Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/988 E., 2022/1193 K.

HÜKÜM/KARAR : Ret / Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Maçka Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/230 E., 2022/130 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar; uzun yıllardır Kocaeli ilinde yaşadıklarını, davalı kardeşleri ...’ın Maçka’da bulunan taşınmazlarla ilgili bir takım işlemlerin yapılması için kendilerinden vekaletname istediğini, davalı ...’ın okuma ve yazma bilmemelerinden faydalanarak hiç tanımadıkları ... ve ...’i vekil tayin etmelerini sağladığını, vekillerin de 105 ada 6,127 ada 75 ve 131 ada 40 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını davalı kardeşleri ...’a satış suretiyle devrettiğini, vekaletnamenin hile ile alındığını, kendilerine herhangi bir satış bedeli ödenmediğini, ... ile vekillerin el ve işbirliği içerisinde hareket ettiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tesciline, olmadığı takdirde taşınmazların dava tarihindeki değerinin işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP

1. Davalı ...; davacılardan ...’nin taşınmazları satmak istemesi üzerine satış bedelinde anlaşıldığını ve satış işlemlerinin yapılması için vekaletname verildiğini, işlemlerin davacıların bilgi ve rızaları ile yapıldığını, satış bedellerinin ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı ...; davacıların, dava konusu taşınmazlardaki paylarının diğer davalı ...’a satışı için kendisi ve ...‘a vekaletname verdiğini, ancak satış işlemlerinin kendisi tarafından yapılmadığını, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

3. Davalı ...; iddiaların haksız ve yersiz olduğunu, davacıların kendi iradeleri ile taşınmazlardaki paylarını diğer davalı ...’a sattıklarını, satış işlemlerinin yapılması için de Maçka dışında ikamet etmeleri nedeniyle kendisini vekil tayin ettiklerini, davacıların iradesi doğrultusunda temlik işlemlerini yaptığını, davacıların kendisine satış bedelini aldıklarını beyan ettiklerini, satış pazarlıklarının davacılar ile davalı ... arasında yapıldığını, bu nedenle satış bedelinden bilgisi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Maçka Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.04.2022 tarihli ve 2019/230 Esas, 2022/130 Karar sayılı kararıyla; davacılar ve dava dışı kız kardeşleri ...’ın taşınmazlardaki paylarını davalı ...’a sattığı, satış bedelinin davacılara ödendiği, davalı ... tarafından vekaleten yapılan bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalılar ... ve ... yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında görülen ancak farklı parsellere ilişkin olan Maçka Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/77 Esas sayılı dosyası ile eldeki davanın birleştirilme taleplerinin Mahkemece reddedildiğini, anılan dosyada dinlenilen tanıkların eldeki davada beyanlarını değiştirdiklerini, dava konusu taşınmazların mirasbırakandan intikal ettiğini, ancak davacıların iradeleri sakatlanarak miras mallarının ellerinden alındığını, davacıların taşınmazlarla ilgili bir takım işlerin takibi için davalı kardeşleri ...’a vekaletname verdiklerini zannetttiklerini, Maçka Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/481 Esas sayılı dosyası ile aslında tanımadıkları ... ve ...’i vekil tayin ettiklerini, bu kişilerin de taşınmazlarını davalı ...’a devrettiğini öğrendiklerini, davalı ...’ın kendilerine herhangi bir satış bedeli ödemediğini, davacılara ödendiği iddia edilen bedellerin tarım-teşvik bedelleri olduğunu, ayrıca taşınmazların değerinin ödendiği iddia edilen bedellerin çok üzerinde olduğunu, vekillerin davacılar ile hiç görüşmediğini, davalı tanıklarından ... ile davacılar arasında husumet bulunduğunu, bu tanığın beyanlarına itibar edilemeyeceğini, Mahkemece her iki taraf tanığı ...’in beyanlarına itibar edilmesi gerekirken bu tanığın beyanlarına itibar edilmemesinin hatalı olduğunu, davacıların ilkokul mezunu dahi olmadıklarını, okuma - yazma bilmediklerini, bu nedenle verilen vekaletin içeriğinin de bilincinde olmadıklarını, davacıların, ...’ı vekil tayin ettiklerini zannettiklerini, yapılan yargılama sırasında ...’ın vekil edildiğini öğrendiklerini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 29.09.2022 tarihli ve 2022/988 Esas, 2022/1193 Karar sayılı kararıyla; davacıların, okuma-yazmayı fazla bilmediklerini, ad ve soyad yazacak kadar bildiklerini, davaya konu Gebze 3. Noterliğinin 19926 yevmiye numaralı vekaletnamesini okuyup anlamadıklarını, vekil olarak tayin edilen davalılar ... ve ...'yi tanımadıkları gibi onlara vekalet verdiklerini bilmediklerini beyan ettiklerini, davaya konu Gebze .... Noterliğinin 19926 yevmiye numaralı vekaletnamenin incelenmesinde, davacıların "okudum" şeklinde yazarak isimlerinin karşılığına imzalarını attıkları, okuma yazma bilmediklerine dair noter evrakında beyanlarının bulunmadığı ve açtıkları bu dava için vekil tayininde de yine aynı şekilde vekalete imza atmakla yetindikleri ve dava konusu edilen 31.10.2013 tarihli vekaletnamede davacıların el yazıları ile vekaletnameye imza attıkları gibi bu vekaletnameden yaklaşık 3 yıl önce düzenlenen Gebze .... Noterliğinin 11.10.2010 tarihli ve 14238 yevmiye numaralı vekaletnamesiyle davacıların tanımadıklarını söyledikleri davalı ...'ya dava konusu dışındaki bir taşınmaz için vekaletname verdikleri ve bu vekaletnamede davacıların okur-yazar olduklarının tespitinin yapıldığı, diğer dava dışı kişilerden ..., ... ve ...'nin oku- yazar olmadığının tespitinin yapıldığı, eğer davacıların da okur-yazar olmasalardı diğer okur-yazar olmayanlarla birlikte aynı prosedüre tabi tutulmalarını engelleyecek bir sebebin bulunmadığı, davacıların okur-yazar olmadıkları ve vekaletnamenin hile ile alındığı iddiası ispatlanamadığından ... dışındaki davalılar hakkında davanın esastan reddine dair karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı ... yönünden ise dava konusu işleme taraf olmadığından pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf dilekçelerindeki taleplerini tekrar ile kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 504/1 inci ve 506 ncı maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci ve 3 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacıların Gebze .... Noterliğinin 31.10.2013 tarihli, 19926 yevmiye nolu vekaletnamesi ile Trabzon ile, ... ilçesinde bulunan taşınmazlardaki paylarının satışı hususunda davalılar ... ve ...’yi vekil tayin ettikleri, davalı vekil ...’nın davacıların dava konusu 105 ada 6 parsel, 106 ada 36 parsel, 127 ada 75 parsel ve 131 ada 40 parsel sayılı taşınmazlardaki 1/3‘er paylarını 15.11.2013 tarihli, 2108 yevmiye nolu akitle davacıların kardeşi olan davalı ...’na satış suretiyle devrettiği, vekil ... tarafından yapılan herhangi bir temlik işleminin bulunmadığı anlaşılmaktadır.

2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 346,90 TL bakiye onama harcının davacılardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

***