Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1607 E., 2022/1785 K.

HÜKÜM/KARAR : Kabul/Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kangal Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/304 E., 2021/603 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı; Kangal ilçesi, ... köyü sınırları içerisinde bulunan 134 ada 158 nolu Hazine/mera perseli içerisinde kalan yaklaşık 12 dönüm tarla ile yine davalı ... adına tescil edilen 119 ada 13 parsel, 109 ada 57 parsel, 134 ada 51 parsel, 134 ada 53 parsel, 117 ada 2 parsel, 119 ada 11 parsel, 119 ada 23 parsel, 103 ada 93 parsel, 103 ada 71 parsel, 103 ada 91 parsel, 103 ada 68 parsel, 103 ada 106 parsel, 112 ada 84 parsel, 112 ada 80 parsel, 112 ada 6 parsel, 148 ada 20 parsel, 134 ada 54 parsel sayılı tarla -arsa vasfında taşınmazların muris ...'dan intikal etmiş olup mirasçılar arasında rızai taksim yapılmadığını, eklemeli zilyetlikle yaklaşık 70-80 yıldır nizasız fasılasız malik sıfatıyla zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu belirterek taşımazların tapusunun iptali ile miras bırakan Mehmet oğlu ... mirasçıları adına veraset ilamındaki payları oranında tapuya tescilini talep etmiştir.

Mahkemenin 2019/128 Esas sayılı dosyasında süren yargılama sırasında 23.12.2020 tarihli celsede 134 ada 158 parsel sayılı taşınmaza yönelik dava tefrik edilerek temyize konu dosya esasına kaydedilmiştir.

II. CEVAP

Davalılar, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesindeki ve 4721 sayılı TMK'nın 713/1. maddesindeki şartları sağladığı ve davasını ispat ettiği gerekçesi ile fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 11.736,93 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Nedenleri

Davalı temsilcisi istinaf dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu alanın sınırında 134 ada 58, 59, 164 parsel sayılı şahıs parselleri ve mezarlık olduğu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi tarafından verilen raporda 1977, 1985 ve 1999 tarihli hava fotoğraflarında (A) ile belirtilen alan ile kalan bölüm arasında doğal sınırların görüldüğü, kullanımın olduğu, ziraat bilirkişi kurulu raporunda, taşınmazın tarım arazisi olduğu ve mera parseliyle ayrıştığı; İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalı Hazine temsilcisinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri

Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 . ve 16. ve 18 . maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Kadastro sonucunda Sivas ili, Kangal ilçesi, ... köyünde bulunan 134 ada 158 parsel sayılı 4.220.021,32 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, hükmen ifraz sonucunda 134 ada 164 parsel sayılı mera nitelikli parsel ve 134 ada 165 parsel sayılı Hakkı Yıldırım ve müşterekleri adına kayıtlı tarla vasıflı taşınmaz oluşmuştur.

2. Mahkemece temyize konu taşınmaz bölümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de dava konusu taşınmazın mera niteliğinde olup olmadığı kesin olarak belirlenmemiş, taşınmazın (A) bölümünün davacı adına tescili nedeniyle kuzeyinde kalan (B) bölümü hakkında hüküm kurulmamış, bu bölümün mera niteliği ile kalması ve taşınmazın güneyinde de mera parseli bulunması nedeniyle çekişmeli taşınmazın davacılar adına tesciline karar verilmesinin mera bütünlüğünü bozacağı ve mera niteliğindeki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin kazanıma elverişli olmadığı düşünülmemiş, 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesindeki sınırlamalar açısından usulünce araştırma yapılmamıştır.

Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.

3. Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle çekişmeli taşınmaz bölümüne ait temin edilebilen en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmaz bölümlerinin bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ve 1977 yılından öncesine ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya ikmal edilmelidir.

4. Bundan sonra, Mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, taşınmazın bulunduğu köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek 3’er kişilik mahalli bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki keşifte yer almamış 1 fen (teknik) bilirkişisi, 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulundan oluşturulacak bilirkişi kurulu katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır.

5.Yapılacak keşifte mera parseli ile çekişmeli taşınmaz arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı belirlenmeli, taşınmazın kadim mera olup olmadığı hususu üzerinde durulmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera niteliğinde olup olmadığı, geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildikleri hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanaklarıyla denetlenmelidir.

6. 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulundan çekişmeli taşınmaz bölümünün niteliğiyle ilgili önceki tarihli ziraatçi bilirkişi raporunu da irdeler mahiyette ve mera parseliyle karşılaştırmalı biçimde toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığı ve ekonomik amaca uygun zilyetlik varsa hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü açıklattırılarak tarımsal niteliğini, mera parseli ile çekişmeli taşınmaz arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; hava fotoğrafları jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişilere tevdi edilerek stereoskop aletiyle incelenmeleri neticesinde taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, öncesinin ne olduğunu, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor hazırlatılmalı, çekişmeli taşınmazın öncesinin mera olduğunun anlaşılması halinde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı düşünülmelidir.

7. 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların mirasbırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenmeli, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.

Mahkemece, bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davalı Hazine temsilcisinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

Dosyanın Kangal Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine,

26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***