"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/14 E., 2023/93 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasında görülen tapusuz taşınmazın tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen davanın kabulüne ilişkin kararın Dairece bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Malatya ili Kapıkaya köyünde bulunan, öncesinde davacının babasının zilyetliğinde, sonrasında ise davacının 40 yılı aşkın süredir zilyetliğinde olan taşınmazın imar ve ihya edildiğini ileri sürerek taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, zilyetlikle mülkiyet kazanılması için davacı lehine şartların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya dahil edilmelerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı lehine Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddesinde aranan şartların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
3.Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.02.2014 tarihli ve 2013/288 Esas, 2014/184 Karar sayılı kararıyla; taşınmazın bulunduğu bölgede kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında on yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 16.06.2015 tarihli ve 2014/17043 Esas, 2015/7929 Karar sayılı kararıyla; İlçe Belediye Başkanlığı, ...'nın davaya dahil edilmesi, dava tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğraflarının temin edilerek bunlar üzerinde inceleme yaptırılması, komşu parsele uygulanan 69 numaralı vergi kaydının getirilerek dava konusu yeri ne okuduğunun tespit edilmesi, jeolog ve ziraat bilirkişiden rapor alınması, yasal ilanların yapılması gerektiği belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 23.11.2018 tarihli ve 2015/949 Esas, 2018/1048 Karar sayılı kararıyla; davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 19.163,86 m2 ve (B) harfiyle gösterilen 12.847,05 m2 taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 16.09.2021 tarihli ve 2021/2788 Esas, 2021/4192 Karar sayılı kararıyla; bir önceki bozma kararının gereklerinin yerine getirilmediği, ziraat bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan rapor alınması, taşınmazın kuzeyinde orman bulunması nedeniyle orman bilirkişiden rapor alınması, 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri bilirkişiden rapor alınması gerektiği belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 19.163,86 m2 ve (B) harfiyle gösterilen 12.847,05 m2 taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın hangi tarihte ve hangi sebeple kadastro harici bırakıldığının tespit edilmediğini, bilirkişi raporlarının eksik incelemeye dayalı olduğunu, her ne kadar davacının kardeşleri davaya konu taşınmazların davacıya taksimen düştüğünü ifade etmişse de bu beyanların Mahkeme için bağlayıcı olmadığını, tüm mirasçıların birlikte dava açması gerektiğini, dava sonucu ne olursa olsun Hazine yasal hasım olduğundan davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Türk Medeni Kanunu’nun 713. maddesi, Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Davacı ..., irsen intikal, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Malatya ili Kapıkaya köyü çalışma alanında bulunan ve 1979 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümünün adına tescili istemiyle dava açmıştır.
2. Dosya içeriğine göre Mahkemece, fen bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olduğundan davalı Hazine vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar verilmek gerekmiştir.
3. Ne var ki; bozma kararına uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşacağından, bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmazda davacı lehine iktisap koşullarının oluştuğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli olmadığı gibi bozma kararının gereklerinin yerine getirildiğini söyleme imkanı da bulunmamaktadır.
4. Şöyle ki, uyulmasına karar verilen bozma kararında, dava konusu (A) harfli taşınmazın kuzeyinde orman bulunması nedeniyle orman bilirkişiden rapor alınması gerektiği belirtildiği halde Mahkemece bilirkişiden rapor alınmadan karar verilmiş, sınırında mera olmasına rağmen mera araştırması yapılmamıştır.
5. Hal böyle olunca; Mahkemece mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik mahalli bilirkişi kurulu, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi heyeti, 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi heyeti, orman mühendisi bilirkişi ve fen bilirkişisi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, mahalli bilirkişilerden dava konusu parselin tahsisli veya kadim mera sayılan yerlerden olup olmadığı, taşınmazın sınırında bulunan mera parselinden açılmak suretiyle elde edilen yerlerden olup olmadığı, mera parselinden nasıl ayrıldığı, mera parseli ile arasında başkaca doğal ya da yapay ayırıcı unsur niteliğinde sınır bulunup bulunmadığı, taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmazın kim tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, taşınmazın imar-ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalıdır.
6. Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmazın toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, bitki örtüsünü; mera ile aralarında doğal yahut yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını, taşınmazın mera ya da orman vasfında olup olmadığını değerlendirecek şekilde, ekinde taşınmazın değişik yönlerden ve özellikle komşu mera parseli ile müşterek sınırının bulunduğu bölümden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş önceki tarihli ziraatçi bilirkişi kurulu raporunu da irdeler şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır.
7. Jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi kurulundan hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılarak dava konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, mera ya da orman vasfında olup olmadığını ve arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını, zilyetliğin şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor istenilmelidir.
8. Orman mühendisi bilirkişiden çekişmeli taşınmazın varsa kesinleşmiş orman tahdit hattının kapsamında kalıp kalmadığı, orman ya da orman içi açıklık vasfı taşıyıp taşımadığı ve ormandan açılıp açılmadığı hususlarında bilimsel verilere dayalı gerekçeli rapor alınmalıdır.
9. Fen bilirkişisinden ise keşfi ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlenmesi istenilmeli ve mahalli bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin (B) harfli kısma yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davalı Hazine vekilinin (A) harfli kısma yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Temyiz eden Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.