"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1019 E., 2023/2589 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 22. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/659 E., 2022/87 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 10.01.2024 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Dosya içeriğine göre iddia edilen ücret miktarı ve çalışma süresi ile talep edilen alacakların niteliği birlikte dikkate alındığında reddedilen ve temyize konu edilen alacak talebine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararının hatalı olduğu anlaşılmakla; 10.01.2024 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılması gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.01.2024 tarihli ek kararı bozularak ortadan kaldırıldıktan sonra yukarıda tarih ve sayısı belirtilen asıl kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 27.05.1996-06.08.2020 tarihleri arasında davalı işyerinde kağıt işleme elemanı olarak çalıştığını, davacının haftanın 6 günü 08.00-16.00, 16.00-24.00 ve 24.00-08.00 saatleri arasında üç vardiya şeklinde yarım saat mola ile çalıştığını, pazar günleri iki vardiya şeklinde dönüşümlü çalıştıklarını, gece vardiyasında çalışanlara bu vardiya farklarının ödenmediğini, genel tatil günlerinde de çalışıldığını ancak karşılıkların ödenmediğini, davacının ücretinden haksız kesinti yapıldığını, 2016 yılına kadar her ay ücretlerin 1/3’ü oranında ikramiye ödendiğini, sonradan bu uygulamanın kaldırıldığını, son ücretin net 4.550,00 TL olduğunu, yıllık izinlerin kullandırılmadığını, davacının emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini feshettiğini, davacı için hesaplanan kıdem tazminatı eksik hesaplandığı gibi 15 taksit hâlinde ödenmesinin teklif edildiğini, davacı tarafça kabul edilmeyince hiçbir ödeme yapılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile gece vardiyası, ücret ve ikramiye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, 2016 yılında ikramiyelerin kaldırıldığı iddia edilmişse de, ikramiyelerin tamamen kaldırılmadığını, ücrete dâhil olduğunu, bu hususu beş yıl sonra ileri sürmenin mümkün olmadığını, fabrikada fazla çalışma yapılırsa karşılığı ücretlerin bordrolarda tahakkuk ettirildiğini, tüm genel tatil çalışmalarının bordroya yansıtılarak ödendiğini, hafta tatili izinlerinin kullandırıldığını, davacının kalan 30 günlük izin ... karşılığının 5.313,30 TL olarak ödendiğini, davacının disiplin yönetmeliğine aykırı davranması nedeniyle ücretten kesme cezası uygulandığını, iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin davacı tarafından emeklilik nedeniyle feshedildiği ve davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının Temmuz ayı ücret bordrosunda özel kesinti olarak 274,28 TL kesinti bulunduğu, bu kesintinin haksız olduğuna ilişkin delil bulunmadığından disiplin yönetmeliğine uygun yapılan kesintinin yerinde olduğu, davacı işyeri uygulaması hâlinde gelen ikramiyelerin 2016 yılında tek taraflı olarak kaldırıldığı iddiası ile ikramiye alacağı talebinde bulunulmuşsa da; davacının 2016 yılı ücretinin bir önceki yıllara göre zamlı ödendiği, ikramiyenin ücret içerisine eklenerek ödeme yapılmaya başlandığı, uzun süre ikramiye ödenmemesinin iş koşulu hâline geldiği kabul edildiğinden davacının ikramiye alacağı talep ... bulunmadığı ve ikramiye bedelinin de giydirilmiş ücret hesabına eklenmediği, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile gece vardiyası alacakları yönünden incelenen bordrolar, taraf ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde kayıtlar imzasız olsa da puantajlarla uyumlu olduğu, davacının çalıştığı tatil çalışmalarının bordrolarda gösterilerek ödendiği, davacının hafta tatili izinlerini kullandığı, davacının tüm bordrolarında her ay eksiksiz fazla çalışma ücreti tahakkuk ettirildiği ve davacının tahakkuk edilenden daha fazla çalışma yaptığını ispatlayamadığı, davacı ayrıca gece vardiyası farkı talep etmişse de işverence yapılan fazla çalışma ödemelerinin tüm çalışma şeklini kapsar şekilde olduğu, gece vardiyasında fark ücret ödeneceğine ilişkin sözleşme şartı ve işyeri uygulaması da ortaya konulamadığından davacının gece vardiyası fark ücret alacağı bulunmadığı, yıllık izin alacağına da hak kazanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; işçinin onayı alınmadan ikramiye alacağının işverence tek taraflı kaldırılmasının hukuken dayanaksız olduğunu, bununla birlikte kesilen ikramiyenin tespiti ile brüt ücrete eklenerek kıdem tazminatı hesabı yapılması gerektiğini, ibranamede işverenin hesapladığı tutardan daha az miktarda kıdem tazminatına hükmedildiğini, kıdem tazminatının tamamına hükmedilmesi gerektiğini, davacının ücretinden yapılan kesintilerin haksız olduğunu, ücret kesintisinden kaynaklı ücret talebinin reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kıdem tazminatı kabulü dışında yapılan değerlendirmelerin yerinde olduğu ancak, kıdem tazminatı yönünden her ne kadar brüt 140.326,72 TL üzerinden kabul kararı verilmişse de, davacıya ait işyeri özlük dosyası içinde bulunan, "İşten Ayrılmalarda Tazminat Hesap Çizelgesi" başlıklı davacıya ait belgede kıdem tazminatının brüt tutarının 144.458,56 TL, net tutarının ise 143.362,12 TL olarak hesaplandığı, buna göre davalı tarafından hesaplanan kıdem tazminatı miktarının kabulü yerine yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının ücretinden yapılan kesintinin hukuka uygun olup olmadığı ile ikramiye alacağı talebinin yerinde olup olmadığı hususlarındadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 10.01.2024 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Ek karar yönünden alınan temyiz harçlarının istek hâlinde ek kararı temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.