Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

HÜKÜM/KARAR : Kabul/Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/854 E., 2021/153 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş, 21.06.2022 tarihli ek karar ile asıl ve birleştirilen davada davacıların tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.

Ek kararın asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar, Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.02.2021 tarihli 2018/854 Esas, 2021 153 Karar sayılı ilamı ile dava konusu 122 ada 49, 50, 53, 54 ve 161 ada 8 parsel sayılı taşınmazlarda davalılara ait payların, mirasbırakan ...’a ait Görele Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/222 Esas, 2020/224 Karar sayılı ilamı gereğince asıl ve birleştirilen davada davacılar adlarına tesciline ve bakiye hissenin eşit hisseler ile tapu malikleri üzerinde bırakılmasına karar verildiğini, anılan kararın kesinleştiğini, kararın açık olmaması nedeni ile infazda tereddüt oluştuğunu, asıl ve birleştirilen davada sadece davalılar ..., ... ve ... adlarına kayıtlı payların iptalinin talep edildiğini, taşınmazlarda anılan davalılar dışında başka paydaşların da bulunduğunu, oysa hükümde tapu kayıtlarının tümden iptali ile miras payları oranında davacılar adlarına tesciline karar verildiğini, bu durumda dava dışı mirasçıların paylarının da iptalinin söz konusu olup haksız durumun ortaya çıkacağını, hükmün davalılar adlarına kayıtlı payların davacıların miras payları oranında iptal ve tescil kararı verilmesi şeklinde düzeltilmesi gerektiğini belirterek tavzih talebinde bulunmuşlardır.

II. CEVAP

Davalılar, davacıların tavzih taleplerine cevap vermemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Görele 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli 2018/854 Esas, 2021/153 Karar sayılı kararı ile; davacıların talebinin, hüküm fıkrasında taraflara tanının haklar ve borçların genişletilmesi, değiştirilmesine yönelik olup hükmün tavzihinin bu hususa cevaz vermediğini, davacılar tarafından daha önce de aynı gerekçelerle tavzih talebinde bulunulduğunu ve Mahkemece bu talebin reddedildiğini, davacıların ikinci kez benzer şekilde hükmün tavzihine yönelik taleplerinde haksız oldukları gerekçesiyle davacıların tavzih taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili istinaf dilekçelerinde özetle; iptal-tescile ilişkin verilen kararın gerekçesiz olduğunu, karardaki çelişkiler nedeniyle hükmün uygulanamadığını, kararın açık olmaması nedeniyle infazda tereddüt olduğunu, sadece davalılar ..., ... ve ... adına kayıtlı paylar yönünden iptal-tescil talep edildiğini, oysa mahkeme hükmünde tüm paylar yönünde iptal-tescil kararı verildiği, bu durumun hataya yol açıp davalıların hisselerinin olması gerekenden daha fazla olmasına yol açtığını, Mahkemece davalıların tapu kayıtlarının iptali ile bakiye hisselerin veraset ilamı uyarınca dağıtılması ile bu yanlışlık giderilebilecekken, tavzih talebinin reddi ile yanlışlığın sürdürüldüğünü, ayrıca 122 ada 53 ve 161 ada 8 parsellere ilişkin davadan feragat edilmiş olmasına rağmen bu parseller hakkında da tapu kaydının iptaline karar verildiği bu yöndeki düzeltme talebinin hukuka aykırı olarak reddedilmesinin doğru olmadığını, tavzih talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 21.02.2023 tarihli ve 2023/565 E. 2023/533 K. sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesince asıl davada davacılar vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmesinde ve hükmün fer'ilerinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkin olup tavzih talebi temyiz konusu yapılmıştır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 305 üncü maddesi; HMK'nın 297 nci maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; asıl davada davacılar ..., ..., ..., ... ve ... tarafından davalılar ..., ... , ... ve ... aleyhine dava konusu 122 ada 49, 50, 53, 54 parseller ile 161 ada 8 parsel sayılı taşınmaz için, birleştirilen davada ise davacı ... tarafından davalılar ..., ... ve ... aleyhine dava konusu 122 ada 49, 50, 54 parsel sayılı taşınmazlar için mirasbırakanları ... tarafından yapılan temliklerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle miras payları oranında iptal ve tescil istendiği, dava konusu 122 ada 49, 50 ve 54 parsel sayılı taşınmazların 1/6’şar paylarla dava dışı ... ve ... adına, 1/12 payın ... adına, 7/12 payın ise iştirak halinde davalılar ..., ... ve ... adına kayıtlı olduğu, dava konusu 122 ada 53 parsel ve 161 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 1/6 payının ..., 1/6 payının ..., 1/12 payının ..., 7/12 payının ... adına kayıtlı olduğu, 161 ada 8 parsel sayılı taşınmazdaki ... adına kayıtlı 7/12 payın 12.01.2016 tarihli satış işlemi ile ...'a devredildiği anlaşılmaktadır.

2. Somut olaya gelince davacılar vekili 25.02.2022 tarihli tavzih dilekçesi ile hükmün infazında tereddüt oluştuğu gerekçesi ile hükmün tavzihini talep etmiş olup Mahkemece 21.06.2022 tarihli ek karar ile tavzih talebinin reddine karar verilmiş ise de Mahkemenin 17.02.2021 tarihli gerekçeli kararında asıl davanın kabulü ile 122 ada 49,50,53,54 parsel ve 161 ada 8 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacılar ..., ..., ..., ... ve ... adına miras payları oranında tescile, bakiye hissenin eşit hisseler ile tapu malikleri üzerinde bırakılmasına, birleştirilen davada ise davanın kabulü ile 122 ada 49,50 ve 54 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı ... adına miras payı oranında tesciline, bakiye hissenin eşit hisseler ile tapu malikleri üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, ancak dava konusu taşınmazlarda davalılar eşit hisse sahibi olmadığı gibi dava dışı ... ve ...’ın da paydaş olduğu, hatta 161 ada 8 parsel sayılı taşınmazda ...’un ve 122 ada 53 parsel sayılı taşınmazda ...'in paydaş olduğu açıktır.

O halde, Mahkemece asıl ve birleştirilen davada tapu kayıtlarının iptali ile yalnızca davacıların miras payları oranında tescile karar verilmesi gerekirken, davalıların taşınmazlarda eşit hisse sahibi olmamasına, dava dışı paydaşlar bulunmasına (dava dışı kayıt malikleri ..., ... ve ...’nin davada taraf sıfatı bulunmadığı, dahili davalı yolu ile de taraf sıfatı kazandırılamayacağı) ve hatta 122 ada 53 ve 161 ada 8 parsel sayılı taşınmazlarda davalıların pay sahibi olmamasına rağmen, infazda tereddüt oluşturacak şekilde kalan payların eşit hisseler ile kayıt malikleri üzerinde bırakılması doğru değildir.

3. Hâl böyle olunca, Mahkemece davacıların tavzih talebinin belirtilen yönlerden kabulü ile, HMK'nın 297 nci maddesine uygun şekilde kararın tavzih edilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile tavzih talebinin reddine karar verilmesi isabetsizdir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yön itibariyle kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli ek kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***