"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1346 E., 2022/1520 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret / Kısmen Kabul - Karar Kaldırılarak Dava Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/1155 E., 2022/162 K.
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; çekişme konusu ... köyü çalışma alanında bulunan taşınmazın mirasbırakan babasından kendisine intikal ettiğini, ancak kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın hatalı olarak davalı adına tespit ve tescil edildiğini, davalının taşınmazla bir ilgisi bulunmadığını ileri sürerek 395 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; davanın haksız ve yersiz olduğunu, dava konusu taşınmazın kendisine eşinden miras kaldığını, davacının taşınmazdaki hakkının 1/3 pay olduğunu, mirasbırakanın ölümünden beri taşınmazı ekip biçtiğini, taşınmazı imar ve ihya ettiğini ve taşınmaz için 10.000 TL civarında masraf yaptığını belirterek taşınmazın tamamına yönelik haksız davanın reddine, davacının 1/3 miras payına ilişkin kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2018/1155 Esas, 2022/162 Karar sayılı kararı ile; davacı tarafça iddianın ispat edilemediği, dava konusu taşınmazın davalıya ait olduğu ve uzun süredir davalının kullanımında olduğunun mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile sabit olduğu, dava konusu yerin paylaşılmak suretiyle davalıya kaldığı, davacının kadastro öncesi ve sonrası döneme ilişkin olmak üzere kendi zilyetliğini ispata elverişli delil sunamadığı, davalının 1/3 payın davacıya verilmesi yönündeki rızasına ise taşınmazın 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu uyarınca belirlenen yüzölçümü altında kalacak bir biçimde bölünememesi gereği itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tarafların delil listesinde bildirmiş oldukları tanıkların dinlenilmediğini, taşınmazın öncesinde davacının mirasbırakanı...’a ait olduğunu, taşınmazın 1/3 payının davacıya miras kaldığını, 1/3 payın davacıya verilmesi yönünde davalının rızası bulunduğunu, davanın kabulüne veya kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 24.02.2022 tarihli ve 2022/1346 Esas, 2022/1520 Karar sayılı kararıyla; eldeki davanın kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğu, bu tür davalarda 5403 sayılı Yasa'nın miktar sınırlamasına ilişkin hükümleri uygulanamayacağından, davalının dava konusu taşınmazın 1/3 payı yönünden davayı kabulünün göz önüne alınarak 1/3 pay yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kısmen kabulü ile taşınmazdaki 1/3 pay yönünden davacı adına tescile karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen, kabul edilen kısım yönünden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, yargılama giderlerinin de kabul-ret oranına göre paylaştırılması gerekirken tamamının davacı üzerinde bırakıldığını, ayrıca davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek anılan yönlerden kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın davalıya miras yolu ile intikal ettiğini, taşınmaz bir bütün olarak davalı tarafından ekilip biçildiği için de kadastro çalışmalarında davalı adına tespit edildiğini, taşınmazın tarım arazisi olup bölünemez nitelikte olduğunu, taşınmazın mirasbırakanın ölümünden itibaren davalı tarafından bir bütün olarak ekilip biçildiğini, davalı tarafından imar ve ihya edildiğini, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu uyarınca taşınmazın bölünemez nitelikte olduğunu, davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 702 inci ve 713/1 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Kadastro çalışmaları sonucu ... köyü çalışma alanında bulunan 395 ada 1 parsel sayılı 5.728,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 01.09.2008 tarihinde davalı ... adına tespit edilmiş, kadastro tutanağı 05.01.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere özellikle davalı tarafça süresi içinde verilen cevap dilekçesi ile davacının dava konusu taşınmazdaki 1/3 paya yönelik talebine ilişkin kabul beyanına göre dava konusu taşınmazdaki 1/3 pay yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacının ve davalının işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak kaldırılan kararın yerine yeniden hüküm tesisi ile davacının davasının 1/3 pay yönünden kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen kabul edilen kısım yönünden ön inceleme duruşmasından önce kabul beyanında bulunulduğu da gözetilerek davacı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve kabul ve ret oranına göre yargılama giderlerinin davacı ile davalı arasında oranlanması gerekirken tamamının davacı üzerinde bırakılması doğru değildir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı ve davalının işin esasına yönelik yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacının diğer temyiz itirazlarının değinilen yönlerden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının A bendinin 2 numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine 2. bent olarak “Davanın kabulüne karar verilen değer üzerinden (4.105,76 TL) alınması gerekli 93,48 TL harçtan peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan (35,90 TL +193,27 TL) toplam 229,17 TL harcın mahsubu ile kalan 135,69 TL harcın davacıya iadesine” cümlesinin yazılmasına; hükmün A/3. bendi hükümden çıkarılarak yerine 3. bent olarak “Davacı tarafından yapılan keşif gideri, bilirkişi ücreti, tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 965,60 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 321,87 TL’si ile davacı tarafından yapılan 77,00 TL ilk dava açılış giderinin (peşin harç 35,90 TL, başvurma harcı 35,90 TL ve vekalet harcı 5,20 TL) davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,” cümlesinin yazılmasına; hükme A bendinin 5. bendi olarak “Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 2.052,88 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine” cümlesinin yazılmasına, kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.