"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonucunda; yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi;
I. DAVA
Davacı, mirasbırakan babası.....’in 4 parseldeki 4 numaralı bağımsız bölümü davalıya satış göstermek suretiyle temlik ettiğini, işlemin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, mirasbırakan babasının dava konusu taşınmazı kendisi için aldığını, davacıya da evlenmeden önce ev aldığını, amacının mal kaçırma değil paylaştırma olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 02.03.2016 tarihli ve 2015/32 E., 2016/177 K. sayılı kararıyla;davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma Kararı
Dairenin 14.10.2019 tarihli ve 2016/12998 E., 2019/5218 K. sayılı kararıyla;“...Somut olaya gelince; dinlenen tanıklar murisin diğer çocuklarıyla bir problemi olmadığını bildirmişlerdir. Yine tanıklar mirasbırakanın diğer çocuklarından mal kaçırmasını gerektirir somut bir bilgi ortaya koyamamışlardır. Taşınmazın davalıya bedelsiz temlik edildiği sabit ise de murisin amacının çocuklarından mal kaçırmak olmayıp davalının polis olan eşinin İstanbul'a tayin edilebilmesi için oturacakları ev olması amacıyla temlik ettiği sonuca varılmaktadır. Bu durumda yukarıda değinilen 01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı İBK'nın olayda uygulama yeri yoktur. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir." gerekçesiyle bozulmuş, davacı vekilinin karar düzeltme isteği Dairenin 04.06.2020 tarihli ve 2020/838 E., 2020/2190 K. sayılı kararıyla reddedilmiştir.
3. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 16.10.2020 tarihli ve 2020/180 E., 2020/354 K. sayılı kararıyla;mirasbırakanın mirasçılardan mal kaçırmasını gerektirir bir durum bulunmadığı, davaya konu taşınmazın devrindeki amacının çocuklarından mal kaçırmak olmadığı gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili, tanık olarak dinlenen tarafların annesi Hikmet’in; mirasbırakanın 2010 yılında parkinson, 2011 yılında da alzheimer hastalığına yakalandığını, amacının bütün çocuklarına ev vermek olduğunu, ilk olarak davalıya ev aldığını ancak diğerlerine ev veremeden vefat ettiğini bildirdiğini, tanık beyanından dava konusu taşınmazın satış işlemi yapılarak aslında hibe edildiğini ve mirasçılar arasında paylaştırma yapılmadığını, mirasbırakanın akit sırasında hukuki elhiyetinin de bulunmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
6. Gerekçe
6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
6.2. İlgili Hukuk
6.2.1. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun 706., Türk Borçlar Kanunu'nun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
6.2.2. TMK 6. maddesinde;"Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür", HMK 190/1. maddesinde; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir " düzenlemeleri yer almaktadır.
6.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere göre hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak (IV/3.) numaralı paragrafta gösterilen şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
V.SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 27/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.