Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/380 E., 2023/281 K.

HÜKÜM : Kabul

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar; babaları davalı ...’in 82 yaşında olup akli melekelerinin yerinde olmadığını, kardeşleri davalı ...’in, babaları ...’ten aldığı vekaletname ile 112 ada 6, 124 ada 8, 125 ada 23, 131 ada 3, 132 ada 5, 121 ada 532, 496, 468 ve 516, 108 ada 232, 115 ada 62 ve 66 ile 117 ada 45 parsel sayılı taşınmazları mal kaçırmak amacıyla bacanağı olan diğer davalı ...’e devir ettiğini, vekaletname tarihinde de davalı ...'in temyiz kudretinden yoksun olduğunu, yapılan devir işleminin muvazaalı olduğunu ileri sürerek çekişmeli taşınmazların davalı ... adına olan tapu kayıtlarının iptali ile babaları davalı ... adına tescilini, ayrıca ...’e vasi tayini için Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunulmasını istemişlerdir.

II. CEVAP

1. Davalı ...; eşi ile birlikte bakıma muhtaç olduğunu, bu nedenle oğlu davalı ...’u kendilerine bakması için çağırdığını ve para ihtiyacı nedeniyle çekişmeli taşınmazların satışı için kendi iradesi ile vekaletname verdiğini, mirasçılardan mal kaçırma amacı taşımadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı ...; babası ...’in akli melekelerinin yerinde olduğunu, çekişmeli taşınmazları vekaletname ile bacanağı diğer davalı ...’e sattığını, babası .... ile annesi ....’ın sağlık harcamaları için satış yaptığını, satışın gerçek olduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur.

3. Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemece, dava tarihi itibarıyla davacıların babası ...’in sağ olması nedeniyle davacıların davada taraf ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 12.01.2017 tarihli ve 2015/5585 Esas, 2017/183 Karar sayılı kararıyla; davalı ...'in dava tarihi itibarıyla sağ olduğu, ancak yargılama sırasında vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediği hususunda Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunulması sonucu 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 405. maddesi uyarınca kısıtlandığı, 05.06.2014 tarihinde ölümüyle vesayetin sona erdiği, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuki nedenlerine dayanılarak mirasçı olmayan üçüncü kişiye karşı terekeye döndürme istemli açılan eldeki davada muris ...’in ölüm tarihi itibarıyla terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu ve davaya katılmayan mirasçılarının bulunduğu gözetilerek davaya katılmayan ortakların olurlarının alınması ya da miras şirketine TMK'nın 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülüp esas hakkında bir karar verilmesi gerektiğine değinilerek karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Davanın, muris ...'in terekesine atanan temsilci tarafından takip edilmesi sonucunda Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; muris ...’in vekaletnamenin verildiği 13.01.2010 tarihinde fiil ehliyetini haiz olmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili; Adli Tıp Kurumu raporunun gerçeği yansıtmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, harç ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil (terekeye iade) isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 9, 10, 13, 15. ve 409/2. maddeleri,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 282. maddesi,

11/06/1941 tarihli ve 4/21 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı,

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi,

HMK'nın 323/1-ğ ve 326/1. maddesi.

3. Değerlendirme

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...'in 13.01.2010 tarihinde, .... ili, .... ilçesi ve köylerindeki tüm taşınmazlarının satışı vd. yetkilerini içerir vekaletname ile oğlu olan davalı ...'u vekil tayin ettiği, vekil ....'un muris Salih'e ait dava konusu 112 ada 6 (ifraz sonucu 112 ada 21 ve 22), 124 ada 8 (ifraz sonucu 124 ada 12, 13 ve 14), 125 ada 23, 131 ada 3, 132 ada 5, 121 ada 532, 496, 468 ve 516, 108 ada 232, 115 ada 62 ve 66 ile 117 ada 45 parsel sayılı taşınmazları 21.06.2010 tarihinde bacanağı olan diğer davalı ...'e satış suretiyle temlik ettiği, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu'nun 13.08.2021 tarihli raporu ile muris ...’in 13.01.2010 tarihinde fiil ehliyetini haiz olmadığının saptandığı anlaşılmaktadır.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve bozma kararının gerekçelerine göre davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca, gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda dava değerinin gayrimenkulün değerine göre belirleneceği öngörülmüştür. Dava değerinin belirlenmesinde taşınmazın dava tarihindeki keşfen saptanacak gerçek değerinin esas alınacağı kuşkusuzdur. Harçlar Kanunu'nun uygulanması kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle hakim tarafından re’sen gözetilmesi gereken bir husustur.

HMK'nın 323/1-ğ maddesine göre vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri kapsamında olup yine aynı Kanun'un yargılama giderlerinden sorumluluğu düzenleyen 326/1. maddesinde; “Kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.” hükmü düzenlenmiştir. Bilindiği üzere konusu para ve para ile değerlendirilebilen bir şey olan davalarda vekâlet ücreti nispi tarifeye göre hesaplanır. Taşınmazlarla ilgili davalarda vekâlet ücretine esas olan değer ya dava dilekçesinde gösterilen değer veya mahkemece keşifte belirlenen ve buna göre eksik harcı tamamlanan değerdir.

Dava, terekeye iade istekli açılmış olup keşif sonucu alınan 22.12.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre davaya konu 13 parça taşınmazın dava tarihindeki (2010 yılı) değerleri toplamının 155.216,04 TL olduğu, davacıların bu değer üzerinden eksik harcı tamamladıkları anlaşılmakla; harcı tamamlanan dava değeri üzerinden davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken taşınmazların 2017 yılındaki değerleri toplamı üzerinden fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Öte yandan taşınmazların dava tarihindeki keşfen saptanan değerleri üzerinden Hazine yararına harca hükmedilmesi gerekirken neye göre hesaplandığı belirlenemeyen 48.028,96 TL harcın davacılar yararına hükmedilmesi de doğru değildir.

Ne var ki anılan hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalılar vekilinin temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının, 3 ve 4 numaralı bentlerinde yer alan cümlelerin tümden hükümden çıkartılmalarına, yerlerine;

"3- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken toplam 10.602,80 TL harçtan daha önce alınan 126,75 TL peşin harç ve 2.524,46 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.651,21 TL harcın mahsubu ile kalan 7.951,59 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,"

"4-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 24.282,40 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine," cümlelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

04.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

***