"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/482 E., 2024/630 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/304 E., 2023/653 K.
Taraflar arasındaki yetki tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Bakanlığın 14.08.2023 tarihli ve 279307 sayılı olumlu yetki tespiti konulu yazısı ile davalı Sendikanın işyeri toplu iş sözleşmesi yapması için gereken çoğunluğu sağladığının müvekkili Şirkete 17.08.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, süresinde yetki tespitine itirazların sunulduğunu, müvekkili Şirkete tebliğ edilen yetki yazısının kanunun aradığı şartları taşımadığını, sendika üyesi işçilerin üyeliklerinin geçerliliğine ilişkin olarak araştırma yapılarak söz konusu Sendika üye sayısının belirlenmesi gerektiğini, işyeri toplu iş sözleşmesi yapabilme yetkisi için öncelikle işyerinin tespit edilmesi ve aynı işyerinde fiilen çalışan tüm çalışanların tespitinin yapılması ve yetki için çoğunluğun bu çalışan sayısının tespitinden sonra belirlenmesi gerektiğini, davalı Sendikanın işyeri toplu iş sözleşmesi için gereken çalışan işçilerin yarıdan fazlasının kendi üyesi olması koşulunu sağlayamamış olduğunun görüleceğini, müvekkili işyerinde tamamen plastik enjeksiyon yöntemi ile plastik parçalar üretilmekte olduğunu, davalı Sendikanın kurulu bulunduğu işkolu ile müvekkiline ait işyerinin faaliyet gösterdiği işkolunun farklı olduğunu, davalı Sendikaca çoğunluk sağlansa dahi yetki alınmasının mümkün olmadığını beyanla Bakanlığın 14.08.2023 tarihli ve 279307 sayılı olumlu yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 41 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca müvekkili Bakanlığın, yetkili sendikanın belirlenmesinde ve istatistiklerin düzenlenmesinde kendisine gönderilen üyelik ve üyelikten çekilme bildirimleri ile Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yapılan işçi bildirimlerini esas aldığını, ayrıca 6356 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi gereğince işçi sendikası, işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren tarafından yapılan yetki tespit başvuruları karşılanırken işverenler tarafından SGK’ya yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, Bakanlık Çalışma Genel Müdürlüğünde kurulu Sendika Yetki Sistemine SGK kayıtlarından otomasyon sistemiyle yansıyan bilgiler doğrultusunda işlem yapıldığını, aynı işverene ait aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması hâlinde işletme toplu iş sözleşmesi yetkisine ilişkin tespit yapıldığını, bununla birlikte Yargıtay içtihadı uyarınca işyerinde işçi sayısına göre sendika üye sayısının yarıdan fazla olduğu anlaşıldığı takdirde tespit konusu birimlerin tek bir işyeri niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi gerekmediğini, çalışan ve sendika üyesi sayılarında hata olduğu iddiasının yerinde olmadığını, işkoluna ilişkin olarak SGK’ya tescil esnasında yapılan bildirimde yanlışlık olduğu iddiasının yetki tespit aşamasında ileri sürülemeyeceğini, Bakanlıkça yetki tespit aşamasında kayıtlarda yer alan işkolu bilgileri üzerinden işlem tesis edildiğini, Bakanlıkça yapılan inceleme sonucunda başvuru tarihi itibarıyla söz konusu işyerinde çalışan 84 işçiden 46’sının davalı Sendikaya üye olduğunu ve kanunda aranan çoğunluk şartının sağlandığını, davacının dava dilekçesinde herhangi bir somut delile dayandırılmaksızın çoğunluk tespitine esas işçi ve üye sayısına dair itiraz ettiğini savunarak ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Sendikanın başvurusu üzerine davalı Bakanlığın 14.08.2023 tarihli ve 279307 sayılı yetki tespit yazısıyla işyerinde çalışan 84 işçiden 46'sının üyeliği ile müvekkili Sendikanın yetkili olduğunun tespit edildiğini, davacı tarafın, işyerinin metal işkolunda olmadığı, petrol, kimya, lastik, plastik ve ilaç işkolunda olduğu iddiasının da dinlenebilir olmadığını; ayrıca 6356 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi gereğince işkolu itirazının dikkate alınamayacağını, müvekkili Sendikanın başvuru tarihi itibarıyla yasal çoğunluğu sağladığını savunarak ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya ait yetki tespitine konu 1135515.041 SGK sicil numaralı işyerinin metal işkolunda yer aldığı, davalı Sendikanın işkolu barajını aştığı, işyerinde yetki başvuru tarihi itibarıyla çalışan toplam 84 işçiden 46'sının davalı Sendika üyesi olduğu, dosya kapsamındaki üyelik fişleri ve başvuru tarihleri incelendiğinde isimleri belirtilen işçilerin davalı Sendika üyesi oldukları, bu hâlde davalı Sendikanın işyerinde kanunun aradığı sayısal çoğunluğa sahip olduğu, dava dilekçesinde yer alan itirazların yapılan çoğunluk tespitinin iptalini gerektirir nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; müvekkil Şirkete tebliğ edilen yetki yazısının kanunun aradığı şartları taşımadığını, Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmadığını ve değerlendirilmediğini, Sendikanın