"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/579 E., 2024/788 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/302 E., 2023/608 K.
Taraflar arasındaki yetki tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu yetki tespit yazısında başvuru tarihi itibarıyla üye olduğu ifade edilen işçilerin başka bir sendikaya üye olup olmadıklarının ve üyeliklerinin davalı Sendika veya başka bir sendikada devam edip etmediğinin irdelenmesi gerektiğini, müvekkili Şirketin asıl işinin kauçuk ile körük üretimi olduğunu, yetkili olduğu ifade edilen Sendika ile müvekkilinin işkolu arasında bir uygunluk bulunmadığını, davalı Bakanlık tarafından yetki verilen işçi Sendikasının kanunda belirtilen işkolu baraj koşulunu gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin irdelenmesi gerektiğini ileri sürerek davalı Bakanlığın 05.07.2023 tarihli ve 265899 sayılı yetki tespit yazısının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı Sendikanın davacıya ait işyerinde toplu iş sözleşmesi sürecinin başlatılması amacıyla 16.06.2023 tarihinde yetki tespit başvurusunda bulunduğunu, bunun üzerine Bakanlıkları tarafından yapılan inceleme sonucunda davacıya ait İşkolları Yönetmeliği'nin 12 sıra numaralı metal işkolunda kurulu bir adet işyeri olduğu ve söz konusu işyerinde çalışan 96 işçiden 51'inin davalı Sendikaya üye olduğunun tespit edildiği ve buna ilişkin yetki tespiti yazısının taraflara gönderildiğini, Resmî Gazete'de yayımlanan İşkolu İstatistiği Tebliği'ne göre davalı Sendikanın işkolu barajını aştığını, davacının çalışan ve sendikalı sayısına itiraz ettiğini ve bu itirazların hiçbir hukuki delile dayanmadığını belirtilerek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Sendikanın davacı işyerinde başvuru tarihi itibarıyla kanunun aradığı çoğunluğu sağladığını, davacının itiraz dilekçesi ekinde somut hiçbir delil sunmadığını, davacı ile Sendikanın işkolu ve faaliyet alanın aynı olmadığına dair iddianın da tamamen dayanaktan yoksun ve gerçek dışı olduğunu, Bakanlıkça gönderilen belgelerde davacı Şirketin aynı işkolunda faaliyet gösterdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 42 nci maddesi gereğince davalı Sendika tarafından davacıya ait işyeri için yapılan yetki tespit başvurusunun Bakanlıkça anılan 6356 sayılı Kanun kapsamında incelendiği, davacı Sendikanın işyeri toplu iş sözleşmesi imzalamak için gerekli şartları sağladığının tespit edildiği, davacıya ait organizasyon şeması ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) işyeri dönem bordrolarının incelenmesi sonucunda toplu iş sözleşmesi yapılmak istenen davacıya ait işyerinde başvuru tarihi itibarıyla çalışanlardan yarıdan fazlasının davalı Sendika üyesi olduğu, davalı Sendikanın toplu iş sözleşmesi yapmak için yeterli çoğunluğu sağladığı, dava konusu olumlu yetki tespit yazısının hukuka uygun olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yetki tespit yazısında belirtilen sendikalı işçi sayısının hatalı olduğunu, ayrıca işçilerin başka bir sendikaya üye olup olmadıklarına dair hiçbir inceleme yapılmadığını, müvekkili Şirketin işkolu ve faaliyet alanı ile yetkili olduğu ifade edilen Sendikanın işkolu ve faaliyet alanının aynı olmadığını, hükme esas alınan raporun eksik ve hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Sendika ile davacıya ait işyerinin aynı işkolunda olmadığının ileri sürüldüğünü, 6356 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca eldeki davada bunun incelenmesinin mümkün olmadığını, davalı Bakanlıkça davalı Sendikanın işyerinde yetkili olduğunun belirlendiğini, dosya kapsamına göre, başvuru tarihinde işyerinde çalışanların yarıdan fazlasının davalı Sendikaya üye olduklarının anlaşıldığını, başvuru tarihinden sonra işçilerin sendika üyeliğinden çekilmelerinin yetki tespitine etkisi bulunmadığını, davanın reddinde usul ve kanuna aykırılık olmadığı gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun'un 41 inci ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı” kenar başlıklı 53 üncü maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.”
2. 6356 sayılı Kanun'un “Yetki” kenar başlıklı 41 inci maddesinin birinci fıkrası da şöyledir:
“Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.”
3. 6356 sayılı Kanun'un “Yetki tespiti için başvuru” kenar başlıklı 42 nci maddesi ise şöyledir:
“(1) Toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası Bakanlığa başvurarak yetkili olduğunun tespitini ister. İşveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren de Bakanlığa başvurarak yetkili işçi sendikasının tespitini isteyebilir.
(2) Bakanlık, kayıtlarına göre başvuru tarihi itibarıyla bir işçi sendikasının yetkili olduğunu tespit ettiğinde, başvuruyu, işyeri veya işletmedeki işçi ve üye sayısını, o işkolunda kurulu işçi sendikaları ile taraf olacak işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene altı iş günü içinde bildirir.
(3) İşçi sendikasının yetki şartlarına sahip olmadığının ya da işyerinde yetki şartlarına sahip bir işçi sendikasının bulunmadığının tespiti hâlinde, bu bilgiler sadece başvuruyu yapan tarafa bildirilir.
(4) Sigortalılığın başlangıcı ile sona ermesine ilişkin bildirimlerden yasal süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılmayanlar, yetkili işçi sendikasının tespitinde dikkate alınmaz.
(5) Yetki tespiti ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.”
4. 6356 sayılı Kanun'un “Yetki itirazı” kenar başlıklı 43 üncü maddesi de şöyledir:
“(1) Kendilerine 42 nci madde uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları veya sendika üyesi olmayan işveren; taraflardan birinin veya her ikisinin yetki şartlarına sahip olmadığı veya kendisinin bu şartları taşıdığı yolundaki itirazını, nedenlerini de göstererek yazının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde mahkemeye yapabilir.
(2) İtiraz dilekçesi görevli makama kayıt ettirildikten sonra mahkemeye verilir. Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin yüzde birinden daha az üyesi bulunan işçi sendikası, yetki itirazında bulunamaz.
(3) İtiraz dilekçesinde veya ekinde somut delillerin yer almaması hâlinde itiraz incelenmeksizin reddedilir. İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata ve süreye ilişkin itirazları mahkeme altı iş günü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak karara bağlar. (Değişik cümle: 12/10/2017-7036/34 md.) Bunların dışındaki itirazlar için mahkeme, duruşma yaparak karar verir ve bu karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi bir ay içinde kararını verir. (Ek cümle: 12/10/2017-7036/34 md.) Bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması hâlinde Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir.
(4) 42 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca kendisine yetki şartlarına sahip olmadığı bildirilen işçi sendikası, altı iş günü içinde yetkili olup olmadığının tespiti için dava açabilir. Mahkeme açılan davayı o işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birini üye kaydeden işçi sendikaları ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene de bildirir. Mahkeme davayı iki ay içinde sonuçlandırır.
(5) İtiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur.”
5. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Somut uyuşmazlık hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi gereken nitelikte olduğundan 6100 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesine aykırı olarak İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporu alınması hatalı ise de bu durum sonuca etkili görülmediğinden eleştiri ile yetinilmiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.