Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

İLK DERECE

MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; istinaf başvurusu kabul edilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararı HMK'nın 353/1.b.2. maddesi gereğince kaldırılarak davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olmakla, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenerek gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı, mirasbırakan babası ...’ün maliki olduğu 8668 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki payını davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, mirasbırakanın taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığını, mirasbırakanın amacının taşınmazı dava dışı torunu...ye geçirmek olduğunu, anılan temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline, karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı, taşınmazı bedeli karşılığında yatırım amacıyla satın aldığını, işlemlerin muvazaalı olmadığını, iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17/06/2019 tarihli ve 2017/457 E., 2019/522K. sayılı kararıyla;mirasbırakanın bankaya borcunun olduğu, davacıdan mal kaçırmasını gerektirecek sebep olmadığı, davalı tanık beyanlarına göre bedelin ödendiği, tapuda yapılan temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

1. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.İstinaf Nedenleri

Davacı vekili, İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde hataya düşüldüğünü, gerekçe kısmında genel itibari ile davalı tanık anlatımlarına yer verildiğini, tanık anlatımlarının dosyadaki diğer beyan ve belgeler ile çeliştiğini, dosya kapsamında toplanan delillerden murisin yıllardır ikamet ettiği, tek mal varlığı olan evini satmaya ihtiyacı olmadığı ve satmak için haklı ve makul bir nedeninin bulunmadığının da ispatlandığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürerek, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

3. Gerekçe ve Sonuç

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 23/12/2021 tarihli ve 2019/2096 E., 2021/2457 K. sayılı kararıyla; davacının mirasbırakanın tek mirasçısı olduğu, mirasbırakanın davacının ilk evliliğinden olma, küçüklüğünden evleninceye kadar kendisi ile birlikte yaşayan torunu Emine’yi yararlandırmak amacıyla Emine’nin eşinin arkadaşı olan davalıya, kayden maliki olduğu, ikamet ettiği ve satmasını gerektirir bir borcu bulunmadığı taşınmazı, satış göstermek suretiyle temlik ettiği, mirasbırakan ile davacının arasının açık olduğu, temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

1.Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Temyiz Nedenleri

Davalı vekili, dinlenen davacı tanıklarının mirasbırakan ile davacının arasının iyi olduğunu belirttiklerini, tanık olarak dinlenen mirasbırakanın kardeşi ....’nın dava dışı Emine’ye düşkün olduklarını ancak mirasbırakanın ev verecek kadar düşkün olmadığını, satış işleminin gerçek olduğunu, taşınmazın satılık olduğunun çevrede bilindiğini, bedelin nakden tapuda ödendiğini, gerçek değer ile ödenen değer arasında fahiş fark bulunmadığını, mirasbırakanın son yıllarını borçlu olarak geçirdiğini, davalının iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

3. Gerekçe

3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

3.2. İlgili Hukuk

3.2.1.Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun 706., Türk Borçlar Kanunu'nun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

3.3. Değerlendirme

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinin yerinde olmasına göre, Bölge Adliye Mahkemesince (IV/3.) no.lu paragraftaki gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.

VI. SONUÇ:

Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 4.097,80 TL bakiye onama harcının davalıdan alınmasına, 26/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olmak üzere karar verildi.

***