Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/164 E., 2021/586 K.

DAVALILAR : Hazine vekilleri Avukat ..., Avukat ..., Avukat ..., Avukat ... , ... vekilleri Avukat ..., Avukat ..., ... Köyü Tüzel Kişiliği

DAVA TARİHİ : ...

HÜKÜM : Ret

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı; ... ili, Merkez ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılıp 2005 yılında ihdasen Hazine adına 1701 parsel numarasıyla tescil edilen taşınmazın yaklaşık 40 dönümlük bölümünü 30 yılı aşkın zamandır kullandığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, taşlık arazi olup kullanılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.04.2014 tarihli ve 2012/299 E. 2014/110 K. sayılı kararıyla; zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.12.2014 tarihli ve 2014/15558 E. 2014/14470 K. sayılı kararıyla; tek ziraat bilirkişisi tarafından düzenlenen soyut ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiği, öte yandan taşınmazın öncesinin zilyetlikle iktisaba elverişli tarım arazisi olup olmadığının yeterince araştırılmadığı, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.06.2016 tarihli ve 2015/302 E. 2016/603 K. sayılı kararıyla; zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle fen bilirkişisinin krokisinde (A1) harfi ile gösterdiği taşınmaz bölümü yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 18.02.2020 tarihli ve 2016/17553 E. 2020/539 K. sayılı kararıyla; Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereklerinin yerine getirilmediği, bozma ilamında "ihdasen tapu kaydının oluştuğu 2005 yılından önceki 15-20-25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğraflarından yararlanılması” gereğine işaret edildiği halde bu dönemi kapsamayan 1988 ve 2001 tarihli hava fotoğrafları üzerinde inceleme yaptırıldığı, 1988 tarihli hava fotoğrafının incelenmesi neticesi sunulan bilirkişi raporunda, temyize konu taşınmaz bölümünün "sürülü" olduğunun belirtildiği, ne var ki, imar-ihyanın bu tarihte tamamlanmış olduğunun kabul edilmesi halinde dahi tapu kaydının ihdasen oluştuğu 2005 yılına kadar geçen sürenin zilyetlikle taşınmaz iktisabı için aranan 20 yıllık süreden az olduğu göz önüne alındığında yapılan hava fotoğrafı incelemesinin hüküm vermek için yeterli ve elverişli olmadığı, öte yandan, ziraatçı bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan raporda da taşınmazın imar-ihya edildiği tarihe değinilmediği, eksik araştırma, inceleme ve uygulamaya dayalı olarak karar verildiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahalli bilirkişiler ve tanıklar tapulama çalışmalarının yapıldığı sırada çekişmeli taşınmazın davacı tarafından kullandığını beyan etmişlerse de 1977 yılına ait hava fotoğraflarının incelenmesinde dava konusu taşınmazın sürülü olmadığının ve herhangi bir tarımsal faaliyet yapılmadığının tespit edildiği, ziraat bilirkişi kurulu raporunda da taşınmazın ihdasen Hazine adına tescil tarihi olan 2005 yılından geriye doğru 15 yıldır imar-ihyasının tamamlanarak tarımsal amaçlı kullanıldığının belirtildiği, 1988 yılına ait hava fotoğrafının ise 1985 yılı ve öncesine ilişkin tespit içeremeyeceğinden tek başına 20 yıllık zilyetlik süresinin ispatına yeterli olmadığı, bilirkişi raporları karşısında mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının soyut kaldığı, davacının 2005 yılından geriye doğru 20 yıldır taşınmazı kullandığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece 2005 yılından geriye doğru süre başlatılmışsa da 2005 yılından dava tarihi olan 2012 yılına kadar geçen sürenin de dikkate alınması gerektiğini, bu şekilde hesaplama yapılınca 22 yıldır taşınmazı kullandığının belli olduğunu, Mahkemece sadece hava fotoğrafları bakımından değerlendirme yapılmasının doğru olmadığını, bilirkişi raporlarında da yanlış değerlendirme yapıldığını, hak kaybına uğradığını, dava konusu taşınmazı 1979 yılından bu yana kullandığını, davanın haksız yere reddedilerek aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılıp bilahare ihdasen Hazine adına tescil edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1 inci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü ve 17 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

1. 1979 yılında ... ili, Merkez ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılıp 01.03.2005 tarihinde çekişmeli taşınmaz bölümünü de kapsayan 1701 parsel sayılı taşınmazın ham toprak vasfıyla Hazine adına ihdasen tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.

2.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 nci maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un uygulanacağı davalar yönünden HUMK’un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

3.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 346,90 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 inci maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

***