"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/340 E., 2023/581 K.
HÜKÜM : Usulden Ret
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve terkin istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; Karaman ili, Ermenek ilçesi, ... köyü 137 ada 9 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kadimden beri yol olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptaline, yol olan kısmın taşınmazın tapu kaydından ifrazı ve yol olarak sınırlandırılmasına karar verilmesini istemişler, 17.03.2015 tarihli dilekçe ile dava konusu taşınmazın malikinin ... değil, eşi ... olduğunu ileri sürerek onun davalı olarak davada yer almasını istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı ...; iptali istenen kısmın yol olduğunu kabul ettiğini, taşınmazın adına nasıl tescil edildiğini anlamadığını, taşınmazın adına tescilli olmasına rağmen davacıların kullandıklarını ve buna itiraz etmediğini, kendi hatası bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretini kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuş, yargılama sırasında ölümü ile mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
Davalı ..., keşif mahallinde; maliki olduğu taşınmazın köy ana yol tarafında bulunan ve heyete gösterdiği kısmın kadimden beri yol olduğunu, yanlışlıkla kadastro çalışmalarında taşınmazına ilave edildiğini, bu kısmın yol olduğu hususunu ve bu şekilde davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.02.2016 tarihli ve 2014/540 Esas, 2016/117 Karar sayılı kararıyla; davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 20.06.2019 tarihli ve 2016/10873 Esas, 2019/4677 Karar sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, davacılar tarafından karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine bu kez Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.12.2019 tarihli ve 2019/5195 Esas, 2019/8816 Karar sayılı kararı ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 124 maddesinde taraf değişikliğinin ancak karşı tarafında açık rızası ile mümkün olduğunun, maddi hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin karşı tarafın rızası aranmadan mahkemece kabul edilebileceğinin ifade edilmiş olması karşısında, davalı olarak gösterilen ... ile davaya dahil edilen ...'ün eş olmaları, aynı evde yaşıyor olmaları ve davacı taraf ile davalı ... arasında aynı taşınmaz hakkında aynı iddia ve sebebe dayalı olarak dava görülmesi nedenleriyle, dava dilekçesinde davalı olarak ...’ün gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgı olarak değerlendirilmesi gerektiği, ...’nin davada yer aldığı, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından dolayı davanın usulden reddine karar verilemeyeceği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 24.02.2021 tarihli ve 2020/82 Esas, 2021/97 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüne, 137 ada 9 parsel sayılı taşınmazda yer alan 22.12.2020 tarihli raporun ekinde bulunan krokide kırmızı renk ile boyalı (A) harfi ile gösterilen 36,10 m2 yüz ölçümlü yerin ve sarı renk ile boyalı (B) harfi ile gösterilen 27,33 m2 yüz ölçümlü yerin davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile 137 ada 9 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek yol olarak terkinine ve haritasında yol olarak gösterilmesine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 15.02.2023 tarihli ve 2021/5637 Esas, 2023/841 Karar sayılı kararı ile; eksik araştırma ve inceleme yapıldığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 25.10.2023 tarihli ve 2023/340 Esas, 2023/581 Karar sayılı kararı ile; talep edilen gider avansının verilen kesin sürede yatırılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bozma kararına uyulup uyulmadığının belli olmadığını, ihtarın usulüne uygun yapılmadığını, miktarın belirtilmediğini, miktarın fazla olduğu, ... mirasçıların taraf olmadığı, kayıt malikinin sadece ... olduğunu, tebliğ evrakında ihtarın yer almadığını, işlemin usulsüz olduğunu, avans yatırılmamasının bozma ilamı ve tensip zaptının tebliğinde gecikmeye neden olmadığını, tebliğ yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptali ve yol olarak terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-g, 115 inci, 120 nci maddeleri.
HMK 124/4 üncü maddesi Şeklindedir.
3. Değerlendirme
Dava konusu 137 ada 9 parsel sayılı 191,76m2 miktarlı iki katlı taş ev ve avlusu nitelikli taşımazın kadastro çalışmalarında senetsizden ırsen intikal ve taksimen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinden davalı ... adına tespit edildiği, tespitin dava açılmadığından 31.05.2007 tarihinde kesinleştiği, davalı olarak gösterilen ...’in kayıt maliki ...’nin eşi olduğu, 07.05.2018 tarihinde ölümü ile eşi ..., müşterek çocukları ..., ... ve ...’in mirasçı olarak kaldığı, ikinci bozma ilamı sonrası ilamın taraflara tebliğ edildiği, 07.08.2023 tarihinde düzenlenen tensip zaptında “HMK 120/2 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi 4 ve 5 ıncı maddeleri gereğince (10 adet tebligat gideri) 870,00 TL gider avansının yatırılması için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen süre içerisinde gerekli gider avansı yatırılmadığı takdirde davanın HMK'nın 115/2 nci maddesi gereğince usulden reddedileceğinin ihtarına (ihtarın duruşma zaptının tebliği ile yapılmış sayılmasına)” hükmünün bulunduğu, zaptın davacılar vekiline 15.08.2023 tarihinde tebliğ edildiği, 23.10.2023 tarihli duruşmada bozma ilamına uyulduğu belirtilmekle birlikte davacıların kesin süreye rağmen avans yatırmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, Mahkemece tensip zaptında (10 adet tebligat gideri) 870,00 TL gider avansının kesin süre içinde yatırılmasına karar verilmiş olup her ne kadar avansın nelerden ibaret olduğu belirtilmiş
ise de yargılama sırasında davacılar vekili ve davalı ... vekiline e-tebligat yapıldığı, diğer davalı olarak yer alan ... mirasçılarına normal tebligat çıkarıldığı, muhtıra tarihi itibariyle e-tebliğ 10 TL, normal tebliğ 87 TL olduğunun tespit edildiği, HMK'nın 124 üncü maddesi gereğince de davalı ...’in davalı olmaktan çıkarıldığı, yerine davalı ...’nin yer aldığı, kaldı ki ...’in üç mirasçısının bulunduğu, Uyap üzerinden yapılan araştırmada davacılar vekilinin 13.11.2020 tarihinde 1200 TL avans yatırdığı, bunun 1.146,20 TL’sinin kullanıldığı, verilen sürede ayrıca avans yatırılmadığı ancak davacılar ve davalı ... vekiline tebligat yapacak yeterli avansın bulunduğu anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca, belirtilen aşamada gider avansına gerek olmadığı halde gereğinden fazla miktarda avans talep edilmesinin usulüne uygun olmadığı, adil yargılanma ve mahkemelere erişim hakkının ihlali sonucunu doğurabileceği göz ardı edilerek verilen kesin sürede gider avansının yatırılmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmesi isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin yatırılan harcın yatırana iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı Yasa’nın 440/III-1 üncü maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
14.05.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.