Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/802 E., 2022/874 K.

HÜKÜM/KARAR : Ret / Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ilgaz Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/138 E., 2019/165 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I .DAVA

Davacı vekili: Çankırı İli, Ilgaz İlçesi, ... Köyü’nde kain 112 ada 5 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu ancak kendisine ait taşınmazın yüzölçümünde eksiklik bulunduğunu, taşınmazın bir kısmının yol olarak tescil edildiğini, bir kısmının 110 ada 1 parsel sayılı taşınmaza eklendiğini ileri sürerek keşifte belirlenecek kısımların kendisine ait 112 ada 5 parsel sayılı taşınmaza eklenmesini talep etmiştir

II. CEVAP

Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen ve yol olarak tespit edilen kısmın 1953 tarihli, 1978 tarihli ve 1990 tarihli hava fotoğraflarında yol olmadığı, tanık beyanlarından (A) harfli yerin kadastro öncesinde yaklaşık 20 seneden fazla terk edildiğinin anlaşıldığı, yine bilirkişi raporunda (B) harfli yerin özel mülkiyetle kazanılabilecek yerlerden olduğu ancak 20 yıldan fazladır kimse tarafından kullanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş 24.01.2022 tarihli ek karar ile kararın kesin olarak verilmiş olması nedeni ile davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına ve ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Nedenleri

Davacı vekili; Mahkeme kararının kesin nitelikte verilmesinin hatalı olduğunu, mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarıyla davasını ispatladığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiş; ek karara karşı 3402 sayılı Kanun'a eklenen ek-6 ncı maddeye göre kararın kesin nitelikte verilmesinin doğru olmadığını, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın, tescil harici yol olarak bırakılarak bilirkişi raporunda (A) harfli taşınmaz bölümünün tescili, (B) harfli 110 ada 1 sayılı parsel içinde kalan kısım yönünden ise tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğunu, 3402 sayılı Kanun'a eklenen Ek-6 ncı madde uyarınca bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 53,89 m²'lik taşınmaz bölümünün değerinin 808,35 TL olarak belirlendiği, karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı olarak belirlenen 4.400,00 TL’nin altında kaldığı, Mahkeme tarafından 24.01.2022 tarihli ek kararıyla bu yönden HMK.nun 346 ncı maddesi gereğince istinaf talebinin reddine karar verildiği ve verilen bu kararda bir isabetsizlik bulunmadığı; bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen taşınmaz yönünden ise, istemin tapu iptal ve tescil istemine olduğu, 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek-6 ncı madde uyarınca miktar ve değerine bakılmaksızın kanun yolu incelemesine tabi olduğu, davacı vekilinin istinaf dilekçesinin ek karar ile reddine karar verilmiş olmasının yasal düzenlemeye aykırı olduğu gerekçesiyle (B) harfiyle gösterilen kısım yönünden ek kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede; mahalli bilirkişilerin 110 ada 1 taşınmazın içinde yer alan kısmın davacıya ait olup olmadığını bilmediklerini ifade ettikleri, davacı tanıklarının ise bu yerin davacının parseli olan 112 ada 5 parselin uzantısı olduğu ancak 40-45 yıldır kullanılmadığı, uzun zaman önce harman yeri olarak kullanıldığı yönünde beyanda bulundukları, taşınmazda zilyetliğin uzun yıllar önce terk edildiği, zilyetlik iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle, tescil davası yönünden ek karara yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, tapu iptali ve tescil davası yönünden ek kararın kaldırılarak Mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf dilekçelerindeki taleplerini tekrar ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tescil ve tapu iptali tescil istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1 inci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü ve 17 incı maddeleri

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı 189,15 TL temyiz giderinin temyiz eden tarafa yükletilmesine,

04.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

***