"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/7 E., 2022/227 K.
DAVACILAR : ... vekilleri Avukat ..., Avukat ..., Avukat ...
DAVA TARİHİ : ...
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece verilen karar Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş; kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ...’de bulunan ve kadastro sırasında dere yatağı olduğundan bahisle tespit harici bırakıldıktan sonra idari yoldan Hazine adına 1165 parsel numarasıyla tescil edilen taşınmazın yaklaşık 3,5 dönümlük kısmında davacının zilyet olduğunu belirterek taşınmazın bu bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22.01.2014 tarihli, 2013/141 Esas, 2014/48 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.656,94 metrekarelik taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içerisinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
2. Karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.12.2014 tarihli, 2014/16008 Esas, 2014/14776 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece yapılan zilyetlik araştırmasının yeterli olmadığı belirtilerek hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, Mahkemenin 27.04.2016 tarihli, 2015/315 Esas, 2016/265 Karar sayılı kararıyla; bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.656,94 metrekarelik bölüm üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile bu bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15.10.2019 tarihli, 2016/12685 Esas, 2019/6371 Karar sayılı kararıyla; bozma ilamına uyulduğu halde gereklerinin yerine getirilmediği belirtilerek tanık ve mahalli bilirkişilerden sorulmak ve hava ve uydu fotoğraflarından yararlanılmak, 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu ve jeolog bilirkişiden rapor alınmak suretiyle çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin süre ve niteliğinin belirlenmesi gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Temyize Konu Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; dava konusu yerin dere özelliğini kaybettiği ve imar-ihya yapılmak suretiyle uzun yıllardır davacının kullanımında olduğu, davacı lehine tescil şartlarının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne, 331 ada 5 parsel ( Eski 1165 parsel) sayılı taşınmazın fen bilirkişilerinin 30.11.2021 tarihli raporlarının ekindeki 6 numaralı krokide (A) harfi ile gösterilen 2.657,00 metrekarelik kısmına ilişkin davalı adına olan tapunun iptali ile bu kısmın davacı adına ayrı bir parsel numarası verilerek tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkeme kararına karşı süresi içerisinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ve eksik inceleme ile karar verildiğini, davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, bozmaya uyulduğu halde gereklerinin yerine getirilmediğini, davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; tapusuz taşınmaz iken idari yoldan Hazine adına tescil edilen taşınmazda tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Kadastro çalışmaları sonucunda ... mahallesi çalışma alanında bulunan taşınmaz dere yatağı olduğundan bahisle tespit harici bırakılmış, 2002 yılında 1165 parsel numarası ile ihdasen Hazine adına ham toprak vasfıyla tescil edilmiştir.
2. Mahkemece çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de bozmaya uyulduğu halde gerekleri eksiksiz olarak yerine getirilmemiş, çekişmeli taşınmazla ilgili 3402 sayılı Kanun’un 22/a maddesi uyarınca çalışma yapıldığı halde bu çalışmaya ilişkin evrak dosya arasına alınmamış, çekişmeli taşınmaz bölümünün ne şekilde davacıya intikal ettiği kesin olarak belirlenmemiş, davalı Hazine men kararına dayanmakla birlikte çekişmeli taşınmazın men kararına konu olup olmadığı belirlenmemiş, dava konusu taşınmazla ilgili davacı tarafça Hazineye ecrimisil ödenip ödenmediği üzerinde durulmamış, hava fotoğraflarından usulünce yararlanılmamış, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin süre ve niteliği kesin olarak belirlenmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.
3. Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, dava konusu taşınmazla ilgili Kadastro Kanunu'nun 22/A maddesi uyarınca yapılan işlemlere ilişkin evrak getirtilmeli, çekişmeli taşınmazla ilgili meni müdahale kararı olup olmadığı ve davacı yanca Hazineye ecrimisil ödenip ödenmediği belirlenmeli, çekişmeli taşınmazın tescil edildiği 2002 yılından 15-20-25 yıl öncesine ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya ikmal edilmelidir.
4. Daha sonra mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, taşınmazın bulunduğu köyde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik mahalli bilirkişi kurulu ile fen (teknik), jeodezi ve fotogrametri mühendisi, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve jeolog bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
5. Yapılacak keşifte dinlenilecek mahalli bilirkişilerden dava konusu taşınmazın öncesinin ne olduğu, kime ait bulunduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren ne şekilde ve hangi hukuki nedene dayalı olarak kullanıldığı, taşınmazın meni müdahale kararına konu olup olmadığı, taşınmaz için ecrimisil ödenip ödenmediği hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalıdır.
6. Fen bilirkişiden 22/A uygulamasını da gösterir şekilde keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, taşınmaza komşu parselleri de göstermek ve taşınmazın men kararına konu olup olmadığını belirtir şekilde ayrıntılı kroki ve rapor alınmalı; 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni, üzerinde sürdürülen ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığı ve ekonomik amaca uygun zilyetlik varsa hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğünü açıklayıp tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş hava fotoğrafları jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek stereoskop aletiyle incelenmeleri neticesinde taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, öncesinin ne olduğunu, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı; jeolog bilirkişiden dava konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğini, dere yatağı niteliğinde olup olmadığını, evveliyatının çay veya dere yatağı niteliğinde olup olmadığını, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığını, halen aktif dere yatağında kalıp kalmadığını, aktif dere yatağında kalmıyor ise derenin etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığını açıklayan bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır.
7. Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların mirasbırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenerek Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalıdır.
Yukarıda sayılan hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 inci maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.