"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ. EREĞLİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin açılan davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ...; davalı ile birlikte....'ün mirasçısı olduklarını,...'nın ölümü ile eşi ... ve çocukları .... ve davalının kaldığını, kendisinin ....'in çocuğu olduğunu, kök muris ....’nın ölümünden sonra tarafların...'nın payını kadastro tespitinden önce .... mevkiindeki taşınmazdan aldıklarını, ....’nın 1/4 payını aldıktan sonra babası ...'ün kardeşi...e'nin hissesini, amcası....’ın da kardeşi ... hissesini aldığını, yapılan kadastro tespiti sırasında .... mevkiindeki taşınmazın 26, 27 ve 28 parseller olarak 3 ayrı parçaya bölündüğünü, 26 parselin ...., 27 parsel babası ..., 28 parselin de davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini, babası ...'ün ölümü ile 27 parsel numaralı taşınmazın kendisine geçtiğini, kadastro tespiti sırasında babası ... ile amcası ....'ün daha fazla yer almasının gerektiğini, ancak davalının daha önce muris ...'e ayrılan bölümü de kendi taşınmazıymış gibi kendi adına düşen bölüm ile birlikte tespit ve tescil ettirdiğini, böylece davalının, .... ve ...'in taşınmazlarının toplamı kadar yer işgal ettiğini, halbuki kendi taşınmazı ve ....'ın taşınmazıyla kız kardeşlerinin payı ilave edilmek suretiyle 3 parsel taşınmaz bir bütün olarak kabul edildiğinden 26 parsel sayılı taşınmazın 2/5, 27 parsel sayılı taşınmazın 2/5 davalıya ait 28 parsel taşınmazın ise 1/5 oranında tapuya tescil edilmesi gerektiğini, davalının 26 ve 27 parsel sayılı taşınmazların miktarı kadar taşınmaz kullandığını ileri sürerek davalı adına tespit ve tescili yapılan 113 ada 28 numaralı parselin murisinin payı oranında iptali ile kendi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ...; kadastro çalışmaları sırasında davacının babasının bir itirazda bulunmadığını, bu yerlerin 50 yıldan fazla zaman önce ifraz ve taksim edildiğini, herkesin kendi yerine fındık diktiğini, 50 yıldır kullandığı yerin fındıklarını topladığını, 60 yıldır zilyet olunan bir yerde....'in değil de mirasçısının eskiye ait hakkı olduğunu iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, taksimin ana öğesinin taşınmaz malların büyüklüğü veya küçüklüğü olmadığını, taksime katılan kişilere az veya çok taşınmaz mal isabet etmesi olduğunu, taksimde bulunan kişinin davacının babası olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
KDZ. Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/228 Esas, 2018/64 Karar sayılı kararında, kök muris.... öldükten sonra taşınmazın tüm çocuklarının katılımı ile uzun yıllar önce taksim edildiği, taksim sonucu davalı adına kayıtlı dava konusu taşınmazda davacının muristen gelen miras hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Yerel Mahkeme kararına karşı yasal süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde özetle, Mahkemece delillerin takdiri ve olaya uygulamasında hataya düşüldüğünü, ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, harç ve vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını açıklayarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2019/1392 Esas, 2020/404 Karar sayılı kararında, tarafların kök murisi ....'ün ölümüyle birlikte bir bütün halinde olan taşınmazın fiilen taksim edildiği, her bir mirasçının çok uzun yıllar taşınmazı ekip biçtikleri, taksimde önemli olanın taşınmaz malların büyüklüğü veya küçüklüğü olmadığı, davacının, babasına taksim sonucu düşen yerin az olduğuna, davalıya düşen alanın ise daha fazla olduğuna yönelik beyanlarının taksimin niteliği dikkate alındığında kabul edilemeyeceği, taksimde eşitliğin aranmayacağı, tarafların katılımı ile usulüne uygun olarak yapılan ve daha sonra dönüldüğü ileri sürülmeyen taksimin miktarlara bakılmaksızın geçerli olduğu, öte yandan taksim ve kadastro yapılırken davacının babasının sağ olduğu, taksime ve kadastro tespitine itiraz etmediği, muris...'ün .... köyü 113 ada 28 parselde eşi ...'den gelen miras hakkını bedeli karşılığında davalıya noter senedi ile satarak devrettiği, 1982 yılında yapılan satışın tarihi dikkate alındığında taşınmazın tapusuz olması nedeniyle sözleşmesinin geçerli olduğu, zilyetlik nakledildiğinden taşınmazın mülkiyetinin davalı tarafından kazanıldığı, davalının da uzun yıllardır beri taşınmaza zilyet olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b/1. maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar vermiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin yukarıda sözü edilen kararına karşı yasal süresi içerisinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili, temyiz dilekçesinde, delillerin takdiri ve olaya uygulamasında hataya düşüldüğünü, taraflar arasında yapılan usulüne uygun bir taksim sözleşmesi bulunmadığını ve davacının miras hakkının terekede mahfuz olduğunu belirterek Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2019/1392 Esas, 2020/404 Karar sayılı kararının bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğinden ibarettir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1. maddesi, “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir."
3.2.2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi, “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.”
3.2.3. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 17. maddesi, “Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde Hazine adına tespit edilir.’’ hükümlerini içermektedir.
3.3. Değerlendirme
Kadastro sonucu Zonguldak ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 113 ada 28 parsel sayılı 14.406,46 metrekare yüz ölçümlü taşımazın, tarla ve fındıklık vasfı ile taksim ve kazandırıcı zaman aşımı nedeniyle 05.04.2007 tarihinde davalı adına tespit edildiği, öncesinde 113 ada 26, 27 ve 28 parsel sayılı taşınmazlar ile birlikte bir bütün halinde tarafların murisi ...' e ait iken onun 1956 yılında ölümü ile tüm mirasçıların taşınmazı kendi sınırlarını belirleyip kazık çakmak suretiyle zeminde fiilen bölüştükleri ve taksim ettikleri, uzun yıllar taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyetlerde bulundukları, fındık diktikleri, elli yıldan fazla süredir taksime herhangi bir itirazın olmadığı ve taşınmazların taksime göre zilyet edildiği, kadastro işlemleri sırasında da taksime uygun şekilde taşınmazın resmi olarak 3 parçaya ayrıldığı, 113 ada 26, 27 ve 28 nolu parsellerin oluştuğu, 28 parsel sayılı taşınmaza ait tutanağın itiraz edilmeksizin 05.07.2007 tarihinde kesinleştiği ve sicil kaydının oluştuğu, ayrıca zilyetlik ve taksime uygun olarak 113 ada 26 parselin ...; 113 ada 27 parselin ise ... (davacının babası) adına kaydedildiği anlaşılmaktadır.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinin yerinde olmasına göre Bölge Adliye Mahkemesince (IV/3.) numaralı paragrafta yer verilen gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi kararının ONANMASINA, aşağıda yazılı 26,30 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, kesin olmak üzere 03/10/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.