Logo

1. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/7 E., 2023/26 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kangal Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/401 E., 2022/205 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle, duruşma isteğinin değerden reddine karar verilip; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı; Sivas ili, Kangal ilçesi, ... köyünde bulunan 186 ada 190 parsel ve 129 ada 149 parsel sayılı taşınmazların mera vasfı ile tespit ve tescil edildiğini, ancak kadastro tespitlerinin hatalı olduğunu, söz konusu taşınmazlara komşu 186 ada 128 ve 129 ada 77 parsel sayılı taşınmazların adına tescil edildiğini, dava konusu yerleri 35 yıldır kendi taşınmazları ile bir bütün olarak kullandığını, murisi Hacı ...'dan kendisine intikal ettiğini, imar ve ihya edildiğini, mera vasfı taşınmadığını ve mera ile bir ilgisi bulunmadığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalılar; savunma getirmemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince ilk kararda; davacının daha önce kuru toprakta senetsizden kazandığı taşınmazların yüz ölçümleri ile eldeki davada dava konusu ettiği ve fen bilirkişisinin hazırladığı krokide (A), (B), (C) ve (D) harfleriyle gösterilen yerlerin yüz ölçümleri toplamının 100 dönümü (100.000,00 m2'yi) aştığı, bu husus re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden diğer şartların mevcut olup olmadığının araştırılmadığı, davacının kuru toprakta 100 dönüm normunu aştığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ilk kararda; yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığından bahsedilerek öncelikle aynı çalışma alanı içinde belgesizden tespit ve tescil edilen taşınmazların tam olarak tespit edilerek davacıya tercih hakkının hatırlatılması, taşınmazların bulunduğu bölgede mera tahsisi yapılıp yapılmadığının araştırılması, tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ilişkin farklı evrelerde çekilmiş en az 3 adet stereoskopik hava fotoğrafının getirtilmesi, dosya ikmal edildikten sonra, mahallinde elverdiğince komşu köylerden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile önceki keşfe katılmamış jeodezi ve fotogrametri uzmanı, jeoloji mühendisi, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisinin katılımı ile yeniden keşif yapılması, bilirkişilerden raporlar alınması, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi, ayrıca davacının tercih edebileceği taşınmaz bölümüne göre bir bütün olarak kullanıldığı iddia edilen 129 ada 77 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının davacı, 1/2 payının ise dava dışı ... adına kayıtlı olduğunun dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1/a-6 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bu karar üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ikinci kararı ile; dava konusu olan ve fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (A), (B), (C) ve (D) harfleriyle gösterilen yerlerin kadim mera olduğuna kanaat getirildiği, kadim meraların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca zilyetlikle iktisabı mümkün olmayan taşınmazlardan olup zilyetlik süresi neye ulaşırsa ulaşsın iktisap edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahalli bilirkişi beyanlarına göre dava konusu alanlar dışındaki yerlerin mera niteliğinde oldukları, 1957 tarihli hava fotoğrafından dava konusu taşınmazların kullanılmadığının anlaşılmasına göre taşınmaz bölümlerinin olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılabilmesi için gerekli niteliklere sahip olmadıkları, mera niteliğindeki bir taşınmazın özel mülkiyete konu teşkil edemeyeceğinin açıkça hükme bağlandığı, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın tüm yönleriyle usul ve yasalara, hakkaniyete ve kamu vicdanına uygun olmadığını, davacının hak iddia ettiği dava konusu yerlerdeki mülkiyet hakkının esasen vergi kaydına dayandığını, dava konusu yerler kadim meradan edinilen yerler olsa idi davacının ve murislerinin kullanımına başta köy muhtarı olmak üzere köy sakinlerinin itiraz edeceklerini, usulüne uygun mera araştırması yapılmadığını, davacının dava konusu yerleri eklemeli zilyetlik yolu ile çok uzunca süre uhdesinde olduğunu mümkün olan olanaklar dâhilinde ispatladığını, yargılama sürecinde 1937 tarih ve 115 tahrir numaralı vergi kaydına değer verilip verilemeyeceği, dolayısıyla zilyetliğin kayda dayanıp dayanmadığının dâhi araştırılıp tartışılmadığını, eksik inceleme sonucu yetersiz gerekçe ile karar verildiğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali-tescil ve tespit harici bırakılan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kadastro çalışmaları sonucu Sivas ili, Kangal ilçesi, ... köyünde bulunan 186 ada 190 parsel sayılı 5.961.291,62 metrekare ve 129 ada 149 parsel sayılı 1.528.900,67 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazların mera vasfıyla kamu orta malı olarak tespit edildiği, kadastro tutanaklarının kesinleşmesi ile de anılan şekilde tescil edildiği anlaşılmaktadır.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 435,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

***