işçinin üyelik başvurusunu kabul ettiği tarih ve saatin belirlenmesi gerektiğini, davalı Bakanlık tarafından sunulan kayıtların şifreli gönderildiğinden incelenemediğini, yetki başvuru tarihi itibarıyla 17 işçinin üye olduğu görülmesine rağmen, çalışanların üye oldukları ve üyeliklerinin onaylandığı saat ile yetki başvuru saatinin de bildirilmediğini, bu işçilerin başvuru anında üye olup olmadıklarının denetlenmesinin de mümkün olmadığını, üye isimleri bildirilmediğinden çifte sendika üyeliği söz konusu olup olmadığının da tespit edilemediğini, işe iade davaları devam eden çalışan olup olmadığının araştırılmadığını beyanla İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Bakanlıktan yetki dosyası ve sendika üye listeleri ile yetki tespit tarihi itibarıyla işyerinde çalışanları gösterir dönem bordrolarının getirtildiği, davalı Sendika tarafından 10.08.2023 tarihinde saat 16.38 itibarıyla yetki tespit başvurusu yapıldığı, 10.08.2023 tarihinde üye olduğu belirtilen sendika üyesi işçilerinin sendika üyelik başvurularının yetki başvuru tarihinde ve başvuru saatinden önce e-Devlet kapısı üzerinden onaylandığı, davacı işverence yetki tespitine esas alınan işçi sayısına dair somut bir itiraz ileri sürülmediği, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; bilirkişi raporu alınmamasının hatalı olduğunu, kayıtların Bakanlıkça şifreli gönderildiğini, yetki başvuru anının tespit edilemediğini ve buna göre başvuru tarihinde üye oldukları anlaşılan 17 işçinin üyelik anlarının tespit gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun'un 41 inci ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı” kenar başlıklı 53 üncü maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.”
2. 6356 sayılı Kanun'un “Yetki” kenar başlıklı 41 inci maddesinin birinci fıkrası da şöyledir:
“Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.”
3. 6356 sayılı Kanun'un “Yetki Tespiti İçin Başvuru” kenar başlıklı 42 nci maddesi ise şöyledir:
“(1) Toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası Bakanlığa başvurarak yetkili olduğunun tespitini ister. İşveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren de Bakanlığa başvurarak yetkili işçi sendikasının tespitini isteyebilir.
(2) Bakanlık, kayıtlarına göre başvuru tarihi itibarıyla bir işçi sendikasının yetkili olduğunu tespit ettiğinde, başvuruyu, işyeri veya işletmedeki işçi ve üye sayısını, o işkolunda kurulu işçi sendikaları ile taraf olacak işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene altı iş günü içinde bildirir.
(3) İşçi sendikasının yetki şartlarına sahip olmadığının ya da işyerinde yetki şartlarına sahip bir işçi sendikasının bulunmadığının tespiti hâlinde, bu bilgiler sadece başvuruyu yapan tarafa bildirilir.
(4) Sigortalılığın başlangıcı ile sona ermesine ilişkin bildirimlerden yasal süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılmayanlar, yetkili işçi sendikasının tespitinde dikkate alınmaz.
(5) Yetki tespiti ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.”
4. 6356 sayılı Kanun'un “Yetki İtirazı” kenar başlıklı 43 üncü maddesi de şöyledir:
“(1) Kendilerine 42 nci madde uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları veya sendika üyesi olmayan işveren; taraflardan birinin veya her ikisinin yetki şartlarına sahip olmadığı veya kendisinin bu şartları taşıdığı yolundaki itirazını, nedenlerini de göstererek yazının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde mahkemeye yapabilir.
(2) İtiraz dilekçesi görevli makama kayıt ettirildikten sonra mahkemeye verilir. Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin yüzde birinden daha az üyesi bulunan işçi sendikası, yetki itirazında bulunamaz.
(3) İtiraz dilekçesinde veya ekinde somut delillerin yer almaması hâlinde itiraz incelenmeksizin reddedilir. İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata ve süreye ilişkin itirazları mahkeme altı iş günü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak karara bağlar. (Değişik cümle: 12/10/2017-7036/34 md.) Bunların dışındaki itirazlar için mahkeme, duruşma yaparak karar verir ve bu karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi bir ay içinde kararını verir. (Ek cümle: 12/10/2017-7036/34 md.) Bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması hâlinde Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir.
(4) 42 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca kendisine yetki şartlarına sahip olmadığı bildirilen işçi sendikası, altı iş günü içinde yetkili olup olmadığının tespiti için dava açabilir. Mahkeme açılan davayı o işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birini üye kaydeden işçi sendikaları ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene de bildirir. Mahkeme davayı iki ay içinde sonuçlandırır.
(5) İtiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur.”
5. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.