"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1549 E., 2023/2767 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 57. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/574 E., 2021/282 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince 31.01.2022 tarihli ek karar ile istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Ek kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ek kararın kaldırılmasına ve asıl karara yönelik istinaf incelemesinde de başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı İdare bünyesinde alt işveren şirketlerde çalışmakta iken 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini ve ücretinin asgari ücretin belirli bir oranda fazlası olarak belirlendiğini, ayrıca davacının ücretine her altı aylık dönemde %4 oranında ücret zammı yapılması gerektiği hâlde iş sözleşmesinde yer alan oran uygulanmadan sadece %4 oranında ücret zammının uygulandığını ve bu şekilde ücretlerinin eksik ödendiğini ileri sürerek ücret farkı, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alt işveren işçisi olarak çalışırken sürekli işçi kadrosuna geçen davacının ücretinin ilgili mevzuat hükümleri ve sözleşme uyarınca belirlenerek eksiksiz ödendiğini, dava konusu taleplerin haksız olduğunu, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştırılan işçilerin 696 sayılı KHK kapsamında 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davacıya sözleşme ve mevzuat hükümleri kapsamında tüm ücretlerin ödendiğini, bakiye alacağın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı Kurum arasında sürekli işçi kadrosuna geçirilme anında yapılmış olan iş sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünde açıkça, davacının ücretinin açıkça asgari ücretin belirli bir yüzdesi olarak belirlendiği, sözleşmenin davalı Kurum tarafından tasdik edilip imzalandığı, dolayısıyla davacının kadroya geçirilirken imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde ücret konusunda açık düzenleme bulunduğu, davacının ücretinin bu sözleşme hükmüne göre hesaplanarak ödenmesi gerektiği, davacının ücretinin Kurum tarafından eksik hesaplandığı, davacının bakiye fark ücret alacağı, bakiye ilave tediye alacağı ve bakiye ikramiye alacağı hakkının bulunduğu ve temerrüdün dava tarihi itibarıyla gerçekleştiği, seri dava mahiyetinde olduğu anlaşılan eldeki davada Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 22 nci maddesi gereğince vekâlet ücretinin %50 oranında hükmedildiği belirtilerek davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir.
2. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince 31.01.2022 tarihli ek karar ile istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; İlk Derece Mahkemesi kararının Bakanlık merkeze tebliğ edildiğini, davanın vekil ile takip edildiğini, tebligatların vekilin adresine ve gerekirse vekile doğrudan elden tebliğ edilmesi gerektiğini, süre yönünden ret kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dayacının 2018 ücretinin korunarak %4 oranında zam yapıldığını, davacının sendika üyesi olup olmadığının, üye ise sendikaya üyelik tarihinin, iş sözleşmesinin sona erip ermediğinin ve dayanışma aidatı ödenip ödenmediği hususlarının tespiti gerektiğini, faiz oranına ve faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini belirterek, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın vekil ile takip edilmesine rağmen gerekçeli kararın davalı Kuruma tebliğ edildiği, davalı vekilinin karara karşı süresinde istinaf talebinde bulunduğu anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesinin istinaf başvurusunun reddine ilişkin ek kararı kaldırılmasına, esas yönünden yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay içtihatları ile de kabul edildiği üzere kadroya geçiş aşamasında işverenle imzalanan iş sözleşmesinde asgari ücretin belli bir oranda fazlasının ödeneceği kararlaştırılmışsa, sözü edilen kuralın, her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağlayacağı, somut uyuşmazlıkta, davalı vekili tarafından sunulan bireysel iş sözleşmesinin 7 nci maddesinde "...İş bu sözleşme süresince işçiye her ay brüt asgari ücretin %26 fazlası üzerinden günlük ödeme yapılır..." şeklinde asgari ücretin belli bir oranda fazlasının ödeneceğinin düzenlendiği, fark ücret alacağının sözleşme ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (375 sayılı KHK) geçici 23 üncü maddesi uyarınca esas alınacak toplu iş sözleşmesine göre 31.10.2020 tarihine kadar hesaplandığı, İlk Derece Mahkemesince dava ve ıslah tarihi dikkate alınarak alacakların hüküm altına alındığı, alacakların zamanaşımına uğramadığı, fark ücret ve fark ilave tediye alacağına uygulanan faizde hata bulunmadığı, ancak, 696 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23 üncü maddede kamuda sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin ücretlerinin tespitinde uygulanacak kuralların belirlemekte olduğu, burada söz konusu olan Yüksek Hakem Kurulu kararıyla karara bağlanan en son toplu iş sözleşmesinin davacının 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükümlerine göre yararlandığı bir toplu iş sözleşmesi olmadığı, bu itibarla davacının ikramiye talebine en yüksek işletme kredisi faizi uygulanmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ikinci alt bendi gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar etmiş ve inceleme sırasında resen gözetilmesi gereken sair nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı, bu alacakların hesabı konularına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4857 sayılı Kanun'un 22, 32 ve 34 üncü maddeleri, 696 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23 üncü madde, 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun İkinci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun'un 1 vd. maddeleri.
3. 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçen işçilerin geçiş aşamasındaki ücretlerinin tespiti ile bireysel iş sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün ileriye etkisine ilişkin ilke ve esaslar, Dairemizin 03.05.2023 tarihli ve 2023/3001 Esas, 2023/6593 Karar sayılı ilâmında şu şekilde açıklanmıştır:
"...
2. 696 sayılı KHK'nın 127 nci maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23 üncü madde çerçevesinde sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler ile işveren arasında imzalanan iş sözleşmesinin ücrete ilişkin hükümlerinin doğru değerlendirilmesi son derece önemlidir. Dairemiz uygulamasına göre kadroya geçiş sırasında düzenlenen iş sözleşmesinde ücretin sadece asgari ücretin belli bir oranda fazlası yahut geçiş öncesindeki hizmet alım sözleşmesinde öngörülen ücret veya bu ücretin katları olarak belirlenmesi hâlinde, bu ücretin işçinin kadroya geçiş aşamasındaki ilk (temel) ücreti olduğu, taraflar arasında sonraki dönemler yönünden işvereni ücret artışı yapmakla yükümlü kılan bir düzenleme olmadığı kabul edilmektedir. Diğer taraftan iş sözleşmesinde ücretin her ay için asgari ücretin belli bir oranda fazlası şeklinde ödeneceğine yönelik hükümler ileriye etkili hükümler olarak değerlendirilmeli, bu hükümlerin sonraki dönemlere ilişkin ücret artışları yönünden işvereni bağlayacağı kabul edilmelidir.
..."
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.