Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2172 E., 2023/130 K.

HÜKÜM/KARAR: Usulden ret/ Başvurunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ: ...Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/20 E., 2022/49 K.

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3'üncü maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dilekçesinde; Malatya ili, ...ilçesi, ... mahallesinde bulunan 217 ada 15 parsel sayılı taşınmazın davacı tarafından yaklaşık 45 yıldır kullanıldığını, ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.12.2012 tarih ve 2012/31 Esas sayılı dosyasında verilen karar ile dava konusu taşınmaz Hazineden alınarak davalılar adına tescil edilmiş ise de bu kararın kesin hüküm ifade etmeyeceğini, zira tarafların ve hukuki sebeplerin farklı olduğunu, davacının zilyetliğinin 2012 yılından önce olduğu gibi sonrasında da kesintisiz devam ettiğini, ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/31 Esas sayılı dosyasında verilen kararın dinlenen tanıkların yalan beyanları doğrultusunda verildiğini düşündükleri iddiasıyla 217 ada 15 parselin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ve müvekkili adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

İlk Derece Mahkemesi tarafından dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmemiş bu nedenle cevap dilekçesi sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, dava konusu ... Mahallesi, 359 ada 14 parsel numaralı taşınmazın evvelinin Ilıca-... Mahallesi, 217 ada 6 parsel numaralı taşınmaz olduğu, ...Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 2012/31 Esas, 2012/393 Karar sayılı kararı ile 217 ada 6 parsel numaralı taşınmazın 10.642,60 metrekarelik kısmının tapusunun iptaline ve bu kısmının ifraz edilerek davacılar adına aynı ada içerisinde son parsel olarak tapuya tescil işlemi yapılmasına karar verildiği, ifraz kararı sonucunda dava konusu Ilıca-... Mahallesi, 217 ada 15 parsel numaralı taşınmazın oluştuğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12'nci maddesinin 3'üncü fıkrasında; “Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” hükmünün düzenlendiği, söz konusu hak düşürücü süre düzenlemesinin dava şartı niteliğinde olup yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen gözetileceği, dava konusu taşınmazın geldisini teşkil eden Ilıca-... Mahallesi, 217 ada 6 parsel numaralı taşınmaza ilişkin kadastro tespit tutanağının 20.09.2006 tarihinde kesinleştiği, davanın on yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra 02.02.2022 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3'üncü maddesinde kadastro faaliyeti sonucunda düzenlenen tapu kaydına karşı açılacak davalar bakımından 10 yıllık hak düşürücü süre öngörüldüğünü, tapu sicilinin iptali ya da istihkak davaların süresi içerisinde açıldığı takdirde hak düşürücü süreyi kesen bir etkiye sahip olduğunu ve bundan sonra açılacak davaların süreye tabi olmayacağının Yargıtay kararlarında açıkça belirtildiğini, hak düşürücü sürenin kadastro tespiti uyarınca yapılan ilk kayıt için söz konusu olduğunu, mahkemece hükmen tesis edilen bir kaydın varlığı halinde sonraki davaların herhangi bir süreye tabi olmayacağını, kadastro tutanaklarının kesinleştiği 2006 yılından sonra hak düşürücü süre içerisinde bir tespit davası açılıp 11.12.2012 tarihinde tescil kararı verildiğinden mahkemenin hak düşürücü süreyle bağlı olmaması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 217 ada 15 parselin 217 ada 6 parselin ifrazından oluştuğu, 217 ada 6 parselin 30.06.2006 tarihinde yapılan kadastro ile Maliye Hazinesi adına tespit edildiği, kadastro tespitinin 20.09.2006 tarihinde kesinleştiği, 26.04.2013 tarihinde de ..., ..., ..., ..., ... adlarına 1/6 'şar hisse oranında hükmen tescil edildiğinin görüldüğü, davanın kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak 02.02.2022 tarihinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3'ncü maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, Yerel Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 ncü maddesi.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Kadastro sonucu; Malatya ili, ...ilçesi, ... mahallesi çalışma alanında bulunan 217 ada 15 parsel sayılı taşınmazın geldisini teşkil eden 217 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tesis kadastrosu kesinleşme tarihinin 20.09.2006 olduğu, davanın ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 02.02.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 213,54 TL onama harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

***