Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/511 E., 2023/402 K.

HÜKÜM/KARAR : Ret / Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/108 E., 2021/432 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından duruşma istekli ve adli yardım talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.11.2024 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz eden davacılar ... vd. vekilleri Avukat .... ile temyiz edilen davalılar ... vd. vekilleri Avukat .... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar; murisleri ...'ın maliki olduğu 34 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlardan 34 ada 1 parselin satışı için dava dışı ... ile anlaştığını ancak satışa konu taşınmaz 34 ada 1 parsel olmasına rağmen muris ...'nın satış tarihindeki yaşı, içinde bulunduğu tecrübe ve bilgi eksikliği nedeniyle farkında olmaksızın tapuda 34 ada 2 parsel sayılı taşınmazın satışının gerçekleştirildiğini, satıştan sonra tarafların iradelerine uygun şekilde...'in 34 ada 1 parsel sayılı taşınmazı fiilen kullanmaya başladığını, murisleri ...'nın da 34 ada 2 parseldeki evini kullanmaya devam ettiğini, daha sonra...'in yine durumdan habersiz bir şekilde, fiili olarak da kullandığı 34 ada 1 parsel sayılı taşınmazı sattığını zannederek 34 ada 2 parsel sayılı taşınmazı davalıların murisi...'ya devrettiğini, 2005 yılından 2018 yılına kadar murisleri ...'ya yeni malik tarafından herhangi bir bildirimde veya tahliye talebinde bulunulmadığını, dava dışı...'in ve muris ...'nın mirasçıları olarak kendilerinin hatalı satışı davalılar tarafından 13 yıl sonra kötü niyetli şekilde açılan ecrimisil davası ile öğrendiklerini ileri sürerek hatalı biçimde satışı gerçekleştirilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile 34 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kendi adlarına, 34 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ise davalılar adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP

Davalılar; 1 yıllık hak düşürücü sürenin ve 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, murisleri...'nin taşınmazı tapu siciline güvenerek, resmi tapu bilgilerini, konumunu ve diğer vasıflarını bilerek satın aldığını, iyiniyetli 3. kişi konumunda bulunduğunu, murislerinin taşınmazı satın aldıktan yaklaşık 2 yıl sonra öldüğünü, yalnız kalan eşi ve küçük yaştaki çocukları olarak muristen intikal eden oldukça fazla mal varlığını yönetme güçlüğü yaşadıklarını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 1023. maddesine göre tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımının korunacağı, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalıların murisi...'nın davacıların murisi ... ile dava dışı ... arasındaki satışa nazaran üçüncü kişi konumunda olduğu ve taşınmazın ediniminde hatalı parsel satışına ilişkin bilgi sahibi olduğunun, başka bir ifade ile kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların hatalı durumu kendilerine karşı açılan elatmanın önlenmesi davası ile öğrendiklerini beyan ettikleri, İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/279 Esas sayılı dosyasına kayıtlı davanın 12.06.2018 tarihinde açıldığı bu itibarla aksine iddia ve ispat bulunmadığından eldeki davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığının kabulünün gerektiği, davalı tarafın davacının hataya düşmesine neden olacak bir davranış ve işleminin olmadığı, davacılar murisinin taşınmazı önceki malik dava dışı ... ile yaptığı sözleşmede hataya düştüğünü ileri sürerek tapunun iptali talebinin yasal dayanağının bulunmadığı, davalıların murisinin taşınmazı tapu kaydına dayanarak edinen iyiniyetli 3. kişi olduğu, bu nedenle TMK'nın 1023. maddesi uyarınca ediniminin korunacağı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacılar vekili; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalıların murisi...'nın iyi niyetli 3. kişi konumunda olmadığını, satışa konu taşınmaz hakkında esaslı yanılmaya düşüldüğünü, satın alınan taşınmazın 1 nolu parseldeki boş arsa olduğunun bilinmemesinin mümkün olmadığını, toplanan deliller dikkate almadan karar verildiğini beyan etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, yanılma (hata) hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacıların murisi ...'ın 34 ada 2 parsel sayılı taşınmazını 03.01.2002 tarihinde dava dışı ...'a satış suretiyle temlik ettiği, Burhanettin'in taşınmazın 57/100 payını kendi üzerinde tutarak 43/100 payını 15.06.2004 tarihinde dava dışı ...'a devrettiği, 06.09.2005 tarihinde adı geçenlerin taşınmazdaki paylarının tamamını davalıların murisi...'ya satış yoluyla temlik ettikleri, Basri'nin ölümüyle taşınmazın 30.03.2017 tarihinde mirasçıları olan davalılar adına intikal ettiği, öte yandan 34 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 07.01.1998 tarihli ifrazen taksim işlemi ile davacıların murisi ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1. hükmü uyarınca ONANMASINA,

Davacılar adli yardımdan faydalanarak harç yatırmaksızın kararı temyiz ettiği anlaşıldığından aşağıda yazılı 2.107,80 TL başvuru harcı ile 427,60 TL onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,

03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalılar vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

***