"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/113 E., 2021/468 K.
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozma kararına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; Sakarya ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 105 da 58,105 ada 61,105 ada 67, 105 ada 72, 105 ada 77, 126 ada 9, 126 ada 10, 129 ada 4, 125 ada 19, 105 ada 67, 129 ada 6, 129 ada 10, 129 ada 11, 133 ada 8, 133 ada 10, 133 ada 11, 155 ada 157 parsel sayılı taşınmazların müşterek miras bırkan ...'dan intikal ettiği, mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediğini ileri sürerek davalılar adına kayıtlı tapu kayıtlarının iptali ve miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiş; 29.04.2014 tarihli celsede davaya konu 105 ada 58 parsel ve 126 ada 9 parsel sayılı taşınmazlar yönünden açmış olduğu davadan feragat ettiğini ve 155 ada 157 parsel sayılı taşınmazın da tapu kaydının olmadığını dava dilekçesinde yanlışlıkla yazıldığını beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili; müvekkillerinin edinmiş olduğu parsellerde herhangi bir usulsüzlük olmadığını, ayrıca dava konusu taşınmazlarda zamanaşımı, hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekillerinin davacının kardeşleri olması hasebiyle kendisine düşecek olan hisse tutarlarını vermeyi kabul ettiklerini beyan etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece; dava konusu taşınmazlardan 129 ada 4, 6, 10, 11, 125 ada 19, 133 ada 10, 11 ve 133 ada 8 parsel sayılı taşınmazların kök mirasbırakan ...'dan mirasçılarına intikal ettiği, kök mirasbırakanın ölmeden önce taşınmazlarını mirasçılar arasında taksim etmediği, vefatından sonra usulüne uygun bir taksim sözleşmesinin bulunmadığı belirlenerek tapu kaydının iptali ile 60/560 hissesinin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, geri kalan kısmın tapu kayıt malikleri uhdesinde bırakılmasına; 105 ada 61, 67, 72 ve 77 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise kadastro tutanaklarının kesinleşmesinin üzerinden 10 yıldan fazla süre geçtiği gerekçesiyle açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine; 105 ada 58 ve 126 ada 9 sayılı taşınmazlar hakkındaki davaların feragat nedeniyle reddine, 155 ada 157 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan dava ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına;126 ada 10 parsel sayılı taşınmazın ise davalı ...'a ... tarafından satıldığı,...'ın eşi ...'dan miras yoluyla intikal ettiği, ...'a da taşınmazın annesinden miras yoluyla intikal ettiği,taşınmazın kök mirasbırakan ...'dan intikal eden taşınmazlardan olmadığı anlaşıldığı belirlenerek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından 105 ada 61, 67, 72 ve 77, 126 ada 10 parsel sayılı taşınmazlar ile davalılar ..., ..., ..., ... vekili lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.12.2019 tarihli ve 2016/12916 Esas, 2019/8392 Karar sayılı kararıyla; davacı ... vekilinin 105 ada 61, 67, 72 ve 77 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki temyiz itirazlarının reddine karar verilerek bu parsellerle ilgili usul ve yasaya uygun olan hükmün onandığı, dava konusu 126 ada 10 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarına yönelik incelemede ise, Mahkemece bu parselin öncesinin mirasbırakan ...'dan gelip gelmediği hususunun hüküm vermeye yeter derecede açıklığa kavuşturulmadığı; doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yeniden keşif yapılarak yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarınını maddi olaylara dayalı olarak dinlenilmesi, yerel bilirkişi ve tanık sözleri terekeye dahil taşınmazların tespit tutanakları ve kesinleşmiş iseler kadastroca oluşan tapu kayıtları ile denetlenmesi gerektiği belirlenerek bu parsel yönünden karar bozulmuş; yine davacı ... vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarını değerlendirmede ise 105 ada 61, 67, 72 ve 77 parsel sayılı taşınmazlar yönünden dava hak düşürücü süre nedeniyle; 105 ada 58, 126 ada 9 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise dava feragat nedeniyle reddedildiğine göre maktu vekalet ücreti tayin ve takdiri gerektiği, kendilerini vekille temsil ettiren davalılara fazladan vekalet ücreti takdir edilmesinin isabetsiz olduğu belirlenerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma kararıyla onanarak kesinleşen taşınmazlar dışında kalan dava konusu 126 ada 10 parselin dinlenen mahalli bilirkişi beyanları sonucu davacının iddia ettiği şekilde kök mirasbırakan ...'dan gelmediği kanaatine varıldığı belirlenerek davanın 126 ada 10 parsel yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; davaya konu parselin kök mirasbırakanlarına ait olduğu hususunda bir ihtilaf olmadığını, anneleri ...' dan gelmesi ile babaları ...' dan gelmesi hususunda muvazaa açısından bir farklılık bulunmadığını, davaya konu parselin kök mirasbırakanlarından gelmekle birlikte davalının muvazaa ile üzerine tescil ettirdiğini, Mahkemece mirasbırakan olarak sadece baba ... üzerinden değerlendirme yaptığını, anne ...'nın da mirasbırakan olduğunu, ...' dan müvekkile düşen hissenin de muvazaa nedeniyle iptali gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı, 713 üncü maddeleri
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ıncı maddesi
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü, 15 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Kadastro sonucu;Sakarya ili, ... ilçesi, ... köyü 126 ada 10 parsel sayılı 446,65 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın kazandırıcı zamanaşımına dayalı olarak ... adına 26.07.2008 tarihinde tespiti yapılmış; 22.10.2008 tarihli komisyona itiraz sonucu kadastro komisyonu tarafından zeminde ve askı ilanında yapılan incelemelerde ... köyü kadastro çalışmaları sırasında sınırlandırma, ölçü ve tespitlerinde 126 ada 9 ve 10 numaralı parsellerin üç kişiye ait olduğu ve 1998 yılında bu yeri ikiye ifraz ederek aralarında yaptıkları rızai taksim sonucu 126 ada 9 numaralı parselin ... ve ...' a eşit hisse olarak 126 ada 10 numaralı parselinde ...'a isabet ettiği ve sınırlarını maliklerin mutabakatlarıyla belirledikleri ve bu sınırlara tel çit çekerek kesinleştirdikleri ve kadastro sırasında ölçümlerin zeminde bulunan sınırlara göre yapıldığı belirlenerek tespit kesinleşmiştir.
3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Karar karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi