"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/79 E., 2024/114 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavşanlı İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/422 E., 2023/960 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince 2023/241 Esas sayılı dava dosyasında verilen 03.10.2023 tarihli ara karar ile davalı ... ile ... hakkında açılan davanın tefrikine karar verilmiş olup işbu dava dosyasında yargılamasına devam olunan davalılar ... ile ... bakımından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Kurumunun değişen alt işverenleri nezdinde 14.03.2006-01.10.2020 tarihleri arasında çalıştığını, son çalıştığı ...-... Adi Ortaklığı'ndan ihale süresinin bitimi nedeni ile işten çıkışının yapıldığını, müvekkili tarafından asıl işveren ve alt işveren adi ortaklığa karşı açılan işe iade davası sonucunda Bursa 12. Hukuk Dairesinin 2022/1943 Esas ve 2022/2066 Karar sayılı ilâmı ile davacının adi ortaklık nezdindeki işine iadesine karar verildiğini, müvekkilinin adi ortaklığı oluşturan ortaklara işe başlatılması için başvurduğunu, adi ortaklığı oluşturan ... tarafından 14.12.2022 tarihinde Tavşanlı 2. Noterliğinin 11085 yevmiye numaralı işe davet ihtarı gönderilmiş ise de samimi ve usulüne uygun bir davet olmadığını, buna göre davacının iade başvurusunun tebliğinden itibaren bir aylık sürenin dolması ile kesinleşen işe başlatmama tarihinde iş sözleşmesinin feshedildiği kabul edilerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ile iş güvencesi tazminatı alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı TKİ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf ile zorunlu dava arkadaşlığı bulunan diğer firmalar yönünden arabuluculuk yoluna başvurulmadan dava açıldığından dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davalı Kurumun ihale makamı olduğunu, husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından gönderilen ihtarname sonrasında diğer davalı işveren firma tarafından davacının işe davet edildiğini; ancak bu davetin davacı tarafından kabul edilmediğini, işe başlamayı kabul etmeyen davacının iş güvencesi tazminatı talebinin hukuka aykırı olduğunu, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti yönünden davacının son çalıştığı firmalar olan diğer davalıların sorumluluğunun bulunduğunu, faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerine de itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava açılmadan önce davacının müvekkilinden farklı kişiler ile arabuluculuk sürecini gerçekleştirdiğinden dosyada arabuluculuk dava şartının eksik olduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini, Tavşanlı 2. Noterliğinin 14.12.2022 tarih ve 11085 yevmiye numaralı ihtarı ile davacıya açıkça kendisinin işe iadesinin yapılacağı belirtilerek işe davet edildiğini, Usulüne uygun gönderilen işe davet yazısına karşın işe başlamayan davacı hakkında 3 gün üst üste devamsızlık tutanağı düzenlendiğini, davacının işe iade talebinin samimi olmadığını, bu sebeple talep konusu alacaklara hak kazanamadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar ... ile ... yönünden 2023/241 Esas sayılı dosyadan tefrik edilen işbu dava dosyasında, söz konusu davalılar aleyhine arabulucuya başvurmadan dava açıldığının anlaşıldığı, zira davacı tarafça arabuluculuk sürecinin davalı TKİ Genel Müdürlüğü ile dava dışı Dervişoğlu Seyahat Tic. Ltd. Şti. bakımından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun (7036 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi uyarınca işçilik alacaklarına ilişkin açılan bu dava bakımından arabuluculuğa başvurunun zorunlu dava şartı olarak düzenlendiği ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 115 inci maddesi uyarınca mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını kendiliğinden her aşamada araştırmakla yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın davalılar ... ile ... yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; davaya konu talepler hakkında arabuluculuk başvurusunun seri şekilde yapıldığını, davacının dosyasında aleyhe başvuru yapılan tarafın ... ve ... olması gerekirken seri başvuru yapılması sebebiyle davacı adına yapılan başvuruda da dava dışı Dervişoğlu Seyahat Tic. Ltd. Şti. aleyhine başvuru yapıldığının tespit edildiğini, bu hatanın 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesi uyarınca kabul edilebilir maddi hata mahiyetinde olduğunu, gerek Anayasa Mahkemesi kararlarında gerekse Yargıtay kararlarında arabuluculuğa başvuru zorunluluğunun kişilerin hak aramalarını imkânsız hâle getiren ya da aşırı derecede zorlaştıran etkisiz ve sonuçsuz bir sürece neden olmayacak şekilde uygulanması gerektiğinin belirtildiğini, aksi hâlde hak arama hürriyetinin ihlaline sebebiyet verileceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava açmadan evvel 21.02.2023 tarihi itibarıyla arabuluculuk görüşmelerinin yapılması için başvuruda bulunduğu, 01.03.2023 tarihli dava şartı arabuluculuk son tutanağında karşı tarafın TKİ Genel Müdürlüğü ve dava dışı Dervişoğlu Seyahat Tic. Ltd. Şti. olduğu, davacı vekili istinaf dilekçesinde her ne kadar seri nitelikte arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığı ve sehven ... ve ... yerine Dervişoğlu Seyahat Tic. Ltd. Şti.nin gösterildiğini, bu durumun 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmişse de, dosyada davalı olarak gösterilen ... ve ...'ın arabuluculuk görüşmeleri yapılan Dervişoğlu Seyahat Tic. Ltd. Şti. ile ilgilerinin bulunduğunun da ileri sürülmediği, dolayısıyla davalılar ... ve ... bakımından arabuluculuk zorunlu dava şartının somut olay bakımından gerçekleşmediği sabit olduğundan davanın usulden reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesindeki gerekçelere dayanarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Dercee Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalılar ... ve ... bakımından zorunlu dava şartının gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, burada davacı tarafça gerçekleştirilen hatanın 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesi kapsamında kabul edilebilir maddi hata mahiyetinde olup olmadığı ve söz konusu davalılar bakımından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine ilişkin kararın yerinde olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 115 inci maddesi, 124 üncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi.
3. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.