"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/153 E., 2023/464 K.
DAVA TARİHİ : 03.08.2019
HÜKÜM/KARAR : Ret / Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Dazkırı Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/132 E., 2021/277 K.
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'in babası ...e ait olan Afyonkarahisar ili, ...ilçesi, ... Mevkiinde bulunan 4783 parselde sayılı taşınmazın 1/2 hissesini 30.12.1988 tarihinde satın aldığını, diğer hisse sahibi Enver Açıkgöz ile fiili olarak paylaştıklarını
taşınmazın, üzerinde davacının ev ve ahır olacak şekilde iki farklı yapı inşaa ettiğini, satın almış olduğu tarihten itibaren daha öncesinde babasının kullanımında olan arz üzerinde mevcut sınırlar içerisinde taşınmazı kullandığını, daha sonra taşınmazın yüzölçümünün hatalı olduğunu öğrendiğini, davalı komşu taşınmazın kadastro işlemleri sırasında yüz ölçümünün genişlediğini ileri sürerek tapu kayıtlarının düzeltilerek gerçeğe uygun şekilde tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava konusu taşınmazın hisseli bir taşınmaz olduğunu, gayrimenkulün aynına ilişkin bir kısım davacılar tarafından bu şekilde dava açılmasının mümkün olmadığını, 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.03.2019 tarihli ve 2018/38 Esas, 2019/102 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazda 08.10.1974 tarihinde kadastro tespitinin yapıldığı, askı ilanı süresi içerisinde itiraz edilmediğinden kadastro tutanaklarının 16.05.1975 tarihinde kesinleştiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesi gereğince re'sen gözetilmesi gereken 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesi muhtaviyatından ve yargılama aşamasındaki beyanlardan anlaşılacağı üzere kadastro tespitine yönelik açılan bir dava bulunmadığını, davanın yüz ölçümü düzeltilmesine ilişkin olduğunu, dava dilekçesinde ifade etmiş oldukları söz konusu uyuşmazlığın davacı tarafından 2018 yılı Ocak ayında öğrenildiğini belirterek Mahkeme kararının kaldırılması istenmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; HMK'nın 353/1-b.1 inci maddesi gereğince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili tarafından istinaf sebepleri tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istenilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü ve 14 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu 4789 parsel numaralı taşınmazın kadastro tespiti 16.05.1975 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir. Davanın açıldığı 03.08.2019 tarihi ile kadastro tespitinin kesinleştiği 16.05.1975 tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde belirlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye 89,95 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.