"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/568 E., 2022/7 K.
HÜKÜM : Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece verilen karar Yargıtay (Kapatılan)16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; Van ili, İpekyolu ilçesi, ... köyünde bulunan 92 parselin ifrazı sonucunda, 92 parselin güney kısmına tekabül eden yaklaşık 2 dönümlük yerin parselinin dışında olduğunu fark ettiğini, oysa bu yerin 92 parselin ifrazına kadar boşluk olarak bırakıldığını bilmediğini, bu sebeple, doğusu 93 ve 94 parseller, batısı 50 ve 80 parseller, kuzeyi 92 parsellerle çevrili ve boşluk olarak bırakılan parselinin bitişiğindeki taşınmaz bölümünün adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 30.09.2014 tarihli ve 2012/383 Esas, 2014/344 Karar sayılı kararı ile; bilirkişi raporuna göre hava fotoğrafında sürülü olmadığı, ziraat bilirkişi raporuna göre dava konusu alanda yapılan yol ve kaldırım çalışmaları nedeniyle taşınmazda taş ve harfiyat olduğu, alanın sürülmemiş olduğu, çekişmeli taşınmaz üzerinde her hangi bir tarımsal faaliyetin olmadığı, harfiyatın kaldırılması sonucunda tarım arazisi olarak kullanılabileceğinin belirtildiği bu nedenle dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 11.04.2016 tarihli ve 2015/5547 Esas, 2016/3942 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece yapılan araştırmanın eksik olduğu belirtilerek, hava fotoğraflarından da yararlanılmak suretiyle taşınmazla ilgili zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının talep ettiği alanın 2013 yılında ihdasen tescil edilen 3945 parsel sayılı taşınmaz olduğu, taşınmazın aynı yıl imar uygulamasına konu olduğu, ... ve Hazinenin paydaş olduğu ... mahallesi 3702 ada 13,14,15 ve 16 parsellere gittiği, dava konusu taşınmaz bölümünün harita mühendisi raporunda A ve B harfleri ile gösterildiği, bozmadan önce davacının 3945 parsel sayılı taşınmazın adına tescilini talep ettiği, A harfi ile gösterilen alanın 92 parsel içerisinde olduğu, 92 parselin 14.08.1974 tarihinde davacının dedesi ... mirasçılarına kaldığı, 20.05.1993 tarihinde de davacının kardeşi ... birlik adına tescil edildiği, A harfi ile gösterilen alan tescil harici alan olmadığından, C harfi ile gösterilen alana ilişkin ise bozmadan sonra talebi olmadığını beyan ettiğinden bu kısımlara ilişkin talebin reddi gerektiği,harita mühendisi tarafından 1975 ve 1988 yıllarına ait hava fotoğraflarının incelemesinde B alanının komşu parsellerle birlikte sürülü olduğunun bildirildiği, ziraat mühendisi bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın 1975 yılından önce imar ihyasının tamamlandığı, o yıldan beri de tarımsal üretimde kullanıldığı, 3. Sınıf tarım arazisi olduğu, mahalli bilirkişi ve tanıkların taşınmazın davacının dedesine ait olduğunu, dedesi ölünce davacının babası ...'in kullandığını, ... vefat edince de davacı tarafından kullanıldığını, ...'in, diğer çocuklarına başka taşınmazlar bıraktığını, taksimle dava konusu alanın davacıya düştüğünü belirttiklerini, dava konusu alanın 1975 yılından önce imar ihyasının tamamlandığı ve o tarihten beri de davacının zilyetliğinde bulunduğu, B harfi ile gösterilen alanın imar uygulaması gördüğü ve hisselerin dağıtıldığı, talep edilen alanda fiilen 3545 ada 6 , 7 , 8,9,13,14 parseller, 3542 ada 6 parsel ve park ile yol kaldığı, 3545 ada 6, 7,8 13 ve 14 sayılı parsellerin dava dışı kişiler adına, 3545 ada 9 parselin Hazine adına, 3542 ada 6 parselin Hazine ve dava dışı kişiler adına kayıtlı olduğu, o yerde imar uygulamasına geçilmiş olmasının zilyedin gerçekleşmiş mülkiyet hakkını ortadan kaldırmayacağı, ancak çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince tespit hükmü kurulması ile yetinileceği belirtilerek bilirkişi raporunda B1 olarak gösterilen 5,70 m2 kısmı 3545 ada 6 nolu parselde, B2 olarak gösterilen 47,72 m2lik kısmı 3545 ada 7 nolu parselde, B3 olarak gösterilen 72,18 m2lik kısmı 3545 ada 8 parselde, B5 olarak gösterilen 220,50 m2 lik kısmı 3545 ada 13 parselde, B9 olarak gösterilen 318,86 m2 lik kısmı 3545 ada 14 parselde, B6 olarak gösterilen 402,18 m2 lik alanı parkta, B8 olarak gösterilen 113,25 m2 lik alanı yolda kalmakta olup dava tarihi itibariyle TMK'nın 713/1 inci maddesi uyarınca imar, ihya, zilyetlik nedeniyle tescil şartlarının oluştuğunun ve davacının mülkiyetinde olduğunun tespitine, tescil talebinin reddine , 3545 ada 9 parsel içerisinde bulunan ve bilirkişi rapor ve krokisinde B4 olarak gösterilen 113,36 m2lik kısmının 3545 ada 9 parselde kaldığı anlaşılmakla ilgili yerin davalı Hazine adına olan tapu kaydındaki hissenin 113,36 m2 iptali ile davacı adına tesciline, kalan hissenin Hazine adına olan kaydının devamına, B7 olarak gösterilen 41,32 m2 lik alanın davalı Hazine adına olan tapu kaydındaki hissenin 41,32 m2 iptali ile davacı adına tesciline, kalan hissenin Hazine adına olan kaydının devamına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmaz üzerinde ziltyetlikle edinim koşullarının davacı lehine oluştuğunu, tescile hükmedilmesi gerektiğini, vekalet ücretine itirazları bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, bozma ilamına uyulduğu halde gereklerinin tam olarak yerine getirilmediğini, davacı açsından senetsiz araştırması yapılması gerektiğini, Hazine lehine verilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir .
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tescil istemine ilişkinken tapu iptali ve tescil istemine dönüşmüştür.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Kadastro sonucu, Van ili, İpekyolu ilçesi, Kavenli mahallesinde bulunan dava konusu taşınmaz bölümü tespit harici bırakılmış, 2013 yılında ihdasen Hazine adına tescil edilmiş aynı yıl imar görmüştür.
2. Temyizen incelenen nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla davada uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesindeki sebeplerin varlığı halinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin ve Davalı Hazine vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,
Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı bakiye 346,90 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 inci maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
11.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.