"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : KAYSERİ 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; davacı tarafın başvurusunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili, davacının Hazineden satın aldığı ve adına tescil edilen Kayseri ili ..... ilçesi ..... Mahallesi 112 ada 3 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının aynı yer 112 ada 2 parsel sayılı mera parseli içinde bırakıldığını, bu yerin davacının zilyetliğinde olup lehine edinme koşullarının da oluştuğunu ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli ve 2020/364 Esas, 2021/136 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın mera niteliğiyle 18/08/2005 tarihinde kesinleşen kadastro tutanağı ile mera olarak kaydedildiği, davacının kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayandığı, dava tarihinin ise 24/09/2020 olduğu, yasada öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın niteliği gereği hak düşürücü sürenin uygulanmayacağını, Yargıtay’ın uygulamasının bu yönde olduğunu, mülkiyet hakkının hak düşürücü süreye tabi olamayacağını, esas yönüyle malikin davacı olup yöntemince araştırma dahi yapılmadığını belirterek hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3.Gerekçe ve Sonuç
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 09.06.2021 tarihli ve 2021/526 Esas 2021/568 Karar sayılı kararıyla, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yazılı on yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz talebinde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, Yerel Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf dilekçesindeki taleplerin tekrarı ile ret kararının bozulmasını talep etmiştir.
3.Gerekçe
3.1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastrodan önceki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda Kayseri ili, .... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 112 ada 2 parsel saylı taşınmaz mera niteliğiyle orta malı olarak sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmiş, taşınmazın tutanağı 18.07.2009 ila 17.08.2009 tarihleri arasında askıya çıkarak kesinleşmiştir. Dava 24.09.2020 tarihinde açılmıştır.
3.2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde “Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” düzenlemesi yer almaktadır.
Bu sürenin hak düşürücü niteliğinde olduğu ve taraflarca öne sürülmese bile Mahkemece kendiliğinden değerlendirileceği tartışmasızdır.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın (IV/3.) numaralı paragrafında yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin takdirinin yerinde olmasına göre yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı 21,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 13/12/2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.