluyla iş alan firmalarda çalıştığını, müvekkilinin ihale makamı olduğunu, anahtar teslimi iş yapıldığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının alt işveren işçisi olduğunu, alt işverenlikle imzaladıkları toplu iş sözleşmesinden kaynaklı taleplerinin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Ankara 24. İş Mahkemesinin 20.09.2018 tarihli ve 2018/2 Esas, 2018/506 Karar sayılı kararıyla; benzer ya da aynı işin yapıldığı davalı işverenliğin çeşitli iş yerlerindeki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayandığı hususunun Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 09.03.2016 tarihli ve 2015/23520 Esas, 2016/7273 Karar sayılı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.09.2015 tarihli ve 2015/22-1990 Esas, 2015/1874 Karar sayılı kararları ile tartışmasız hâle geldiği, muvazaa nedeniyle davacının baştan beri davalı Şirketin işçisi olduğunun kabul edildiği, davacının 19.12.2013 tarihinde sendikaya üye olduğu, 2013-2015 dönemi Toplu İş Sözleşmesinden yararlanabilmesi için üyeliğinin işverene bildirilmesi gerektiği, Sendikaya yazılan yazıya verilen yanıtta davacının sendika üyeliğini işverene bildirildiğine dair herhangi bir kaydın yer almadığının bildirildiği, bu durumda davacının toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan iş güçlüğü tazminatı, ikramiye alacağı ve sosyal yardım alacağından faydalanmasının mümkün olmadığı, baştan itibaren davalının işçisi olarak kabul edildiğinden ve davalı Şirketin kamu kurumu niteliği taşıması da dikkate alındığında davacının ilave tediye alacağına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.12.2020 tarihli ve 2020/1990 Esas, 2020/3070 Karar sayılı kararıyla; davacının davalı işveren işçisi olduğunun kabulü ile davalı işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinden sendika üyesi olan davacının yararlandırılmasının doğru olduğu, davacının üyeliğinin işverene 19.12.2013 tarihli kararla bildirildiğinin Tes-İş Diyarbakır Şubesi tarafından belirtildiği, davacının tüm alacaklara hak kazandığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmek üzere davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 10.03.2021 tarihli ve 2021/2000 Esas, 2021/5892 Karar sayılı kararı ile; bir ihale dönemi için kesinleşen muvazaa tespitinin sonraki ihale dönemi için bağlayıcı olmayacağı, önceki ihale dönemlerinden bağımsız olarak sonraki ihale dönemi için asıl işveren alt işveren ilişkisinin geçerli kurulup kurulmadığı ya da muvaazaya dayanıp dayanmadığının incelenmesi gerektiği, yapılan araştırma sonucunda davalı ile dava dışı şirketler arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu sonucuna varılması durumunda toplu iş sözleşmesi hükümleri dikkate alınmaksızın karar verilmesi gerektiği, yapılan sözleşmelerle alt işverene fiilen verilen işin aynı olmadığı ya da davacının ihale ile verilen iş dışında çalıştırıldığının tespit edilmesi hâlinde ise davacı işçinin sendikası üyesi olduğu dikkate alınarak toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre şimdiki gibi davaya konu talepler ile ilgili hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.09.2017 tarihine kadar çalıştığı dönem için davalı ile dava dışı alt işveren arasındaki ilişki muvazaalı olduğundan davacının alacaklarının toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre yapılan hesaplamaya göre hüküm altına alınması gerektiği, 01.09.2017 tarihinden sonraki dönem için ise dava dışı alt işveren ... Mühendislik Enerji Tem. Gıda İnş. ve Tic. AŞ'nin (... Şirketi) işçisi olan davacının davalı asıl işverenin tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanamayacağı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; 01.09.2017 tarihinden sonraki döneme ait alacaklarının reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hatalı değerlendirmeyle karar verildiğini, tüm alacaklara yasal faiz işletilmesinin dava dilekçesindeki talebe ve hukuka aykırı olduğunu, faiz başlangıcının da hatalı belirlendiğini, hükmedilen yargılama gideri ve vekâlet ücretlerinin hatalı hesaplandığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının davanın kabulüne karar verilmesi için bozulması istemiyle temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davalı vekili; müvekkili Kurum ile diğer işveren arasında geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulduğunu, muvazaanın söz konusu olmadığını ve davacı işçinin taleplerinin hukuka uygun olmadığını, hizmet alım personeli olan davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, kararın hüküm kısmında ilave tediye alacağına ilişkin miktarda maddi hata yapıldığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının davanın reddine karar verilmesi için bozulması istemiyle temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı ile dava dışı ... Şirketi arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı ve muvazaaya dayanıp dayanmadığı, buna göre davacının talep ettiği alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ile hükmedilen faiz oranı, faiz başlangıç tarihleri ve ilave tediye alacağının miktarı noktalarındadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 371 inci maddesi.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesinin birinci fıkrası, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci maddesinin yedinci ve sekizinci fıkraları, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 22 nci maddesinin birinci fıkrası, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 29 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 48 ve 30 uncu maddeleri ile geçici 12 nci maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıda yer alan paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince; davacının ilave tediye alacağının brüt 21.663,33 TL olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de hüküm kısmında, bu alacak için ıslah tarihinden itibaren faiz işletilecek tutar hatalı yazılmıştır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı tarafın tüm, davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yazılı "22.999,52" ibaresi çıkartılarak yerine "21.613,33" ibaresi yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı tarafa iadesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin ise davacı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.