"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece; İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına dair verilen karara, İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesince uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; verilen davanın kabulüne ilişkin karar, yasal süre içerisinde davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 27/09/2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... Hubesaryan ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlandı, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, mirasbırakan annesi ...’in 10 numaralı bağımsız bölümünün ½ payını 04/03/1999 tarihinde; kalan payı da 21/02/2011 tarihinde mirastan mal kaçırma amacıyla davalı kızına satış suretiyle devrettiğini, temlik tarihi itibarıyla mirasbırakanın taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığını, ayrıca dava dışı iki parça taşınmazını daha devrettiğini, mirasbırakanla arasında dargınlık olduğu için tüm mal varlığını elden çıkarma yoluna gittiğini ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, mirasbırakanın hem kardeşlerinin hem de kendi tedavisi için paraya ihtiyacı olduğunu, bu süreçte mirasbırakana maddi ve manevi olarak katkıda bulunduğunu, çekişmeli taşınmazı da bedeli karşılığında satın aldığını, temlikin bedel karşılığında yapıldığı hususunun mirasbırakanın imzalı belgesi ile de sabit olduğunu, diğer yandan mirasbırakanın 25 parsel sayılı taşınmazdaki dükkanın 3/4 payını davacıya bedelsiz devrettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17/07/2018 tarihli ve 2016/247 E., 2018/271 K. sayılı kararıyla; temlikin gerçek bir satış işlemi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın satış bedelinin rayiç değerlere göre makul olmadığını, dosyada bir örneği bulunan 04.03.1999 tarihli, 1058 yevmiye no.lu tapu senedinin bedel kısmında 2,250,000,000 TL yazdığını, 2.250.000,000 TL'den 6 sıfır atıldığında bedelin Yeni Türk Lirası olarak karşılığının gerekçeli kararda belirtildiği gibi 22.500,00 TL değil, 2.250,00 TL olduğunu, mahkemenin bu hususu dikkate almadığını, dosyada bulunan deliller değerlendiğinde intifa hakkı tesisinin taşınmazın değerini etkilemeyeceğinin açık olduğunu, mirasbırakanın sağlık sorunları nedeniyle taşınmaz satmadığını, emekli aylığı ve kira geliri bulunduğunu, davacının 1999 yılında davalıya başka bir taşınmazı satmasının yaşadığı ekonomik sıkıntı nedeniyle olduğunu, muavazaa olgusunun toplanan deliller ile ispat edildiğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nin 28/03/2019 tarihli ve 2018/1772 E., 2019/491 K. sayılı kararıyla; mirasbırakanın taşınmaz satmaya ihtiyacı olduğu ve bedeli mukabilinde taşınmazını davalıya devrettiği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma Kararı
Dairenin 27/04/2021 tarihli ve 2019/2606 E., 2021/2605 K. sayılı kararıyla; ''...Somut olaya gelince; dinlenen davacı tanıklarının beyanlarından mirasbırakanın davacının yaptığı evlilikten memnun olmadığı için davacıya hiç mal vermeyeceği şeklinde sözler söylediği anlaşılmaktadır. Buna karşılık; davalının delil olarak dayandığı mirasbırakanın imzasını taşıyan belge, muris muvazaasının tarafı olan mirasbırakanın eli ürünü olup, bu belgeye itibar edilemeyeceği gibi davalı tarafından mirasbırakanın hesabına yatan bedelin tamamı ise kısa süre içerisinde hesaptan çekilmiş olmakla, ödemenin muvazaanın gizlenmesi amacıyla yapıldığı değerlendirilmiştir.
Hal böyle olunca, mirasbırakanın davalıya yaptığı temliklerdeki gerçek iradesinin satış değil de, davacıdan mal kaçırma amacını taşıdığı sabit görüldüğünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı olduğu üzere hüküm tesisi doğru görülmemiştir.'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 18/01/2022 tarihli ve 2021/239 E., 2022/4 K. sayılı kararıyla; bozma kararında belirtilen gerekçe benimsenmek suretiyle; davanın kabulü ile tapu iptal-tescile karar verilmiştir.
4. Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararında maddi ve hukuksal hataya düşüldüğünü, mirasbırakanın ve davacının ihtiyaç nedeni ile taşınmazlarını birer birer davalıya sattıklarını, maddi hata ile tüm mal varlığının mirasbırakan tarafından davalıya bırakıldığı şeklinde değerlendirildiğini, halbuki bu durumun gerçek olmadığını, davacı tanıklarının gerçek dışı ifadelerde bulunduklarını, mirasbırakan ile tanık arasında husumet bulunduğunu, yanlı/ihtilaflı tanık beyanlarının bozma kararının gerekçesine konu edildiğini, davalı tanık beyanlarının ise gerekçeye konu olmadığını, bozma gerekçelerinin anayasaya, mülkiyet hakkına, ilgili kanunlara, içtihatlara aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın bedeli karşılığında satın alındığını, davalının sadece annesinden değil, davacıdan da taşınmazlar satın aldığını, yargıtay kararındaki maddi hataların tekrar değerlendirilmesi gerektiğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
6. Gerekçe
6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
6.2. İlgili Hukuk
6.2.1.Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
6.2.2. Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince de hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır.
6.2.3. Hemen belirtilmelidir ki; muris muvazaası hukuki sebebine dayalı davalarda dava değeri, dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden davayı açan mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet eden kısım olup, davanın kabulü halinde bu değer üzerinden nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, harç kamu düzeni ile ilgili olup temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re’sen gözetilmesi gereken hususlardandır.
6.3. Değerlendirme
6.3.1. Dosya içeriğine, toplanan delillere, delillerin takdirinin yerinde oluşuna, (V/2) no.lu paragrafta yer verilen hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılmasına, (V/3) no.lu paragrafta yer verilen Mahkeme kararının dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
6.3.2. Ancak, somut olayda, dava konusu taşınmazın tapu kaydı davacının yasal miras payı oranında iptal edilerek, yine davacının yasal miras payı oranında adına tesciline karar verilmesi gerekirken; tapu kaydının tamamı iptal edilerek davalı adına da yeniden tescile neden olacak şekilde karar verilmesi doğru değil ise de; değinilen bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekir.
6.3.3. Diğer yandan, dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla keşfen saptanan değeri 869.000,00 TL üzerinden davacının 1/2 olan miras payına göre dava değeri 434.500,00 TL olmakla, alınması gereken nispi karar ve ilam harcının bu değer üzerinden hesaplanması gerekirken, dava konusu taşınmazın satış tarihindeki değeri üzerinden eksik nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi de doğru değil ise de değinilen bu husus da yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekir.
VI. SONUÇ
1. (V/6.3.1.) no.lu paragrafta açıklanan nedenlerle; davalının yerinde bulunmayan sair temyiz itirazlarının reddine,
2. (V/6.3.2.) ve (V/6.3.3.) no.lu paragraflarda açıklanan nedenlerle; davalının temyiz itirazının değinilen yönden kabulüne;
3. Hükmün 2. bendinin hükümden çıkarılarak yerine 2. bent olarak;
''2- İstanbul ili, Şişli ilçesi, Feriköy Mahallesi, 1242 ada, 78 parselde kayıtlı 3. Kat 10 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının 1/2 payının iptali ile davacı adına tesciline,'' cümlesinin yazılmasına,
Hükmün 3. bendinin hükümden çıkarılarak yerine 3. bent olarak;
''3- Alınması gereken 29.680,69 TL harçtan, peşin alınan 1.707,75 TL peşin harç ve 5.712,50 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 7.420,25 TL harcın mahsubu ile kalan 22.260,44 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,'' cümlesinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/09/2022 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden davalı vekili için 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilen davacıdan alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27/09/2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.