"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/19 E., 2023/719 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; babası ...'ın yaşlılığı, tecrübesizliği ve okuma-yazma bilmemesinden faydalanan davalı ...'in hileyle aldığı vekâletnameye istinaden dava konusu 173 ada 14 parsel sayılı taşınmazı davalı ...'a, 170 ada 2 parsel sayılı taşınmazı davalı ...'e sattığını, bedeller ve gerçek değer arasında fahiş fark olduğunu, davalıların el ve işbirliği içinde bulunduklarını, vekâlet görevinin kötüye kullanıldığını, ayrıca babası ...'ın vekâletname ve satış tarihlerinde ehliyetsiz olduğunu, kısıtlanması amacıyla dava açtığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile babası ... adına tescilini talep etmiştir.
2.Birleştirilen davada davacılar .... ve .... dava dilekçelerinde; asıl davadaki aynı sebepleri belirterek 22.06.2018 tarihinde ölen murisleri ...'ın tek mirasçısı olduklarını, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına miras payları oranında tescilini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalılar .... ve ... cevap dilekçelerinde; taşınmazları bedelini ödeyerek satın aldıklarını, tapuya güvenerek işlem yaptıklarını, iyiniyetli olduklarını belirterek davanın reddini istemişlerdir.
2.Asıl davada davalı ... davaya cevap vermemiştir.
3.Birleştirilen davada davalı ... cevap dilekçesinde; taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, tapuya güvenerek işlem yaptığını, iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
4.Birleştirilen davada davalı ... cevap dilekçesinde; taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, tapuya güvenerek işlem yaptığını, iyiniyetli olduğunu, aynı sebeple aynı davacılar tarafından 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/3 E. sayılı davanın derdest olduğunu, davanın dersdestlik nedeniyle usulden reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A.Asıl Dava
Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.12.2017 tarihli ve 2017/3 Esas, 2017/630 Karar sayılı kararıyla; davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
B.Birleştirilen Dava
Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.04.2019 tarihli ve 2018/315 Esas, 2019/171 Karar sayılı kararıyla; davacılar .... ve ....'nin aynı sebeple aynı davalılar aleyhine 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/3 Esas sayılı davasını açtığı, dosyanın istinafta olduğu ve kesinleşmediği gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 30.12.2020 tarihli kararıyla derdest olduğu iddia edilen davada davacının kendi adına talepte bulunduğundan derdestliğin söz konusu olmadığı gerekçesiyle 3. Asliye Mahkemesinin 05.04.2019 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmiş, 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli ve 2021/27 Esas, 2021/306 Karar sayılı kararıyla; dosyanın hukuki irtibat bulunan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/19 Esas (Bozma öncesi 2017/3 Esas) sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.12.2017 tarihli ve 2017/3 Esas, 2017/630 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 06.06.2018 tarihli ve 2018/710 Esas, 2018/927 Karar sayılı kararıyla; davanın açıldığı tarihte ...'ın henüz kısıtlanmadığı, bu nedenle davacı oğlu Kamil'in de dava tarihi itibariyle aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA KARARI VE SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Asıl Davada Bozma Kararı
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 06.06.2018 tarihli ve 2018/710 Esas, 2018/927 Karar sayılı kararının süresi içinde davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 12.10.2020 tarihli ve 2018/4183 Esas, 2020/4970 Karar sayılı kararıyla; dava sırasında malik ...'ın kısıtlandığı, vasi davacı ...'e husumete izin verildiği, yargılama sırasında dava şartı noksanlığının giderildiği, ancak malik ...'ın hükümden önce öldüğü, bu sebeple ... mirasçılarının olurları alınmak suretiyle taraf teşkilinin sağlanması, kamu düzeninden olması nedeniyle ehliyetsizlik iddiasının öncelikle incelenerek Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan muris ...'ın vekâletname ve satış tarihlerinde hukuki işlem ehliyeti olup olmadığına dair rapor alınması, ehliyetli olduğu anlaşıldığı taktirde vekâlet görevinin kötüye kullanıldığı iddiası yönünden araştırma yapılması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.12.2017 tarihli ve 2017/3 Esas, 2017/630 Karar sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Asıl ve Birleştirilen Davada Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.11.2023 tarihli ve 2021/19 Esas, 2023/719 Karar sayılı kararıyla; asıl davada bozma ilâmına uyularak Adli Tıp Kurumundan alınan raporlara istinaden muris ...'ın vekâletname ve satış tarihlerinde hukuki işlem ehliyetini haiz olmadığının anlaşıldığı, bu durumda satış işlemindeki karşı taraf davalılar .... ve .....'in iyiniyetli olmalarının dahi işlemi geçerli kılmayacağı, birleştirilen davada davacıların miras payları oranında tapu iptali ve tescil talep ettiklerinden, muris ... adına tescil talepli asıl davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne, 173 ada 14 parselde davalı ... adına tapu kaydının iptali, 170 ada 2 parselde davalı ... adına tapu kaydının iptali ile davacılar Kamil ve Pembe adlarına tesciline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalılar ... ve ... vekilleri temyiz dilekçelerinde; muris ....'ın vekâletname ekindeki rapora göre akıl sağlığının yerinde olduğunu, kendilerine yapılan satışların geçerli olduğunu, tapu kaydına güvenen iyi niyetli 3. kişi olduklarını, bedeli ödediklerini belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasını istemişlerdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleştirilen dava, ehliyetsizlik ve vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dosya kapsamından; davacılar murisi 16.10.1936 doğumlu ...'ın 22.06.2018 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak birleştirilen davada davacı çocukları .... ve ...'yi bıraktığı, muris ... 25.10.2016 tarihinde davalı ...'i Muğla ilindeki taşınmazlarını satmaya yetkili vekil tayin ettiği, davalı Vekil ....'in muris....'a vekâleten dava konusu 173 ada 14 parsel sayılı taşınmazı 02.12.2016 tarihinde davalı ...'a 25.000,00 TL bedelle; 170 ada 2 parsel sayılı taşınmazı da 1.12.2016 tarihinde 75.000,00 TL bedelle davalı ...'e sattığı, bozma üzerine Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 15.06.2023 tarihli raporu ile Adi Tıp Birinci Üst Kurulunun 15.06.2023 tarihli raporuna istinaden muris ...'ın vekâletname ve satış tarihlerinde müdrik ve telkinlere mukavim olmadığı, fiil ehliyetini haiz olmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
3.Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, bozma ilâmına uygun şekilde karar verilmesine göre usul ve kanuna uygun olup davalılar .... vekili ve ... vekilinin ayrı ayrı temyiz dilekçelerinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar ... vekili ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 36.580,01 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'dan; 42.369,15 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.